Rıfat YÖRÜK
Köşe Yazarı
Rıfat YÖRÜK
 

BABAMIN KİTAPLARI

BABAMIN KİTAPLARI             Birkaç gün önce TRT 2’de “Hugo” isimli 2011 yapımı filmi seyrederken “Aya Seyahat” filminden alıntılanan bir sahne beni şimşek hızıyla çocukluğuma döndürüverdi. “Sinemanın sihirbazı” olarak tanımlanan George Melies’in tasarladığı bu sahnede, dünyadan atılan roket, insan yüzü şeklinde çizilmiş ayın sağ gözüne saplanıyordu.             Yıllardır unutmadığım bu çarpıcı kareyi, rahmetli babamın her ay mutlaka alıp yıl sonlarında ciltlettirdiği “Hayat Tarih Mecmuası”nın bir sayısında görmüştüm. Elime alır almaz merakla tamamını incelediğim, ardından satır satır okuduğum bu dergi bana çok şey kazandırmış, tarihi sevdirmişti.             Coğrafya dersini çok sevmemde de babamın aldığı görkemli haritalarla dolu “Büyük Atlas”ın büyük payı vardı. Bu atlası önüme açıp hayaller kurar; kıtaları, ülkeleri inceler, başkentlerin, en yüksek dağların ve nehirlerin adlarını ezberlerdim.             Kilit, Anahtar ve Kapı             Edebiyata olan merakımın ve millî duygularımın gelişmesinde de babamın ben ortaokuldayken satın alıp evimize getirdiği yazar Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun tarihî romanları etkili olmuştu. Bu yazarımızın  “Kilit”, “Anahtar” ve “Kapı”  isimlerindeki “üçleme” romanlarını severek okuyup anlamaya çalışmıştım. Bu vesileyle merhum yazarımızı rahmetle anıyorum.             Babamın, kelime hazinemin gelişmesindeki rolünü de yazmasam olmaz. Onun alıp evimize getirdiği “Hayat Büyük Türk Sözlüğü” bana çok şey kazandırmıştı. Sözlük inceleme, zaman zaman da okuma alışkanlığım işte bu sözlük ile başladı.             Unutamadığım “Armağan”             Bu vesileyle Diyarbakır’da geçen bir anımı aktarmak istiyorum. Galiba “Karpuz Festivali” için bir akşam şehir stadyumuna gitmiştik. Yanımızda da babamın bir astsubay arkadaşı ve öğretmen eşi vardı. Hanımın ismi “Armağan” imiş. Sohbet esnasında bana bu kelimenin anlamını sorduklarında heyecanlanıp cevap veremedim. Gece eve vardığımızda hemen bu sözlüğü açıp “armağan” kelimesinin anlamını öğrenmiştim: Bir kimseyi hoşnut etmek için verilen hediye…             Babam aslında kitap okuyan biri değildi. Nitekim elinde çok nadir kitap görmüşümdür. Sadece günlük gazete okumayı ve bulmacalarını çözmeyi çok severdi. Ancak çocuklarının kitapları severek değerlerini bilmesi konusunda azami gayret gösterdi.             Sinema Günlerimiz             Kaliteli film konusunda da babama çok şey borçluyum. Annemle birlikte hafta içi akşamları İzmir Üçkuyular’daki Hava Lisan Okulu Sinemasına giden havacı babam, oynayan film kaliteliyse ve çocuklar için sakıncalı yönleri yoksa hafta sonu bizim de izlememizi sağlardı.             O gidişlerde Üçkuyular’daki mütevazı kitapçının vitrininde gördüğüm Varlık Yayınlarının küçük boyuttaki sade tasarımlı kitaplarından hoşuma gidenleri zaman zaman satın alıp merakla okurdum. Meselâ, Knut Hamsun’a ait “Açlık” romanı, girişindeki “Rıfat Yörük Kitaplığı, İzmir 1973” yazısıyla halen kütüphanemin en değerli eserlerinden biri olarak elimin altındadır.             Bizi kitapsız ve sinemasız bırakmayan babam Yılmaz Yörük’ü, vefatının 17. yıldönümünde rahmet, hasret ve minnetle anıyorum. Kabrin pürnur, ruhun şâd, makamın cennet olsun güzel adam…  
Ekleme Tarihi: 19 Ocak 2026 -Pazartesi

