GÜL BEYAZ
Evlilik deyince akıllara, iki ayrı çatı altında yaşamış aynı cinsten, iki kişinin birleşerek üçüncü bir aile çatısı oluşturmaları gelir.
Karşı komşumuz olan Ayşe Teyze 73 yaşında. Kara saçları bembeyaz olmuş, küçük yaştan beri içindeki aşk ateşini söküp atamamanın derdiyle, kamburlaşan beli, titreyen elleri, feri sönmüş kara gözleri, bir anda zor da olsa gülümsemesiyle gamzelenen al yanakları, yanıp tutuşan dudaklarından yaşadıklarını nisan yağmuru gibi döküverdi.
"Kimi sever alamaz, kimi bulur gıymatını bilemez." diye başladı sözlerine; "Sarıaydın Köyü'nde doğdum. 6 yaşında anam babamdan ayrıldı. Analık elinde böyüdüm. 18 yaşına gadar bir gün görmedim. Gomşumuzun oğlu Mustafa (Cihan Şahı) ile birbirimize yangılıydık. Dünür oldular, babam beni Mustafa'ya verdi. Düğün yapıldı, 6 yıl evli galdım çocuğum olmadı. Bir gün gaynanam gocamla gardaş olduğumu, ayrılacağımızı söyledi. Bu laf günlerce, aylarca sürdü. Hocalara, müftülere danışıldı. Sonu ayrılıkla noktalandı. Batıl inanışa göre; çocuk girklıyken gıyılmaması için, analar çocuklar değişerek emzirirmiş. Sütkardeşi olurlarmış bizim gibi.
Güzel olduğum için bana Gül Beyaz derlerdi. Küçük yaştan beri Cihan Şahu ile Gül Beyaz'ın güzelliği obalarda dillere destandı. Fakat o günden sonra ayrılığımız dillere düştü. Cihan Şahı ayrıldıktan 6 ay sonra aklını gaybetti.
Çok sevdiği Gül Beyaz'ıma ne maniler, ne ağıtlar söylenir
Saçını taramış vermiş tuman
Ak göğsün üstünde zem zem pinar
Ne de bulmuşlar ayrılığın zamanı
Gül Beyaz’ım gittiğin yolun uğurlu olsun
Yatağından gaktı kınalı davşan
Okundu ikindi olmadı aşam
Yine mi gelin edecekler sürmeli Aşşam
Getdiğin yolların uğurlu olsun.
Kocam ayrılığımızın 9. ayı gara sevdadan öldü.
Ölü ayrılıktan, diri ayrılık zor" diyen Ayşe teyze, yıllar önce yaşadıklarını bugün yaşamış gibi anlatt
Kaynak kişi: Saraydın Köyü Ayşe Kara (73)
