İlhame ÖZTÜRK
Köşe Yazarı
İlhame ÖZTÜRK
 

CAVİT ERDEN CADDESİ Mİ, BARLAR SOKAĞI MI?

CAVİT ERDEN CADDESİ Mİ, BARLAR SOKAĞI MI?             2014 yerel seçimleri öncesinde kampanya yürüten adaylar resmi daireleri de dolaşıyorlar. Ben de ziyaretlerini fırsat bilip her gelen adaya kültür ve turizm konularında Silifke’de neleri yapabileceklerini söyleyip talepte bulunuyorum.             Tam da o sıralarda sunduğum “Silifke’de evleri ile kent kimliğini yansıtan bir sokak korunmalı” projem yeni hayat bulmuş, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nca onaylanmış, Silifke Belediyesi’nin de revizyon imar paftalarında ‘sokak sağlıklaştırmasına ayrılan alan’ olarak işaretlenmişti. Artık sıra seçim sonuçlarını beklemeye kalmıştı.             Yeni başkan Dr. Mustafa Turgut’tu. Bir gün ziyaretime Belediye Başkan Yardımcısı Mimar Esen Tol ve ekibi gelerek müjdeli haberi verdiler: Belediye Başkanımız Dr. Mustafa Turgut “sokak sağlıklaştırması”nın yapılmasını istiyor. Nitekim Cavit Erden Caddesinin orta bölümünde çalışmalara başlandı. Ancak tamamen bitip açılması sonraki Belediye Başkanı Sadık Altunok döneminde oldu.             Bu vesileyle projeyi başlatıp büyük bir kısmını bitiren Belediye Başkanı Dr. Mustafa Turgut’a ve sokak sağlıklaştırması çalışmasında tüm emeği geçenlere teşekkür etmek istiyorum.             Kültür ve Turizm Bakanlığımızca uygun görülen “Kent Müzesi” ve “Gazi Çiftliği Ulusal Tarım Müzesi” önerime de geçmişte yine Turgut Başkan tarafından olumlu yaklaşılarak gerekli yazışmaların yapıldığını ancak henüz gerçekleşmemiş olduğunu da hatırlatmak istiyorum. Ne Umdum, Ne Buldum?             Ancak dağ fare doğurdu ve sokak sağlıklaştırması yanlış planlama sonucunda kültürel sağlıksızlaştırılmaya dönüştürüldü. Korumaya alınan sokak, ruhunu geri kazanamadı ve kimliğini yitirdi. Oysa ben sokak sağlıklaştırmasını şehrin hafızası ile kültürel ve tarihî dokusunu koruyup yeni kuşaklara aktarabilmek adına önermiştim.             Sonuçta Cavit Erden Caddesi adı unutturularak, bar ve kafelerin yoğun olduğu bölge “Barlar Sokağı” adıyla anılmaya başladı. Nitekim geçtiğimiz gün 10 Kasım vesilesiyle Atatürk’ü anma toplantısı düzenlediklerini duyuran bir grubun davetiyesinde adres yerine “Barlar Sokağı” yazılmış olduğunu üzüntüyle gördük.             Bu yeni ad, aslında sadece bir isim değişikliğini değil, kültürel bir kopuşu da temsil ediyor. Çünkü sokakların isimleri, kent belleğinin en güçlü göstergeleridir. Bir sokağın adı, onun tarihsel kimliğini, yaşanmışlığını, kente kattığı değeri taşır. Nitekim merhum Cavit Erden denilince akla Silifke folkloruna, müziğine uzun yıllar hizmet veren ve birçok türkümüzü derleyerek TRT repertuarına kazandıran önemli bir şahsiyet gelir. Sorun: Bir Sokağın Kimliksizleştirilmesi             Elbette eğlence mekânları bir kente dinamizm katabilir. Ancak sorun, bir caddenin bütün kültürel varlığının tek bir işleve hapsedilmesidir. Daha da önemlisi “tarihî” diye korunan bir dokunun zamanla kendi tarihine yabancılaştırılmasıdır. Bu sokaklarda geçmişten bugüne uzanan nice hikâyeler saklıdır. Bu yüzden kent hafızasını oluştururlar. İstanbul Kasımpaşa’daki “Yaşmak Sıyıran Sokağı” bunun en güzel örneklerinden birisidir.             