Tevfik OVACIK
Köşe Yazarı
Tevfik OVACIK
 

Yatırıma Karşı Olunur Mu?

Yatırıma Karşı Olunur Mu? Yurdumuzun birçok yerinde yatırıma karşı insanlar eylemler yapıyor. Yatırıma insan neden karşı olsun? Bu memleketin yatırımlara ihtiyacı yok mu? Elbette yatırımlar olmalı yoksa ülke nasıl kalkınır? Nasıl gelişir? Peki, yatırıma karşı olan insanlar gerçekten yatırıma mı karşı? Yatırım yapan firmalar bütün belgeleri tamamladıklarına göre yatırıma neden karşı olunur? Belgeler tamamsa devlet yatırıma izin verir. Artvin’de, Çanakkale’de, Muğla’da, Mersin Yeşilovacık’ta yapılan eylemler gerçekten yatırıma karşı olan bir zihniyetin eseri mi? Bence hayır. Yıllarca demir çelik, maden, otelcilik, kimya, sektöründe yönetici olarak çalışan birçok yatırıma vesile olan ben, neden yatırıma karşı olayım ki? Çalıştığım bütün işletmeler ülkeme katma değer sağlarken ülkenin gelişimine katkı sağlayacak değerler üretti, insanlar yetiştiren yatırımlar yaptı, yapıyor. Aklı olan insan yatırıma kaşı olmaz. Peki, aklı olan ama yatırıma karşı olan insanlar aslında ne demek istiyor? Burada bir çelişki var? Belgeleri tamam yatırımcıya devlet izin veriyor mu? Veriyor. Bir zamanlar Silifke Kaymakamlarından bir tanesi Yeşilovacık’a yapılan liman ile ilgili eleştirime; “Tevfik Bey firmanın bütün yaptıkları kanuna uygun” demişti Ben uygun mu? Uydurulmuş mu? Diye sorduğumda; Ben “belgelere bakarım” demişti Belki de dananın kuyruğunun koptuğu en can alıcı nokta burası. Kanuna uygun mu? Uydurulmuş mu? Kanuna uydurmak ne demek? Aslında kanun koyucu kanunu yaparken; kanunun bir amacı vardır. Kanun, yatırımın hangi şartlarda yapılabileceğini kurallara bağlar. Bunu yaparken esas amaç; Sürdürülebilir yaşamı sağlamak. Yatırımcıyı korumak Çevreye ve doğal yaşama zarar vermeden yatırımın gerçekleşmesini sağlamak İnsanı ve yaşam alanını korumak, Yatırım yapan firma ile çevre arsında olumlu etkileşimler doğurarak bölge ekonomisini de kalkındırmak. Peki, sorun ne? Aslında bu amaca uygun olarak firmalar ÇED raporu (Çevre Etki Değerleme raporu hazırlıyorlar) bu raporda; Bu amaçları gerçekleştireceklerini allı pullu cümlelerle anlatarak; çevreye duyarlılıklarını, insana saygılı olduklarını, kalkınmaya katkılarını, bölge insanının ekonomisine nasıl katkı yapacaklarını dosyalar dolusu anlatırlar, bunları da analiz, rapor ve bilimsel verilerle belgelere dökerler. Peki, bu durumda yatırıma neden karşı çıkılır? Bir ÇED toplantısı tecrübemi sizinle paylaşayım; ÇED raporunu hazırlayan firma salonu çalışanları ile doldurmuş, mahalle ile ilgisi olmayan bir kalabalık mizanseni hazırlanmış ve halka psikolojik üstünlük sağlamak istemişler. Biz ÇED Kanuna göre bu toplantının yatırımla ilgili direk halkın katılımına yönelik olacağını hatırlattık ve gelen yabancı insanları öncelikle salondan çıkardık. (bu bile yatırımcının samimiyetini sorgulamaya yeter) Sonra ÇED raporunu sundular. Biz de dinledik. Raporda iklimin, coğrafyanın, mahalle halkı üzerinde mevsimlere göre etkisinin, çevrenin, denize zararlarının, liman yapılırken fore kazıkların verdiği zararlarla