Rıfat YÖRÜK
Köşe Yazarı
Rıfat YÖRÜK
 

SİLİFKENİN “SEKÜLER” DERVİŞİ

SİLİFKENİN “SEKÜLER” DERVİŞİ             Kasım 2021’de Kayseri’den gelip memleketim Silifke’ye yerleştiğim ilk aylarda tanıdım kendisini… Hazırladığım bir kültür projesi için tavsiye üzerine mekânına gittiğimde beni güzelce dinledikten sonra Kaymakam Abdullah Aslaner Beye yönlendirdi. Hemen telefon açıp Özel Kalem Müdürü Ayşe Hanımdan randevu aldı. Yetmedi, çok iyi bildiğim binayı tarif etti. Yetmedi, dükkânını bırakıp beni götürmeye kalktı.             Şimdilerde sadece “buluşma ve misafir ağırlama bürosu” gibi kullandığı “Halk Kitabevi”ne alışveriş için gittiğimde aldığım kitabın ya da ajandanın parasını ödeyene kadar göbeğim çatlardı. “Sonra verirsin”, “aybaşında verirsin” gibi gerekçelerle parayı almak istemezdi. Bir ticarethane işletmesine rağmen para kazanmamak için bu kadar gayret gösteren bir esnafın herhalde dünyada eşi benzeri yoktur.             Fahrî Kültür Elçimiz             Silifke’nin fahri kültür elçisi olan derviş gönüllü “okur-yazar” Yaşar Öztürk’ün işlettiği “Halk Kitabevi” her daim ziyaretçilerle dolup taşan “seküler” bir dergâh gibidir. Tabii kendisi de bu mekânın dervişi… Peki, çaysız, sohbetsiz dergâh ve derviş olur mu? Nitekim onun sevgisiyle demleyip güler yüzüyle ikram ettiği çay ve “finger” bisküvi eşliğinde dostlarla sohbet, muhabbet ne güzeldir.             Kitabevinin önündeki bol kedili yeşil alanın ortasında yer alan masanın etrafında çayını içip sohbetinde bulunan artık iflah olmaz bir “Halkçı” haline gelir. Muhtemelen birçok üniversite öğrencisi ve konuk kültür insanları onu yakından tanıdıktan sonra Silifke’yi sevmeye, bu kadîm şehre aidiyet hissetmeye başlamıştır.             “Her Kitabevi Bir Vaha”             Çünkü bir kitabevi sadece bir kitapçı değildir. Aynı zamanda düşüncenin, edebiyatın, sanatın geliştiği bir merkezdir. İstanbul’da olduğu gibi Anadolu’nun her şehrinde, ilçesinde de orayla özdeşleşmiş bir kitabevi mutlaka vardır. Nitekim Kayseri Sahabiye Medresesindeki Akabe Kitabevi yarım asrı aşan bir süredir verdiği hizmetle hafızalara kazınmış, işleticisi değerli dostum Esat Ayata da gönüllerde taht kurmuş, hakkında kitap bile yazılmıştır.             Uzun yıllar Adapazarı’nda Gelişim Kitabevini işleten Necati Mert de, İletişim Yayınları arasında çıkan “Memleket Kitabevi” isimli eserinde taşrada bir kitabevi kurup yaşatmanın zorluklarını anıları eşliğinde anlatır. Mert, kendisiyle yapılan bir söyleşide “Her kitabevi bir vahadır. Bir kitabevi sadece bir dükkân değil aynı zamanda bir kültür kurumudur. Tabii ki başında bir kitap ehli varsa… Artık kitabevlerinin nesli tükeniyor çünkü dükkâna dönüşüyorlar.” der ve kuruluşundan tam 46 yıl 150 gün sonra kapatmak zorunda kaldığı kitabevinin neleri başardığını detaylıca anlatır.             Herkesin Derdiyle Dertlenen Adam Silifke’nin en eski kitabevlerinden olan Halk Kitabevi de, Yaşar Öztürk’ün kayınpederinden devralarak yıllardır yürüttüğü, sık sık gidilesi ve sevimli kedileri sevilesi şirin bir mekândır. Adeta Silifke sıcağında sığınılacak serin, kültürel bir vaha gibidir.             Aslen Diyarbakır Erganili olan ancak yıllar önce yerleştiği Silifke’de herkesten daha fazla “Zülüfkeli” olup gönüllere taht kuran Yaşar Bey, çok arzulamasına rağmen kültürel bir etkinliğe gelememişse çevresinde ya bir cenaze ya da bir hasta vardır. Bunların çok yakını olması gerekmez. Zira o herkesin derdiyle dertlenen, tanıdığı tanımadığı kişilerin kara gününde yanında olan ve hepimizden fazla hizmet edendir. Nitekim teyzemin eşi eniştemiz Alâaddin Turan vefat ettiğinde verilen yemekte nasıl koşuşturduğuna hepimiz şahit olduk. Herhangi bir mekânda düzenlenen kültürel sanatsal etkinlikte de “ev sahibi” olmadığı halde en çok koşturan, herkese çay servisi yapan odur.             Ayrılmaz Üçlü             Yaşar Bey, eşi Songül Hanım ve kızı Ada ile ayrılmaz bir üçlü oluştururlar. Deniz kenarlarındaki yürüyüşlerde de, kitap okuma gruplarında da, kültürel etkinliklerde de hep yan yanadırlar. Çizdikleri bu mutlu aile tablosu herkes tarafından örnek alınası güzelliktedir.             Silifke Seninle Daha Güzel             Bir şehri daha da güzel kılan içindeki özel insanlardır. Sıra dışı kitapçı Yaşar Öztürk de, ilçemize değer ve şeref katan ince düşünceli bir adamdır. Onun dostluğuna değer biçilmez. Nitekim kendisi yeni kitabım “Akşam Olur Karanlığa Kalırsın”ın tanıtım ve imza gününde yanımda olarak moderatörlük görevini üstlendi ve başarıyla yürüttü. Onun doğallığı ve samimiyeti beni de rahatlatıp heyecanımı yenmemi sağladı.             Çok sevdiğimiz bu özel insanın hayatını eşimle birlikte kitaplaştırma kararı aldığımız ve çalışmalara başladığımız günlerde işittik hakkında biyografi hazırlandığı haberini… Erdem yarışında Recai Kepez Beyin bizden önce harekete geçmesinden de inanın çok mutlu olduk.             Sevgin ve muhabbetin hiç bitmesin güzel ve özel insan. Silifke seninle daha güzel…  
Ekleme Tarihi: 01 Haziran 2026 -Pazartesi

