Ayrılma-Ayırma
Ayrı ev olma: Yörük obalarında baba ocağından kopup da ayrı bir çadırın sahibi olmak öyle golay iş değildir.
Evlenme çağına gelen oğlan evlendirilir, ayrı çadır içinde yaşamını devam ettirir. Yaparsa törelere karşı gelmiş olur.
Belli bir zamanı geçmeden, anne baba ayırır veya oğlan anlaşarak ayrılsa da obanın ve törenin baskısı bu durumu engeller. “Sonra el gün ne der” diye düşünülür. Ancak tüm koşullar tamamlandığında ayrılmak bir haktır.
Baba sağ, oğul gendi gendine yeterli duruma gelmiş ise (çocuklar yetişmiş, gendi gendine göçüp konabilecekse) artık ayrılma bir bakıma çadıra rahatlık verir.
Ayırma işi başlı başına bir töredir. Obaların ileri gelenleri; garılı gocalı toplanır. Bir hayvan kesilir, yemekler pişirilir, yenir, içilir. Ana; yaptığı dokumaları, kapları, çul, çuval, keçe, kilim, yatak, haranı, kazan, çark, topak tas, tava, helke, kaşık torbası, tuz torbası, bulgur, yağ, un, çökelek gibi şeyler ayrılır. Ev ayırma çadırla olur. Dokunup dikilen çadır, evin tenef (yanı-yakınındaki) yurda tutulur. İçine eşyalar yerli yerine konur. Tutulan çadırın ocağına, başı bütün bir gadın ateş yakar.
Baba mallardan mal ayırır. Boz deve ile köşsek, sarı inek danasıyla, bir eşek, bir at, davar gibi hayvanları verir. Ayrılanlar, büyüklerin ellerini öper. Büyükler de onlara dua ederler: “Biriniz bin olsun”, “Çocuklar, hayırlı olsun. Bugünden sonra varınızı yoğunuzu öğrenin, ayrı pişirin, ayrı yeyin” derler.
Yeni çadıra girilir, dua okunur. “Allah dumanınızı doğru çıkarsın” dedikten sonra herkes dağılır.