Kısacası sokaklar sıradan bir geçiş alanı değil, toplumsal aidiyetin ve kültürel sürekliliğin somut mekânlarıdır. Bu nedenle de sokak sağlıklaştırma projelerinin temel amacı yalnızca yapıların cephelerini korumayı değil kentin kültürel kimliğini korumayı da amaçlar. Sonuçta kültür turizmine hizmet eden bir alan oluşturulmuş, yaşayan tarih görünür kılınmış olur. Oysa Cavit Erden Caddesi şimdiki haliyle bu misyonun oldukça uzağında kalmıştır. Yapıların cepheleri yenilenmiş, taş yapılar ortaya çıkarılmış ve ilk haline dönmüştür ama sokağın ruhu geri kazandırılmış mıdır? Kaçırılan Fırsatlar             Oysa bu sokak, adını aldığı kültürel hafızanın izlerini taşımak, el sanatları atölyeleri, küçük kafeler, yerel ürün dükkânları, sokak sanatçıları, müze-etkinlik noktalarıyla Silifke’nin zenginliğini yansıtmak için büyük bir fırsat alanıydı. Fakat şimdi, akşamları yükselen müzik sesleri ve tek tip eğlence kültürü, bu potansiyelin üzerine kalın bir perde çekti. Hatta kaldırımları da tarihi dokunun algılanmasını engelleyen masa-sandalyelerle, varillerle ve park edilmiş arabalarla işgal altında olduğundan yayaların zorla yürüdüğü,  araba gürültüsünden geçilmeyen bir sokak haline dönüştü. Yağmurlu havalarda ise yaya kaldırımları üzerine sık aralıklarla ve daraltarak dikilmiş elektrik direkleri nedeniyle geçebilmek için sık sık şemsiyenizi kapatarak yürüyebildiğiniz bir sokağa…             Önerim; bu sokakta yan yana sıralanmış tek tip eğlence işletmeleri yerine el sanatları ürünleri dükkânları açılması, yöresel ürün tezgâhlarını teşvik mekanizmaları oluşturulması, düzenli olarak açık hava sergileri, müzik geleneğini yaşatan çalışmalar, yerel zanaat atölyeleri oluşturulması gibi kültür-sanat odaklı etkinliklerin yapılması, tarihi mekânın atmosferini bozan ve yakın mahallelerde yaşam kalitesini düşüren gürültünün kontrolünün sağlanarak gerçek adına uygun bir işlev kazandırılması…             Silifke’nin kültür belleğinde önemli bir yeri olan bu sokağın bugün neredeyse “tek sesli” bir eğlence merkezine dönüşmesi, kentin kültür politikasına ilişkin olumsuz bir göstergedir. Artık bu sokakta yerel kimliği öne çıkaran tarih, kültür, sanat, gastronomi, zanaat ve eğlencenin birlikte olduğu bir yönetim politikası uygulanmasını ve her kesimden insanın katılmasıyla büyük bir canlılık kazandırılmasını diliyoruz.             Tekrar belirtelim; eğlence mekânlarının varlığı başlı başına bir sorun değildir. Sorun, tarihi dokunun tek bir işlevsel çerçeveye sıkıştırılması ve böylece kamusal alanın kültürel çeşitlilikten yoksun hale getirilmesidir. Kente değer katan bu sokak, yalnızca eğlenceyle değil; çeşitlilikle yaşamalıdır. Herkesin kendini bulabildiği, çocuklu bir ailenin de, tarih meraklısının da, turistin de keyifle dolaşabileceği bir atmosferi barındıran çeşitlilikle…             Bu vesileyle Silifke kültürüne büyük hizmetleri olan Cavit Erden’i rahmet ve saygıyla anıyor, adı verilen caddenin bir bölümündeki sağlıklaştırmanın gerçek amacına ve rahmetli büyüğümüzün hatırasına uygun hale getirilmesini diliyorum.  
Ekleme Tarihi: 28 Kasım 2025 -Cuma