SİLİFKENİN “SEKÜLER” DERVİŞİ

SİLİFKENİN “SEKÜLER” DERVİŞİ

            Kasım 2021’de Kayseri’den gelip memleketim Silifke’ye yerleştiğim ilk aylarda tanıdım kendisini… Hazırladığım bir kültür projesi için tavsiye üzerine mekânına gittiğimde beni güzelce dinledikten sonra Kaymakam Abdullah Aslaner Beye yönlendirdi. Hemen telefon açıp Özel Kalem Müdürü Ayşe Hanımdan randevu aldı. Yetmedi, çok iyi bildiğim binayı tarif etti. Yetmedi, dükkânını bırakıp beni götürmeye kalktı.

            Şimdilerde sadece “buluşma ve misafir ağırlama bürosu” gibi kullandığı “Halk Kitabevi”ne alışveriş için gittiğimde aldığım kitabın ya da ajandanın parasını ödeyene kadar göbeğim çatlardı. “Sonra verirsin”, “aybaşında verirsin” gibi gerekçelerle parayı almak istemezdi. Bir ticarethane işletmesine rağmen para kazanmamak için bu kadar gayret gösteren bir esnafın herhalde dünyada eşi benzeri yoktur.

            Fahrî Kültür Elçimiz

            Silifke’nin fahri kültür elçisi olan derviş gönüllü “okur-yazar” Yaşar Öztürk’ün işlettiği “Halk Kitabevi” her daim ziyaretçilerle dolup taşan “seküler” bir dergâh gibidir. Tabii kendisi de bu mekânın dervişi… Peki, çaysız, sohbetsiz dergâh ve derviş olur mu? Nitekim onun sevgisiyle demleyip güler yüzüyle ikram ettiği çay ve “finger” bisküvi eşliğinde dostlarla sohbet, muhabbet ne güzeldir.

            Kitabevinin önündeki bol kedili yeşil alanın ortasında yer alan masanın etrafında çayını içip sohbetinde bulunan artık iflah olmaz bir “Halkçı” haline gelir. Muhtemelen birçok üniversite öğrencisi ve konuk kültür insanları onu yakından tanıdıktan sonra Silifke’yi sevmeye, bu kadîm şehre aidiyet hissetmeye başlamıştır.

