Kondun Yurt Ettin Göçtün Dert Ettin
Her yokuşun bir inişi, her işin bir sonu, her gonuşun bir göçüşü vardır.
Silifke Folklorunda bile; “yaz gelince her goyaklar yurt olur, güz gelince biner alaca gurt olur.” demiş. Yazın Toros Dağları’na göçen obalar, 7 ay yayladıkları yaylaklarından, sahillere doğru göçüşleri aylardan gış ayı ama onlara göre güz oluyor. Yazın göçüşleri toplu oluyor, güzün gelişleri tek tek ara ara olur. Yayladan işin eviştiren (acele edip bitiren) kar yağmadan yollara düşer.
Her kondukları yerler yurt, ileri bir yerdeki konacakları yere konalga (konak) diyorlar. Eğer daha önce oturdukları yurdun dengini bir sebepten dolayı konmadan geçitlerse yüklü develere hazırladıkları toptan verilir. Deve çekner (o konakta yük yıkılacağını bildiği için yıkılmamışsa bir ilerki konağa gadar zorlanır) onun için kepekli arpa unundan yapılan yarım kilogramlık hamuru deveye verirler. Buna deve topu denir. Konak dengini geçerken, devenin muhakkak orada durması gerekli. Çünkü deve, giderken işeyemez. Her konak denginde işemesi gerekliymiş. Buna gaşanma denir. Obalarda gomşuluk ilişkisi daha yakın ve candan oluyor. Bunun için geride yurtta galan göçüp gidene; “Gondun yurt etdin, göçtün dert etdin” diyerek sitemini dile getirir.