ovanın tatlı suyunun tuzlandığını, yaban hayvan alanında geyik, tavşan, çakal, kuş sürüsü denizde balık popilasyonunun, fok mağaralarının dikkate alınmadığını söyledik. Rapor gerçekleri yansıtmıyordu. Özellikle kuruluş yeri ile sorduğumuz sorularda; Biz bunları hiç düşünmedik diye itiraf ettiler. Çevre İl Müdürlüğü bu savunmamızı rapor olarak istedi biz de gönderdik. ÇED yapılmamış sayıldı. Peki, ne oluyor? Birkaç yıl sonra halktan habersiz sanki halk imzalamış gibi ÇED raporunu geçirdiler. Çalışan birkaç kişinin elden yakınlarına imzalattıkları bir raporla. Yine Yeşilovacık Işıklı bölgesinde yapılmak istenen Kimyasal Atık Deposu ile ilgili durum da öyle. Mersin Büyük Şehir Belediye Meclisinde MHP temsilcisi Adnan Saz’ın sorusu üzerine Büyükşehir belediye başkanımız; “İlgili Müdür Beye Soralım haberimiz var mı?” diye müdür beye söz verince; Anladık ki müdür bey kendi yorumu ile onay vermiş! Silifke Belediye Başkanımız Mustafa Turgut’un sağlıkla ilgili ikazları dikkate bile alınmadı Yine Taşucu’nda mermer ocağında iş bittiğinde kanuna göre ağaçlandırılacak alanda Kayalar yeşile boyanıp yeşillendirdik beyanını yeterli gören devlet görevli ve sorumluları gerçek denetim yaparak iş sonu raporu verselerdi, belki orada MOSSAD yuvası da olmazdı. Yatırım eğer kanunun gerçek amacına uygun yapılırsa yani: Şeklen kanuna uydurularak değil de kanun lafzına ve ruhuna yani kanun yapıcının gerçek amacına uygun bir yatırıma ne halk ne vatandaş ne konun koyucu karşı gelir. Devlet yirmi dört saat çalışır. Mesai bitiminden sonra firmalar yaptıkları faaliyetlerle; gürültü, toz, trafiğe aykırı nakliye, pis kokularla insanı ve toplumu taciz ederlerse biraz da halkı bu açıdan dinlemek lazım; Devlet izni sadece belgelere göre değil kanunun lafzı ve ruhuna uygun mu diye izin verir ve denetlerse; Yatırımcı devletin bu ciddiyetinden çekinerek işletme yaparsa, Yatırım yerleri ve şekli kanunun bu lafzına ve ruhuna göre tespit edilirse Yatırımcı insanı ve doğayı düşündüğünü yatırımı yaparken ve işletirken gösterirse, Ve yatırımcı siyasileri, kendine muhtaç çalışanlarını, bölgede memleketi düşünmeyen faydacı insanları,  kendine paye devşirmeye çalışan yöneticileri kullanmadan Halkı ve devleti ikna ederek yatırım yaparlarsa kimse onlara karşı gelmez. Ama bunları maliyet unsuru olarak görüp yatırımı daha ucuza getirmek için; fayda bekleyen unsurları, yöneticileri satın alarak ya da sponsorluklarla susturarak halkın ruhunu büker, sindirmeye çalışırlarsa o zaman karşılarında bilinçli vatansever bir toplumun gücünü göreceklerdir… Devleti milletinin gözünde pasif düşürmeye çalışan devletin denetim gücünü satın alan yatırımcılar hiçbir vicdanın olurunu alamaz. Yatırım zarar vermeden de yapılabilir. Devletin gücünü elinde bulunduranlar bu açıdan bakarak, izin ve olur versinler. Halkı yalnız ve çaresiz bırakırsanız onun yabancılar tarafından kullanıma açık hale getirirsiniz. Güzellik; gerçeklerin yatırıma yansıması ile olur.  A.Thomas  ( Şaban Kumcu, Yenigün)  
Ekleme Tarihi: 12 Nisan 2026 -Pazar

Yatırıma Karşı Olunur Mu?