            “Her Kitabevi Bir Vaha”

            Çünkü bir kitabevi sadece bir kitapçı değildir. Aynı zamanda düşüncenin, edebiyatın, sanatın geliştiği bir merkezdir. İstanbul’da olduğu gibi Anadolu’nun her şehrinde, ilçesinde de orayla özdeşleşmiş bir kitabevi mutlaka vardır. Nitekim Kayseri Sahabiye Medresesindeki Akabe Kitabevi yarım asrı aşan bir süredir verdiği hizmetle hafızalara kazınmış, işleticisi değerli dostum Esat Ayata da gönüllerde taht kurmuş, hakkında kitap bile yazılmıştır.

            Uzun yıllar Adapazarı’nda Gelişim Kitabevini işleten Necati Mert de, İletişim Yayınları arasında çıkan “Memleket Kitabevi” isimli eserinde taşrada bir kitabevi kurup yaşatmanın zorluklarını anıları eşliğinde anlatır. Mert, kendisiyle yapılan bir söyleşide “Her kitabevi bir vahadır. Bir kitabevi sadece bir dükkân değil aynı zamanda bir kültür kurumudur. Tabii ki başında bir kitap ehli varsa… Artık kitabevlerinin nesli tükeniyor çünkü dükkâna dönüşüyorlar.” der ve kuruluşundan tam 46 yıl 150 gün sonra kapatmak zorunda kaldığı kitabevinin neleri başardığını detaylıca anlatır.

            Herkesin Derdiyle Dertlenen Adam

Silifke’nin en eski kitabevlerinden olan Halk Kitabevi de, Yaşar Öztürk’ün kayınpederinden devralarak yıllardır yürüttüğü, sık sık gidilesi ve sevimli kedileri sevilesi şirin bir mekândır. Adeta Silifke sıcağında sığınılacak serin, kültürel bir vaha gibidir.

            Aslen Diyarbakır Erganili olan ancak yıllar önce yerleştiği Silifke’de herkesten daha fazla “Zülüfkeli” olup gönüllere taht kuran Yaşar Bey, çok arzulamasına rağmen kültürel bir etkinliğe gelememişse çevresinde ya bir cenaze ya da bir hasta vardır. Bunların çok yakını olması gerekmez. Zira o herkesin derdiyle dertlenen, tanıdığı tanımadığı kişilerin kara gününde yanında olan ve hepimizden fazla hizmet edendir. Nitekim teyzemin eşi eniştemiz Alâaddin Turan vefat ettiğinde verilen yemekte nasıl koşuşturduğuna hepimiz şahit olduk. Herhangi bir mekânda düzenlenen kültürel sanatsal etkinlikte de “ev sahibi” olmadığı halde en çok koşturan, herkese çay servisi yapan odur.

            Ayrılmaz Üçlü

            Yaşar Bey, eşi Songül Hanım ve kızı Ada ile ayrılmaz bir üçlü oluştururlar. Deniz kenarlarındaki yürüyüşlerde de, kitap okuma gruplarında da, kültürel etkinliklerde de hep yan yanadırlar. Çizdikleri bu mutlu aile tablosu herkes tarafından örnek alınası güzelliktedir.

            Silifke Seninle Daha Güzel

            Bir şehri daha da güzel kılan içindeki özel insanlardır. Sıra dışı kitapçı Yaşar Öztürk de, ilçemize değer ve şeref katan ince düşünceli bir adamdır. Onun dostluğuna değer biçilmez. Nitekim kendisi yeni kitabım “Akşam Olur Karanlığa Kalırsın”ın tanıtım ve imza gününde yanımda olarak moderatörlük görevini üstlendi ve başarıyla yürüttü. Onun doğallığı ve samimiyeti beni de rahatlatıp heyecanımı yenmemi sağladı.

            Çok sevdiğimiz bu özel insanın hayatını eşimle birlikte kitaplaştırma kararı aldığımız ve çalışmalara başladığımız günlerde işittik hakkında biyografi hazırlandığı haberini… Erdem yarışında Recai Kepez Beyin bizden önce harekete geçmesinden de inanın çok mutlu olduk.

            Sevgin ve muhabbetin hiç bitmesin güzel ve özel insan. Silifke seninle daha güzel…

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Tevfik Ovacık ...
(01.06.2026 13:55 - #3307)
Bir şehrin değerlerini kıymetlendirirken, aydınlatma kadar aydınlanmanın da yolunun döşendiğini görmeyi memleketimiz adına çok önemli buluyorum. Bir biyografi yazarının kaleminden okumak ayrı bir zevk. Kaleminize sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.