Tevfik OVACIK
Köşe Yazarı
Tevfik OVACIK
 

Kaybolan Sır, Bilinç

Kaybolan Sır, Bilinç Son zamanlarda yaşadıklarımıza bakalım; Hızla tüketiyoruz. Çılgın alışverişler yapıyoruz tabii ki bütün borçlanma imkânlarını zorlayarak. Sahiplik duygularımız yaşamımızda çok etkili tabi ki maddi sahiplik. Sevgi bile alışverişe dönmüş, aşk bir hitap sözcüğü olmuş. Hırçın bir kazanma duygusu toplumun motivasyon gücü haline gelmiş. Başarı zehirli bir ödül, öyle ki; onu elde etmek için insanların bir birin kırması, etkisizleştirmesi yok sayması genel kural haline gelmiş. Sadece benzemeye çalışıyoruz, Ben de satın aldım, ben de gittim, eğlendim, en pahalısına sahibim zenginliği, senin sahip olamadığına sahibim, kimsede olmayan bende sahipliği elit olmanın en basit göstergesi olmuş. Modayı ya da moda olarak empoze edilen yaşam benim yaşamım! Normal ve sosyal medya ortamının sunduğu etkili seçenekler, bu yaşamın tabii ortamını hazırlanması en büyük etken, Yapay zekânın inanılmaz  algılama ve etkileme gücünün adeta ruhumuzun derinlikleri ile uyumlu çalışması., Bunu yaparken kendimize çevremize karşı kaybettiğimiz duyarlılık halimiz, Sorgulamadan hayatı idame etme gayretimiz, sonucunda sadece bize sunulanı doğru kabul etmemiz. Taraf haline getirilen bakış açımızla sevdiğimizin yanlışını hoş gören, sevmediğimizin doğrusunu itibarsızlaştırma ruh haletimiz, Sadece sevdiklerimizi doğru kabul edip, nefret ettiklerimizi doğru olsa bile kabul edemeyişimiz, Bize dayatılan algılarla doğru kabullerimizi gerçek ihtiyaçlarımız zannetmemiz, Alışkanlıklarımızın hapsinden kurtulamayan özgür irademiz, Sadece bireysel değil, toplumsal ve kurumsal yönetim düzeyinde de bir yarış var. Başarılı olma adına toplumun gözünü boyama saikıyla yapılan, toplumun algısını olumla girişimleri ile onun desteğine sahip olma gayreti, Değişik kurumsal seviyelerde ve etkili organizasyonlarda bulunan yöneticilerin başarılı olma adına her türlü imkânı, yönetim biçimi olarak edepli edepsiz demeden kullanma arzuları, Bunun için kendilerini başarılı yapacak güçlerle kurdukları ilişkiler, Gücün problemi çözerken toplumun imkânlarının suiistimal edilmesi, Gücün sağladığı destekle kendilerini güçlü ve başarılı görmeye başlamaları, Potansiyel imkânları harekete geçirme yerine başka kurumlara, şehirlere ve ülkelere benzeme gayretimiz. Bir yerde gördüğümüz güzel bir gelişmenin zaman içerisinde olgunlaştığını düşünmeden hemen kendi kurumumuza, şehrimize ve ülkemize uydurma biçimini aydın bir yönetim biçimi olduğunu düşünmemiz, Bunun neticesinde değişik güç odaklarının kullanışlı araçları haline gelmemiz, Aslında sosyal sorumluluk amacıyla kazancının bir kısmını topluma harcama aracı olan sponsorluğun; edepsiz bir çıkar ilişkisine dönüşmesi, milletin ve devletin imkanlarının ipotek edilmesi, yönetimin güçlerin kullanışlı araçları haline getirilmesi, cezadan kaçınma yolu açılması, Tıpkı küresel ilişkilerdeki Epstein dosyalarında olduğu gibi kirli ilişkilerin tesis edilmesi ile vatandaşın, milletin insanlığın imkânlarının tehdit, taciz, korkutma yolu ile kullanılarak istismar edilmesi, Çevremizin, ülkemizin hatta küresel olarak bütün insanlığın refah dengesinin bozukluğuna bakarsak bu yöntemin halk ve insanlık lehine olmadığını görürüz. Bu taktik kurumların çoğunda başarı olarak kullanmış yeniden seçilmiş,  başarılı kariyerler sağlamıştır. Böyle bir nizamda eksik olan ne? Sizin de fark ettiğiniz gibi bireysel ve toplumsal bilincin etkisiz hale getirilmesidir. Yani oluşturulan algılarla irademizin