BABAMIN KİTAPLARI

BABAMIN KİTAPLARI

            Birkaç gün önce TRT 2’de “Hugo” isimli 2011 yapımı filmi seyrederken “Aya Seyahat” filminden alıntılanan bir sahne beni şimşek hızıyla çocukluğuma döndürüverdi. “Sinemanın sihirbazı” olarak tanımlanan George Melies’in tasarladığı bu sahnede, dünyadan atılan roket, insan yüzü şeklinde çizilmiş ayın sağ gözüne saplanıyordu.

            Yıllardır unutmadığım bu çarpıcı kareyi, rahmetli babamın her ay mutlaka alıp yıl sonlarında ciltlettirdiği “Hayat Tarih Mecmuası”nın bir sayısında görmüştüm. Elime alır almaz merakla tamamını incelediğim, ardından satır satır okuduğum bu dergi bana çok şey kazandırmış, tarihi sevdirmişti.

            Coğrafya dersini çok sevmemde de babamın aldığı görkemli haritalarla dolu “Büyük Atlas”ın büyük payı vardı. Bu atlası önüme açıp hayaller kurar; kıtaları, ülkeleri inceler, başkentlerin, en yüksek dağların ve nehirlerin adlarını ezberlerdim.

            Kilit, Anahtar ve Kapı

            Edebiyata olan merakımın ve millî duygularımın gelişmesinde de babamın ben ortaokuldayken satın alıp evimize getirdiği yazar Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun tarihî romanları etkili olmuştu. Bu yazarımızın  “Kilit”, “Anahtar” ve “Kapı”  isimlerindeki “üçleme” romanlarını severek okuyup anlamaya çalışmıştım. Bu vesileyle merhum yazarımızı rahmetle anıyorum.

            Babamın, kelime hazinemin gelişmesindeki rolünü de yazmasam olmaz. Onun alıp evimize getirdiği “Hayat Büyük Türk Sözlüğü” bana çok şey kazandırmıştı. Sözlük inceleme, zaman zaman da okuma alışkanlığım işte bu sözlük ile başladı.

            Unutamadığım “Armağan”

            Bu vesileyle Diyarbakır’da geçen bir anımı aktarmak istiyorum. Galiba “Karpuz Festivali” için bir akşam şehir stadyumuna gitmiştik. Yanımızda da babamın bir astsubay arkadaşı ve öğretmen eşi vardı. Hanımın ismi “Armağan” imiş. Sohbet esnasında bana bu kelimenin anlamını sorduklarında heyecanlanıp cevap veremedim. Gece eve vardığımızda hemen bu sözlüğü açıp “armağan” kelimesinin anlamını öğrenmiştim: Bir kimseyi hoşnut etmek için verilen hediye…

            Babam aslında kitap okuyan biri değildi. Nitekim elinde çok nadir kitap görmüşümdür. Sadece günlük gazete okumayı ve bulmacalarını çözmeyi çok severdi. Ancak çocuklarının kitapları severek değerlerini bilmesi konusunda azami gayret gösterdi.

            Sinema Günlerimiz

            Kaliteli film konusunda da babama çok şey borçluyum. Annemle birlikte hafta içi akşamları İzmir Üçkuyular’daki Hava Lisan Okulu Sinemasına giden havacı babam, oynayan film kaliteliyse ve çocuklar için sakıncalı yönleri yoksa hafta sonu bizim de izlememizi sağlardı.

            O gidişlerde Üçkuyular’daki mütevazı kitapçının vitrininde gördüğüm Varlık Yayınlarının küçük boyuttaki sade tasarımlı kitaplarından hoşuma gidenleri zaman zaman satın alıp merakla okurdum. Meselâ, Knut Hamsun’a ait “Açlık” romanı, girişindeki “Rıfat Yörük Kitaplığı, İzmir 1973” yazısıyla halen kütüphanemin en değerli eserlerinden biri olarak elimin altındadır.