Yatırıma Karşı Olunur Mu?

Yurdumuzun birçok yerinde yatırıma karşı insanlar eylemler yapıyor.

Yatırıma insan neden karşı olsun?

Bu memleketin yatırımlara ihtiyacı yok mu? Elbette yatırımlar olmalı yoksa ülke nasıl kalkınır? Nasıl gelişir?

Peki, yatırıma karşı olan insanlar gerçekten yatırıma mı karşı?

Yatırım yapan firmalar bütün belgeleri tamamladıklarına göre yatırıma neden karşı olunur?

Belgeler tamamsa devlet yatırıma izin verir.

Artvin’de, Çanakkale’de, Muğla’da,

Mersin Yeşilovacık’ta yapılan eylemler gerçekten yatırıma karşı olan bir zihniyetin eseri mi?

Bence hayır. Yıllarca demir çelik, maden, otelcilik, kimya, sektöründe yönetici olarak çalışan birçok yatırıma vesile olan ben, neden yatırıma karşı olayım ki?

Çalıştığım bütün işletmeler ülkeme katma değer sağlarken ülkenin gelişimine katkı sağlayacak değerler üretti, insanlar yetiştiren yatırımlar yaptı, yapıyor.

Aklı olan insan yatırıma kaşı olmaz.

Peki, aklı olan ama yatırıma karşı olan insanlar aslında ne demek istiyor? Burada bir çelişki var?

Belgeleri tamam yatırımcıya devlet izin veriyor mu? Veriyor.

Bir zamanlar Silifke Kaymakamlarından bir tanesi Yeşilovacık’a yapılan liman ile ilgili eleştirime;

“Tevfik Bey firmanın bütün yaptıkları kanuna uygun” demişti

Ben uygun mu? Uydurulmuş mu? Diye sorduğumda;

Ben “belgelere bakarım” demişti

Belki de dananın kuyruğunun koptuğu en can alıcı nokta burası.

Kanuna uygun mu? Uydurulmuş mu?

Kanuna uydurmak ne demek?

Aslında kanun koyucu kanunu yaparken; kanunun bir amacı vardır. Kanun, yatırımın hangi şartlarda yapılabileceğini kurallara bağlar. Bunu yaparken esas amaç;

  • Sürdürülebilir yaşamı sağlamak.
  • Yatırımcıyı korumak
  • Çevreye ve doğal yaşama zarar vermeden yatırımın gerçekleşmesini sağlamak
  • İnsanı ve yaşam alanını korumak,
  • Yatırım yapan firma ile çevre arsında olumlu etkileşimler doğurarak bölge ekonomisini de kalkındırmak. Peki, sorun ne?

Aslında bu amaca uygun olarak firmalar ÇED raporu (Çevre Etki Değerleme raporu hazırlıyorlar) bu raporda;

Bu amaçları gerçekleştireceklerini allı pullu cümlelerle anlatarak; çevreye duyarlılıklarını, insana saygılı olduklarını, kalkınmaya katkılarını, bölge insanının ekonomisine nasıl katkı yapacaklarını dosyalar dolusu anlatırlar, bunları da analiz, rapor ve bilimsel verilerle belgelere dökerler.

Peki, bu durumda yatırıma neden karşı çıkılır?

Bir ÇED toplantısı tecrübemi sizinle paylaşayım;

ÇED raporunu hazırlayan firma salonu çalışanları ile doldurmuş, mahalle ile ilgisi olmayan bir kalabalık mizanseni hazırlanmış ve halka psikolojik üstünlük sağlamak istemişler.
Biz ÇED Kanuna göre bu toplantının yatırımla ilgili direk halkın katılımına yönelik olacağını hatırlattık ve gelen yabancı insanları öncelikle salondan çıkardık. (bu bile yatırımcının samimiyetini sorgulamaya yeter)

Sonra ÇED raporunu sundular.

