TARHANA BABA VE KADÎM DOSTLARI
Tarih 30 Ekim 2026. Yer Kütahya Pazarlar İlçesi Sofular Köyü Camii… Hoca, cuma hutbesine “sonsuz hayat”a yönelik bir müjdeyle başladı:
“Bir gün, Resûl-i Ekrem (s.a.s), ashâbına şöyle buyurdu: ‘Allah’ın peygamber ya da şehit olmayan öyle kulları vardır ki, kıyamet gününde Allah’a yakınlıkları sebebiyle, peygamberler ve şehitler onlara gıpta ederler.’ Ashâb-ı kiram, ‘Ya Resûlallah! Bunlar kimlerdir?’ diye sorunca Rahmet Elçisi (s.a.s), ‘Bunlar, aralarında akrabalık bağı ya da herhangi bir menfaat bulunmayıp sırf Allah için birbirlerini sevenlerdir’ cevabını verdi.”

“Birlik ve Beraberlik” başlıklı bu hutbenin girişinde tarif edilen “imrenilesi” topluluk bana köye birlikte geldiğimiz Uşak şehrinin “Kadîm Dostlar” grubunu çağrıştırıverdi. Birbirlerini hesapsız, çıkarsız, Allah rızası için seven 14 kişilik bu gruptan Orhan Yardımcı ve Tarhana Baba’yı (Mustafa Yeldanlı) yıllar öncesinden tanıyordum. Orhan kardeşim benim 50 yıl öncesinden İzmir’de tanıdığım dâvâ arkadaşımdı. Tarhana Baba ile de 2012 yılında Beyoğlu’ndaki bir etkinlikte tanışmıştım. Belediye olarak Tepebaşı’nda düzenlediğimiz Altıneller Geleneksel El Sanatları Festivaline bir standla katılan “Baba”, burada ikram ettiği meşhur tarhana çorbası, güler yüzü ve sempatik tavırlarıyla dikkatimi çekmişti. Nitekim kendisiyle “Gazete Beyoğlu” adına röportaj yapmış, fotoğraflarını çekmiş ve yayınlamıştım.
Meğer Orhan kardeşim ile Tarhana Baba’nın Uşak’ta yıllar öncesine dayanan güzel bir dostlukları varmış. Nitekim onların bir vesileyle davetleri üzerine “ilklerin şehri”ne gelip çok güzel, dolu dolu iki gün geçirdim.

İstikamet Kütahya Gediz
Cuma sabahı Tarhana Baba’nın İzmir-Ankara çevreyolu üzerindeki merkezine geldim. Kadim dostlarla burada sıcak sıcak tarhana çorbamızı içtikten sonra Kütahya’ya doğru yola çıktık. Eskiden belde olan Pazarlar ilçesinin Sofular Köyünün kahvesinde oturup çay içtik, köylülerle sohbet ettik. Çok sıcakkanlı ve misafirperver olan köy sakinleri hepimize tek tek selam verip “hoş geldiniz” dediler. İlginç bir hikâyesi olan “Gamalı Efe” çayları ısmarladı. Eski köy evlerini fotoğraflarken karşılaştığım hanımlar da evlerinden balkabağı getirip hediye etmek istediler.
Köy camiinde cuma namazını kıldıktan sonra yörede beslenen kıl keçilerinin etinden yapılan fırın kebabı ile haşhaşlı pide, salata, yoğurt ve üzüm ikram edildi. Kurulan sohbet halkası ve yeni bir çay faslından sonra sağanak yağmur altında Gediz Belediyesi Ilıca Termal Tesislerine geldik. Burada iki üç saatlik havuz ve hamam sefasından sonra akşam Uşak’a döndük.

Ertesi gün de yine Tarhana Baba’nın mekânında “Kadim Dostlar Grubu”ndan üçüyle bir araya geldik. Anladığım kadarıyla Tarhana Baba’nın lezzet mekânı bu grubun buluşma yeri gibiydi.
Buradaki sohbetten Gediz’deki Murat Dağına yürüyüşe giden çekirdek bir kadronun bu dostluğu başlattığını öğrendim. Tavsiyelerle halka giderek genişlemiş. Yaş ilerleyip dağa çıkamaz olunca da şehre daha yakın olan Hacıkadem’de yürümeye başlamışlar.

Grubun Doğal Mensupları
Grubun ilklerinden Göz Doktoru Fazıl Minareci bir süredir İzmir’de yaşıyor. Diğerleri ise Mustafa Yeldanlı (Tarhana Baba), Orhan Yardımcı (Muhasebeci), Ahmet Çoban (Avukat), Cemil Gülaçtı (Gömlekçi), Ramazan Keskin (Beyaz eşya ve petrol bayii), Mehmet Zorba (Almanya’dan emekli gurbetçi), Muhsin Duymuş (Otomotiv bayii), Yusuf Çiçek (Muhasebeci, bilirkişi), Veli Eskici (Ayakkabıcı) ve Haydar Çavuşoğlu (Gıda toptancısı).

Zor günlerinde birbirlerine maddi, manevi destek olan, çeşitli vesilelerle sık sık buluşarak muhabbet eden “Kadîm Dostlar”, üç arkadaşlarını ise ebediyete uğurlamışlar. Tayyip Karahan 2020, Hikmet Gülaçtı 2022, Ümit Karaçay ise 2025 yılında Hakk’ın rahmetine kavuşmuş.
Eşlerin kanlı bıçaklı, kardeşlerin bile kavgalı oldukları bu bereketsiz dönemde böylesi örnek dostlukları doğrusu çok önemsiyorum. Rabbim kardeşliklerini, muhabbetlerini dünyada daim, ahirette de cennetinde komşu eylesin.