            Bizi kitapsız ve sinemasız bırakmayan babam Yılmaz Yörük’ü, vefatının 17. yıldönümünde rahmet, hasret ve minnetle anıyorum. Kabrin pürnur, ruhun şâd, makamın cennet olsun güzel adam…

 


Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (11)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Lerzan Özgenç
(19.01.2026 13:57 - #3096)
Teşekkürler yazınızla bende rahmetli babamı hatırladım nurlards uyuyorlardır sabırlar diliyorum tüm kitaplarını bana emanet etmişti varlık yayınlarının tamamı olduğu gibi duruyor.en büyük hazinem.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Emin Güleç.
(19.01.2026 14:13 - #3097)
Aramızdan ayrılan Sevdiklerimizin; Saygı, Minnetle, Allah'ın Rahmeti Üzerlerine, Mekanları Cennete, Işıklar İçinde Olsunlar!
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
İrfan Ünver Nasrattınoğlu
(19.01.2026 14:24 - #3098)
Allah Rahmet eylesin. Merhum babanızı böyle güzel bir anı yazıyla yad'etmiş olmanızı takdirle karşılıyor ve sizi yürekten tebrik ediyorum. Diyarbakır benim de 5 yıl 3,Hv.Kv.K.lığındaki görevlerimi; İzmir Hv. Lisan Okulu'ndan ben de geçmiştim. Orada aldığım İngilizce ile Dünyayı dolaştım. Bana kimi anılarımı hatırlatan yazınız için ayrıca teşekkür ediyorum, sevgili Rıfat Yörük. Bir gün bir yerde karşılaşırsak, yanaklarınızdan öpeceğim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Hüseyin Yılmaz
(19.01.2026 15:43 - #3099)
Her babayım diyenin çocukları üzerinde hep pozitif bir etkisi olmalıdır. Babanıza Allah rahmet eylesin.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Tevfik Ovacık
(19.01.2026 16:01 - #3100)
Babanız nasıl bir miras bırakmış.. Paylaştıkça çoğalan. Hayatın kilidini safha safha size vermiş. Yaptığınız her etkinlik, yadığınız her cümle, okuduğunuz her hece babanıza rahmet olsun inşaallah.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nurten ozturk
(19.01.2026 21:00 - #3101)
Rıfat bey, babanız ışıklar içinde uyusun, size ne güzel anılar bırakmış. Ve siz de ne güzel anlatmışsınız. Hayat hizla akıp giderken biz o hızın peşinde kendimize, yaşadıklarımıza dair güzel ayrıntıları kaçırıyoruz çoğunlukla. Bana da babama dair çok şey hatırlattınız, teşekkürler!
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ali İhsan Papan
(19.01.2026 23:05 - #3102)
Rahmet diliyorum babanıza
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Salih KIYAT
(20.01.2026 15:35 - #3105)
Rıfat Bey, ilgi ve biraz da hüzünle okudum.Kaleminize sağlık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Aytaç Kurtuba
(20.01.2026 22:46 - #3110)
Rahmetle anıyorum babanızı sevgili Rıfat ağabeyim... Öyle ki size verdiği emek ve kazandırdığı bakış açısı şu an bizi ısıtıp aydınlatıyor...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Haydar KILIÇ
(22.01.2026 10:39 - #3119)
Geçmişin anılarını çok güzel bir yazıyla tekrardan canlandırmışsınız. Saygılarımla iyi günler dilerim
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Fikret Günalp - Diyarbakır Şair sırrı hanım ilkokulun dan arkadaşınız
(22.01.2026 19:27 - #3120)
Merhum babanıza Allah'tan rahmet diliyorum. Sizin gibi insanlığa faydalı çocuklar yetiştirmiş Mekanı Cennettir inşallah
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.