Biz de dinledik. Raporda iklimin, coğrafyanın, mahalle halkı üzerinde mevsimlere göre etkisinin, çevrenin, denize zararlarının, liman yapılırken fore kazıkların verdiği zararlarla ovanın tatlı suyunun tuzlandığını, yaban hayvan alanında geyik, tavşan, çakal, kuş sürüsü denizde balık popilasyonunun, fok mağaralarının dikkate alınmadığını söyledik. Rapor gerçekleri yansıtmıyordu.

Özellikle kuruluş yeri ile sorduğumuz sorularda;

Biz bunları hiç düşünmedik diye itiraf ettiler. Çevre İl Müdürlüğü bu savunmamızı rapor olarak istedi biz de gönderdik. ÇED yapılmamış sayıldı.

Peki, ne oluyor?

Birkaç yıl sonra halktan habersiz sanki halk imzalamış gibi ÇED raporunu geçirdiler. Çalışan birkaç kişinin elden yakınlarına imzalattıkları bir raporla.

Yine Yeşilovacık Işıklı bölgesinde yapılmak istenen Kimyasal Atık Deposu ile ilgili durum da öyle.

Mersin Büyük Şehir Belediye Meclisinde MHP temsilcisi Adnan Saz’ın sorusu üzerine Büyükşehir belediye başkanımız; “İlgili Müdür Beye Soralım haberimiz var mı?” diye müdür beye söz verince;

Anladık ki müdür bey kendi yorumu ile onay vermiş!
Silifke Belediye Başkanımız Mustafa Turgut’un sağlıkla ilgili ikazları dikkate bile alınmadı

Yine Taşucu’nda mermer ocağında iş bittiğinde kanuna göre ağaçlandırılacak alanda Kayalar yeşile boyanıp yeşillendirdik beyanını yeterli gören devlet görevli ve sorumluları gerçek denetim yaparak iş sonu raporu verselerdi, belki orada MOSSAD yuvası da olmazdı.

Yatırım eğer kanunun gerçek amacına uygun yapılırsa yani: Şeklen kanuna uydurularak değil de kanun lafzına ve ruhuna yani kanun yapıcının gerçek amacına uygun bir yatırıma ne halk ne vatandaş ne konun koyucu karşı gelir.

Devlet yirmi dört saat çalışır. Mesai bitiminden sonra firmalar yaptıkları faaliyetlerle; gürültü, toz, trafiğe aykırı nakliye, pis kokularla insanı ve toplumu taciz ederlerse biraz da halkı bu açıdan dinlemek lazım;

  • Devlet izni sadece belgelere göre değil kanunun lafzı ve ruhuna uygun mu diye izin verir ve denetlerse;
  • Yatırımcı devletin bu ciddiyetinden çekinerek işletme yaparsa,
  • Yatırım yerleri ve şekli kanunun bu lafzına ve ruhuna göre tespit edilirse
  • Yatırımcı insanı ve doğayı düşündüğünü yatırımı yaparken ve işletirken gösterirse,
  • Ve yatırımcı siyasileri, kendine muhtaç çalışanlarını, bölgede memleketi düşünmeyen faydacı insanları,  kendine paye devşirmeye çalışan yöneticileri kullanmadan Halkı ve devleti ikna ederek yatırım yaparlarsa kimse onlara karşı gelmez.

Ama bunları maliyet unsuru olarak görüp yatırımı daha ucuza getirmek için; fayda bekleyen unsurları, yöneticileri satın alarak ya da sponsorluklarla susturarak halkın ruhunu büker, sindirmeye çalışırlarsa o zaman karşılarında bilinçli vatansever bir toplumun gücünü göreceklerdir…

Devleti milletinin gözünde pasif düşürmeye çalışan devletin denetim gücünü satın alan yatırımcılar hiçbir vicdanın olurunu alamaz.

Yatırım zarar vermeden de yapılabilir.

Devletin gücünü elinde bulunduranlar bu açıdan bakarak, izin ve olur versinler.

Halkı yalnız ve çaresiz bırakırsanız onun yabancılar tarafından kullanıma açık hale getirirsiniz.

Güzellik; gerçeklerin yatırıma yansıması ile olur.  A.Thomas  ( Şaban Kumcu, Yenigün)

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.