Esma DEVECİ
Köşe Yazarı
Esma DEVECİ
 

Nerde O Eski Bayramlar!

Nerde O Eski Bayramlar! Nerede o eski bayramlar? Diye soruyorum. O eski kültürlerini bugüne kadar taşımayan büyüklerime. Şöyle bir atasözü var. “Su geldi teyemmüm bozuldu.” Teknolojinin dünya alemine yansımasıyla, insanlarda bir kopukluk, birbirine karşı sevgi, saygı, hoşgörü, karışıp kaynaşma da bitmiştir. Yılda iki defa gelen dini bayramlarımızda bir gişi dört gişiyle bayramlaşmıyor. “Arap eli öpmekle dudak gararmaz.” Yaşlıları ziyaret edip gomşularımız ile bayramlaşmakla insanın şerefinden bir şey eksilmez. Benim çocukluğum dün olduğu halde, biz o eski bayramları yaşadık ve yaşıyoruz. Eskiden bayramlar yaklaştıkça yufka ekmekler yapılır, çamaşırlar yıkanır, evler temizlenirdi. Yani o gelen günün bir önemi ve yeri vardı. Günümüzde ise bayramlar bu özelliğini gaybetmiş, sıradan bir gün haline gelmiştir. Eskiden bayram sabahı erkenden kalkar, ellerimize yakılan kınayı yıkar gösterirdik büyüklerimize. Ben hep akşamdan giyer yatardım elbisemi, sabaha hazır olsun diye. Gadınlar, erkelerini bayram namazına yollar. Tabi ki buna “Bayram namazı derler, canı isteyen gılar, giden gider” Herkes pişirdiği çöreği, yemeği, ne yapmışsa, camiden erkeklerin çıkış saatinde götürürler. Yer sofraları kurulur, küçükler el öper, bayramlaşılır. Büyüklerin elleri öpüldükçe “Allah tekrarına eriştirsin” diye gönül alırlar. Çocuklar, torba torba şeker toplar. Yakınlarını sevdiklerini yeni kaybedenler ise gözyaşları içinde geçirir bayramını. Kısacası bir bayram cümbüşü oluverir her yer. O topluluk öylece mezarlığa gider, mezarlık da ziyaret edilir. Bir yaşlıya sorsam, hemen “Nerede o eski bayramlar!” diyerek içini çeker. “İmkanlar kısıtlıydı, yoktu. Ama insanlık böyle ölmemişti.” der.  
Ekleme Tarihi: 25 Aralık 2025 -Perşembe

Nerde O Eski Bayramlar!

Nerde O Eski Bayramlar!

Nerede o eski bayramlar? Diye soruyorum. O eski kültürlerini bugüne kadar taşımayan büyüklerime. Şöyle bir atasözü var. “Su geldi teyemmüm bozuldu.”

Teknolojinin dünya alemine yansımasıyla, insanlarda bir kopukluk, birbirine karşı sevgi, saygı, hoşgörü, karışıp kaynaşma da bitmiştir. Yılda iki defa gelen dini bayramlarımızda bir gişi dört gişiyle bayramlaşmıyor. “Arap eli öpmekle dudak gararmaz.” Yaşlıları ziyaret edip gomşularımız ile bayramlaşmakla insanın şerefinden bir şey eksilmez. Benim çocukluğum dün olduğu halde, biz o eski bayramları yaşadık ve yaşıyoruz.

Eskiden bayramlar yaklaştıkça yufka ekmekler yapılır, çamaşırlar yıkanır, evler temizlenirdi. Yani o gelen günün bir önemi ve yeri vardı. Günümüzde ise bayramlar bu özelliğini gaybetmiş, sıradan bir gün haline gelmiştir. Eskiden bayram sabahı erkenden kalkar, ellerimize yakılan kınayı yıkar gösterirdik büyüklerimize. Ben hep akşamdan giyer yatardım elbisemi, sabaha hazır olsun diye. Gadınlar, erkelerini bayram namazına yollar. Tabi ki buna “Bayram namazı derler, canı isteyen gılar, giden gider” Herkes pişirdiği çöreği, yemeği, ne yapmışsa, camiden erkeklerin çıkış saatinde götürürler. Yer sofraları kurulur, küçükler el öper, bayramlaşılır. Büyüklerin elleri öpüldükçe “Allah tekrarına eriştirsin” diye gönül alırlar. Çocuklar, torba torba şeker toplar. Yakınlarını sevdiklerini yeni kaybedenler ise gözyaşları içinde geçirir bayramını. Kısacası bir bayram cümbüşü oluverir her yer. O topluluk öylece mezarlığa gider, mezarlık da ziyaret edilir.

Bir yaşlıya sorsam, hemen “Nerede o eski bayramlar!” diyerek içini çeker. “İmkanlar kısıtlıydı, yoktu. Ama insanlık böyle ölmemişti.” der.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.