Rıfat YÖRÜK
Köşe Yazarı
Rıfat YÖRÜK
 

ERZURUM’DA EKMEK KAVGASI

ERZURUM’DA EKMEK KAVGASI            Erzurum’a gelişimizin üçüncü akşamı ufak bir köftecide “ekmek kavgası”na giriştik. Ancak kaybeden biz olduk.            Olay şöyle gelişti:             Akşam sekiz civarında eşimle beraber Erzurum’u keşfe çıktık. Kaldığımız kamu misafirhanesinin yanından geçen Çaykara Caddesinin sağından aşağıya doğru ağır ağır yürüyüşümüze başladık. Henüz acıkmamıştık ama yavaş yavaş bir arka sokak lezzeti ya da salaş bir Erzurum lokantası arıyorduk.             İnişli çıkışlı o kadar yol teptikten sonra artık karnımız zil çalmaya başlamıştı. Ancak gözümüze kestirdiğimiz mekân biz uzun bir tur atıp gelene kadar kapanmıştı. Mecburen istikameti arka sokağa çevirdik. Köşedeki köfteci ilgimizi çekti. Dışarıda masa ve sandalyeleri de vardı.             Köftehor Köfteci             Ocak başındaki ustaya birer porsiyon köfte söyledikten sonra masamıza oturarak sabırla gelmesini bekledik. 15 dakika kadar sonra görevli genç bir tepsi içinde iki tane yarım ekmek arası köftelerimizi getirdi. Ancak tepside sadece bir tane közlenmiş biber vardı. Biberi elime alarak ustaya gösterdim ve “iki kişiye bir biber mi düşüyor?” diye takıldım. Onun cevabı ise “diğeri de ateşte, geliyor” şeklinde oldu.            Doğrusu bu sözüne bir anlam veremedik. “Bir biberin közlenmesi ne kadar sürer?” diye de düşündük. Ancak biraz sonra gelen ikinci bir tepside de yine aynı ürünler vardı. Yani iki tane yarım ekmek arası köfte ve bir adet közlenmiş biber. Başka masaya gitmesi gereken siparişin yanlışlıkla bize geldiğini düşünerek  “Ustam bu ne? Biz sadece bir tane közlenmiş biber istemiştik. Bizim porsiyonlar zaten gelmişti” diye geri göndermek istediğimde “köftehor köfteci” son noktayı koydu:             Yarım Tadımlık, Tam Doyumluk            “Porsiyon dediğin tam ekmekle olandır. Erzurum’da yarım ekmek içinde versen hakaret kabul edilir. Yarım ekmek içi tadımlık, tam ekmek ise doyumluktur.”            Yandaki masada iştahla köfte yiyen iki genç de ustayı teyid edince bize diyecek söz kalmamıştı. İkinci partide gelen ürünleri paket yaptırarak kaldığımız misafirhaneye doğru yürümeye başladık. Yolda giderken, kaldığımız misafirhanenin yemekhanesinde ve gittiğimiz restoranlarda istediğimiz çorba ve yemeklerin hep “bol kepçe” gelmesi aklımıza geldi. Demek ki bu durum burada bir gelenekmiş.            Dersimizi Aldık da Ediyoruz Ezber            Dersimizi almış, Erzurum’da ekmek arası bir porsiyon köfte ya da ciğer isteyince tam ekmekle geldiğini öğrenmiştik. Oysa yaşadığımız Silifke’de ve gittiğimiz bütün şehirlerde ciğer, köfte, kokoreç vs et ürünlerini bir porsiyon olarak istediğimizde hep yarım ekmek içi gelir. Hatta fazla gelirse çeyrek ekmek içinde hazırlanmasını dahi isteyebilirsiniz.            Kısacası Erzurum’daki köftecide giriştiğimiz “ekmek kavgası”nı kaybettik. Ama temiz yayla havasında iştahı açılan Erzurum insanının neden daha “battal beden”, neden daha uzun boylu ve daha iri yapılı olduğunu anlamış olduk.            Siz siz olun, Erzurum’a gittiğinizde yiyeceğiniz porsiyonu tarif etmeden sipariş vermeyin dostlar! Yoksa hepsini yiyemez, tıkanır kalır, üstüne üstlük bir de paket taşımak zorunda kalırsınız.  
Ekleme Tarihi: 04 Eylül 2026 -Cuma

ERZURUM’DA EKMEK KAVGASI

ERZURUM’DA EKMEK KAVGASI

           Erzurum’a gelişimizin üçüncü akşamı ufak bir köftecide “ekmek kavgası”na giriştik. Ancak kaybeden biz olduk.