CAVİT ERDEN CADDESİ Mİ, BARLAR SOKAĞI MI?

CAVİT ERDEN CADDESİ Mİ, BARLAR SOKAĞI MI?

            2014 yerel seçimleri öncesinde kampanya yürüten adaylar resmi daireleri de dolaşıyorlar. Ben de ziyaretlerini fırsat bilip her gelen adaya kültür ve turizm konularında Silifke’de neleri yapabileceklerini söyleyip talepte bulunuyorum.

            Tam da o sıralarda sunduğum “Silifke’de evleri ile kent kimliğini yansıtan bir sokak korunmalı” projem yeni hayat bulmuş, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nca onaylanmış, Silifke Belediyesi’nin de revizyon imar paftalarında ‘sokak sağlıklaştırmasına ayrılan alan’ olarak işaretlenmişti. Artık sıra seçim sonuçlarını beklemeye kalmıştı.

            Yeni başkan Dr. Mustafa Turgut’tu. Bir gün ziyaretime Belediye Başkan Yardımcısı Mimar Esen Tol ve ekibi gelerek müjdeli haberi verdiler: Belediye Başkanımız Dr. Mustafa Turgut “sokak sağlıklaştırması”nın yapılmasını istiyor. Nitekim Cavit Erden Caddesinin orta bölümünde çalışmalara başlandı. Ancak tamamen bitip açılması sonraki Belediye Başkanı Sadık Altunok döneminde oldu.

            Bu vesileyle projeyi başlatıp büyük bir kısmını bitiren Belediye Başkanı Dr. Mustafa Turgut’a ve sokak sağlıklaştırması çalışmasında tüm emeği geçenlere teşekkür etmek istiyorum.

            Kültür ve Turizm Bakanlığımızca uygun görülen “Kent Müzesi” ve “Gazi Çiftliği Ulusal Tarım Müzesi” önerime de geçmişte yine Turgut Başkan tarafından olumlu yaklaşılarak gerekli yazışmaların yapıldığını ancak henüz gerçekleşmemiş olduğunu da hatırlatmak istiyorum.

Ne Umdum, Ne Buldum?

            Ancak dağ fare doğurdu ve sokak sağlıklaştırması yanlış planlama sonucunda kültürel sağlıksızlaştırılmaya dönüştürüldü. Korumaya alınan sokak, ruhunu geri kazanamadı ve kimliğini yitirdi. Oysa ben sokak sağlıklaştırmasını şehrin hafızası ile kültürel ve tarihî dokusunu koruyup yeni kuşaklara aktarabilmek adına önermiştim.

            Sonuçta Cavit Erden Caddesi adı unutturularak, bar ve kafelerin yoğun olduğu bölge “Barlar Sokağı” adıyla anılmaya başladı. Nitekim geçtiğimiz gün 10 Kasım vesilesiyle Atatürk’ü anma toplantısı düzenlediklerini duyuran bir grubun davetiyesinde adres yerine “Barlar Sokağı” yazılmış olduğunu üzüntüyle gördük.

            Bu yeni ad, aslında sadece bir isim değişikliğini değil, kültürel bir kopuşu da temsil ediyor. Çünkü sokakların isimleri, kent belleğinin en güçlü göstergeleridir. Bir sokağın adı, onun tarihsel kimliğini, yaşanmışlığını, kente kattığı değeri taşır. Nitekim merhum Cavit Erden denilince akla Silifke folkloruna, müziğine uzun yıllar hizmet veren ve birçok türkümüzü derleyerek TRT repertuarına kazandıran önemli bir şahsiyet gelir.

Sorun: Bir Sokağın Kimliksizleştirilmesi

            Elbette eğlence mekânları bir kente dinamizm katabilir. Ancak sorun, bir caddenin bütün kültürel varlığının tek bir işleve hapsedilmesidir. Daha da önemlisi “tarihî” diye korunan bir dokunun zamanla kendi tarihine yabancılaştırılmasıdır. Bu sokaklarda geçmişten bugüne uzanan nice hikâyeler saklıdır. Bu yüzden kent hafızasını oluştururlar. İstanbul Kasımpaşa’daki “Yaşmak Sıyıran Sokağı” bunun en güzel örneklerinden birisidir.

            Kısacası sokaklar sıradan bir geçiş alanı değil, toplumsal aidiyetin ve kültürel sürekliliğin somut mekânlarıdır. Bu nedenle de sokak sağlıklaştırma projelerinin temel amacı yalnızca yapıların cephelerini korumayı değil kentin kültürel kimliğini korumayı da amaçlar. Sonuçta kültür turizmine hizmet eden bir alan oluşturulmuş, yaşayan tarih görünür kılınmış olur. Oysa Cavit Erden Caddesi şimdiki haliyle bu misyonun oldukça uzağında kalmıştır. Yapıların cepheleri yenilenmiş, taş yapılar ortaya çıkarılmış ve ilk haline dönmüştür ama sokağın ruhu geri kazandırılmış mıdır?

Kaçırılan Fırsatlar

            Oysa bu sokak, adını aldığı kültürel hafızanın izlerini taşımak, el sanatları atölyeleri, küçük kafeler, yerel ürün dükkânları, sokak sanatçıları, müze-etkinlik noktalarıyla Silifke’nin zenginliğini yansıtmak için büyük bir fırsat alanıydı. Fakat şimdi, akşamları yükselen müzik sesleri ve tek tip eğlence kültürü, bu potansiyelin üzerine kalın bir perde çekti. Hatta kaldırımları da tarihi dokunun algılanmasını engelleyen masa-sandalyelerle, varillerle ve park edilmiş arabalarla işgal altında olduğundan yayaların zorla yürüdüğü,  araba gürültüsünden geçilmeyen bir sokak haline dönüştü. Yağmurlu havalarda ise yaya kaldırımları üzerine sık aralıklarla ve daraltarak dikilmiş elektrik direkleri nedeniyle geçebilmek için sık sık şemsiyenizi kapatarak yürüyebildiğiniz bir sokağa…

            Önerim; bu sokakta yan yana sıralanmış tek tip eğlence işletmeleri yerine el sanatları ürünleri dükkânları açılması, yöresel ürün tezgâhlarını teşvik mekanizmaları oluşturulması, düzenli olarak açık hava sergileri, müzik geleneğini yaşatan çalışmalar, yerel zanaat atölyeleri oluşturulması gibi kültür-sanat odaklı etkinliklerin yapılması, tarihi mekânın atmosferini bozan ve yakın mahallelerde yaşam kalitesini düşüren gürültünün kontrolünün sağlanarak gerçek adına uygun bir işlev kazandırılması…

            Silifke’nin kültür belleğinde önemli bir yeri olan bu sokağın bugün neredeyse “tek sesli” bir eğlence merkezine dönüşmesi, kentin kültür politikasına ilişkin olumsuz bir göstergedir. Artık bu sokakta yerel kimliği öne çıkaran tarih, kültür, sanat, gastronomi, zanaat ve eğlencenin birlikte olduğu bir yönetim politikası uygulanmasını ve her kesimden insanın katılmasıyla büyük bir canlılık kazandırılmasını diliyoruz.

            Tekrar belirtelim; eğlence mekânlarının varlığı başlı başına bir sorun değildir. Sorun, tarihi dokunun tek bir işlevsel çerçeveye sıkıştırılması ve böylece kamusal alanın kültürel çeşitlilikten yoksun hale getirilmesidir. Kente değer katan bu sokak, yalnızca eğlenceyle değil; çeşitlilikle yaşamalıdır. Herkesin kendini bulabildiği, çocuklu bir ailenin de, tarih meraklısının da, turistin de keyifle dolaşabileceği bir atmosferi barındıran çeşitlilikle…