           Olay şöyle gelişti:

            Akşam sekiz civarında eşimle beraber Erzurum’u keşfe çıktık. Kaldığımız kamu misafirhanesinin yanından geçen Çaykara Caddesinin sağından aşağıya doğru ağır ağır yürüyüşümüze başladık. Henüz acıkmamıştık ama yavaş yavaş bir arka sokak lezzeti ya da salaş bir Erzurum lokantası arıyorduk.

            İnişli çıkışlı o kadar yol teptikten sonra artık karnımız zil çalmaya başlamıştı. Ancak gözümüze kestirdiğimiz mekân biz uzun bir tur atıp gelene kadar kapanmıştı. Mecburen istikameti arka sokağa çevirdik. Köşedeki köfteci ilgimizi çekti. Dışarıda masa ve sandalyeleri de vardı.

            Köftehor Köfteci

            Ocak başındaki ustaya birer porsiyon köfte söyledikten sonra masamıza oturarak sabırla gelmesini bekledik. 15 dakika kadar sonra görevli genç bir tepsi içinde iki tane yarım ekmek arası köftelerimizi getirdi. Ancak tepside sadece bir tane közlenmiş biber vardı. Biberi elime alarak ustaya gösterdim ve “iki kişiye bir biber mi düşüyor?” diye takıldım. Onun cevabı ise “diğeri de ateşte, geliyor” şeklinde oldu.

           Doğrusu bu sözüne bir anlam veremedik. “Bir biberin közlenmesi ne kadar sürer?” diye de düşündük. Ancak biraz sonra gelen ikinci bir tepside de yine aynı ürünler vardı. Yani iki tane yarım ekmek arası köfte ve bir adet közlenmiş biber. Başka masaya gitmesi gereken siparişin yanlışlıkla bize geldiğini düşünerek  “Ustam bu ne? Biz sadece bir tane közlenmiş biber istemiştik. Bizim porsiyonlar zaten gelmişti” diye geri göndermek istediğimde “köftehor köfteci” son noktayı koydu:

            Yarım Tadımlık, Tam Doyumluk

           “Porsiyon dediğin tam ekmekle olandır. Erzurum’da yarım ekmek içinde versen hakaret kabul edilir. Yarım ekmek içi tadımlık, tam ekmek ise doyumluktur.”

           Yandaki masada iştahla köfte yiyen iki genç de ustayı teyid edince bize diyecek söz kalmamıştı. İkinci partide gelen ürünleri paket yaptırarak kaldığımız misafirhaneye doğru yürümeye başladık. Yolda giderken, kaldığımız misafirhanenin yemekhanesinde ve gittiğimiz restoranlarda istediğimiz çorba ve yemeklerin hep “bol kepçe” gelmesi aklımıza geldi. Demek ki bu durum burada bir gelenekmiş.

           Dersimizi Aldık da Ediyoruz Ezber

           Dersimizi almış, Erzurum’da ekmek arası bir porsiyon köfte ya da ciğer isteyince tam ekmekle geldiğini öğrenmiştik. Oysa yaşadığımız Silifke’de ve gittiğimiz bütün şehirlerde ciğer, köfte, kokoreç vs et ürünlerini bir porsiyon olarak istediğimizde hep yarım ekmek içi gelir. Hatta fazla gelirse çeyrek ekmek içinde hazırlanmasını dahi isteyebilirsiniz.

           Kısacası Erzurum’daki köftecide giriştiğimiz “ekmek kavgası”nı kaybettik. Ama temiz yayla havasında iştahı açılan Erzurum insanının neden daha “battal beden”, neden daha uzun boylu ve daha iri yapılı olduğunu anlamış olduk.

           Siz siz olun, Erzurum’a gittiğinizde yiyeceğiniz porsiyonu tarif etmeden sipariş vermeyin dostlar! Yoksa hepsini yiyemez, tıkanır kalır, üstüne üstlük bir de paket taşımak zorunda kalırsınız.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (5)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Abdurrahman Zeynal
(05.09.2026 13:37 - #3442)
Aziz kardeşim bu güzel anınız için teşekkür ederim selamlar
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
ysf. Yusuf özkan
(05.09.2026 13:47 - #3443)
Eyvallah üstad. Anadolu insanının insana bakış açısını en güzel şekilde yansıtmışsınız. Yüreğinize sağlık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Yılmaz
(05.09.2026 14:16 - #3444)
Rıfat bey yanlış yerde bulunmuşsınız , kusura bakmayın selamlar
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Şenol
(06.09.2026 00:35 - #3445)
Güzel bir yazı güzel bir anı eline saglık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mustafa Ertek.
(09.09.2026 13:36 - #3450)
İster yarım olsun ister tam olsun. Önemli olan: Afiyet olsun.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.