            Bu vesileyle Silifke kültürüne büyük hizmetleri olan Cavit Erden’i rahmet ve saygıyla anıyor, adı verilen caddenin bir bölümündeki sağlıklaştırmanın gerçek amacına ve rahmetli büyüğümüzün hatırasına uygun hale getirilmesini diliyorum.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (12)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Şükrüye Çopur
(28.11.2025 13:55 - #2876)
Çok güzel bir konuya temas edilmiş, şahsen benimde düşüncem aynı şekilde uzun zamandır bu konuyu düşünüyordim.Dısarıdan gelen misafirlerin yöresel yemekleri ve ürünleri bulabilecekleri bı sokak olması dileğiyle
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Neriman Yoksulabakan
(28.11.2025 14:10 - #2877)
Öncelikle kültür varlıklarlarımıza ve kültür değerlerimize sahip çıkma konusunda Silifke halkını bilinçlendirme ve hatta uyandırma konusunda yazdığı bu hassas ve duyarlı yazı için İlhame Öztürk Hanımefendiye teşekkür ediyor, farklı platformlarda da bu konunun masaya yatırılması konusunda çalışmaların olmasını ümit ediyorum. Bu konuda emeği geçen herkesi saygıyla selamlıyorum.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Npolat
(28.11.2025 15:06 - #2878)
Çok güzel ifade etmişsiniz Sokak yaşanmaz hale geldi evimizde gürültü ve sigara dumanından pençelerimizi açamaz olduk sokakta eğlenmeye gelen kişiler ellerinde bira şişeleri ile ve sigara içmeye sokağa çıkmaktalar parke taşlarının arası izmaritlerle dolu sokakta Normal insan yürüyemez hale geldi bebek arabası bisiklet ile gitmek imkansız bir de kaldırımlara park eden araçlar cabası Sabahları duvar diplerinde bira şişeleri ve çöp
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Gönül Soldan
(28.11.2025 15:36 - #2879)
Çok haklısınız bende çok parası olan ve eylemceyı sevenler için hazırlanmış mekanlar olarak algılıyorum. Keşke daha zengin kültür türünü bandırsaydı Memnunıyetim de çok daha iyi olurdu. Sizler gibi geniş vatansever aydın insanların daha çok çalkşmasına ihtiyacımız var. Tesekkürler. Elinize yüreğinize sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
celal necati ÜÇYILDIZ
(28.11.2025 16:12 - #2880)
CAVİT ERDEN CADDESİNDE , BARLARIN OLMASI, müzik ve sanat ögeleri olması, onun da istediği şeylerdi. mutlaka ruhu şaad oluyordur. ama kocaman cadde ismi yerine sokak ismi ile anılması işte burada yöre esnafları, yaşayanların ayıbı olmalı .
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Hatice Saıcıoğlu
(28.11.2025 16:58 - #2881)
Değerlendirmelerinize yürekten katılıyorum.Cavit Erden Sokağının Silifke kültürünü yaşatan bir sokak olmasını dilerim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
MemedOK
(28.11.2025 17:45 - #2883)
Bu durum karşısında Cavit ERDEN adı tabelada mı, kaldı.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nesrin Trak
(28.11.2025 19:43 - #2884)
Arkadaşım Silifke kültürü için çok önemli bir konuya değinmişsin . Kutluyorum ...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
SİBEL ÜNALAN ÖZDEMİR
(29.11.2025 00:03 - #2885)
Çok önemli bir konuyu kaleme açmışsınız. Bu sorun maalesef sadece Silifke'de değil her kentte mevcut. Son derece üzücü. Kültürel belleğimizi bir bir yitiriyor ve yozlaşıyoruz. Düşüncenize, kaleminize sağlık İlhame hanım.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ahmet Tezcan
(29.11.2025 08:42 - #2886)
kaleminize sağlık çok güzel bir konuya değinmişsiniz.Malesef gece yarısı 01-02 ye kadar tüm çirkinlğin vede gürültü kirliliğinin içerisinde boğulmuş o sokağın sakinleri olarak tüm yetkilileri kınıyorum.Hiç kimse sesimizi duymuyor.Koskoca sokakta hiç kiracı kalmadı.Sadece mecburiyetten ikamet eden mülk sahipleri kaldık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Pakize S.
(30.11.2025 17:31 - #2887)
Tuti mucizei guyem ne desem laf değil. Ruhu gitti deyince eyvah dedim tarihi yapılar ehil ellerde restore edilmedi, bozuldu heralde. Neyse ki restorasyonda sorun yok anlaşılan. Resmi kayıtta adı aynı yine anladığım kadarıyla. Halk arasında barlar sokağı olarak anılmakta. Ankara'da Sakarya caddesi var, İstanbul'da kumkapı var her şehirde böyle yerler var. Turistler sadece heybeleri görmeye gelmiyor, mola verip bir bira içmeyi de isterler. Lafı bu kadar dolandırmaya gerek yok, içkili mekan rahatsız ediyor, barlar sokağı denilmesi rahatsız ediyor deyin olsun bitsin
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Tevfik Ovacık
(01.12.2025 12:02 - #2890)
Şehrin derin aklının tecellisi, derin hafızasının korunması adına çok güzel bir hatırlatma. Kesinlikle katılıyorum şehirlerin kökleri ve geleceği arasında şimdi güzel iyileştirmeler yapılmalı ama kökten farklı bir meyve icat etmeye çalışılmamalıdır. Yoksa bir birinden kopuk bir yaşam olur bu da kültür olarak anılamaz. Şehrin Cavit Erden gibi nice değerleri bazen bir sokakta bazen bir kütüphanede bazen bir parkta yaşatılmalı. Her gelen yönetim kendine göre isim verirse ondan sonraki gelen yönetimler de o yeni ismi değiştireceğinden kültürün oluşmasını engeller. Kültür sürekliliktir, yaşam biçimidir: Bir yerin ismi değil isim verilecek yeni kültürel alanlar inşa etmek yönetimin kalitesini de arttıracaktır: Kaleminize sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.