kullanılamaz hale gelmesi ama yeni hayat biçimini bizim irademiz sanmamız. Eğer bugün bu düzenden kurtulmak istiyorsak; Sır haline gelen bilinci hayatın gerçek gücü yapmalıyız. Önce kendimizi bilinçlendirmeliyiz. Sorgulayarak, okuyarak analiz ederek, hazır reçetelerden korunarak bilinç seviyemizi yükseltmeliyiz. Sonra çevremizi bilinçlendirmek için çevremizle güçlü istişareler kurmalıyız. Başta kendimiz olmak üzere en az bir kişinin bilinçli yaşamasına vesile olabiliriz. Devlet kurumları temsil ettikleri örgütlerin tamamında bilinçlendirme, iradeyi ortaya koyma projeleri yapabilirler. Meslek kuruluşları kendi üyelerinin hem mesleki hem yaşamsal olarak gerçek potansiyelin ortaya çıkarılması için üyelerin katılımını sağlayacak projeler yapılabilir. Sanayi ve ticaret odaları gelişen sosyal ve ekonomik şartlara göre üyelerinin bilinç düzeyini artırıcı etkinlikler yapabilir. Bugün ticaret ve sanayi kuruluşlarımızın katma değer üreten bir gelişmişliğe adapte olamaması değişen şartlara göre bilinç düzeyimizin olgunlaşmamasındandır. Belediyeler imkânlarının potansiyeline göre projeler yapmalı. Gelişen şartları öngörmeli planlarını ona göre yapmalı. Sakinlerini bilinçlendirme adına devlet desteği de sağlayarak projeler yapmalı. Mesela, bugünkü şehir içi trafik bozuklukları tıkanan yollar, bilinçsiz trafik kullanıcılarından kaynaklanmaktadır. Trafik adeta toplumun faydalı zamanın büyük bir kısmını gasp etmektedir. Çözüm vardır.  İktidar ve muhalefet sadece iktidarda kalmak ya da iktidara gelmek için değil devleti ve milleti güçlü kılmak için toplumun bilincini gerçek gücüne ulaştırmak için çalışmalıdır. Siyaset kapalı devre ilişkilerden kurtarılmalıdır. Ekiplerin karanlık odalarına hapis olmuş yönetim biçimleri Akurumun, devletin dolaysıyla milletin ve insanlığın aleyhine en tehlikeli ve kullanışlı aracı haline gelebilir. Bugünün ötekileştiren ya da itibarsızlaştıran siyaset arenası milletin bilincini köreltir, küresel güçlerin kullanımına elverişli hale getirir. Görmek istiyorsanız İran’a, Ukrayna’ya bakalım. Küresel güçlerin yönetim biçimi; Bireylerin, toplumların ve onu temsil eden yönetimlerin bilincini etkisizleştirmek, Algılarla iradelerini bükmek, ruhlarını satın alarak kendi kontrol alanını güçlendirmektir. Bireysel ve toplumsal olarak kaybolmaya yüz tutan bilincimizi canlandıralım. Bilinç sırrını açığa çıkarmak, sahip oldukça gerçeğe yaklaşmak, bilinçle irademizi kullanır hale gelmek gerçek uygarlığın da hazırlayıcısı olacaktır. Her birey, bilinç düzeyini yükselterek; farkına varma, sahiplenme, sorunu ve kendisini doğru ifade etme atılımcı ve paylaşımcı insanlardan oluşan bir toplumun oluşumuna vesile olabilir. Çünkü bizim binlerce yıllık birikime sahip bilinç alt yapımız var.  
Ekleme Tarihi: 01 Mart 2026 -Pazar

Kaybolan Sır, Bilinç

Kaybolan Sır, Bilinç

Son zamanlarda yaşadıklarımıza bakalım;

Hızla tüketiyoruz.

Çılgın alışverişler yapıyoruz tabii ki bütün borçlanma imkânlarını zorlayarak.

Sahiplik duygularımız yaşamımızda çok etkili tabi ki maddi sahiplik.

Sevgi bile alışverişe dönmüş, aşk bir hitap sözcüğü olmuş.

Hırçın bir kazanma duygusu toplumun motivasyon gücü haline gelmiş.

Başarı zehirli bir ödül, öyle ki; onu elde etmek için insanların bir birin kırması, etkisizleştirmesi yok sayması genel kural haline gelmiş.

Sadece benzemeye çalışıyoruz,

Ben de satın aldım, ben de gittim, eğlendim, en pahalısına sahibim zenginliği, senin sahip olamadığına sahibim, kimsede olmayan bende sahipliği elit olmanın en basit göstergesi olmuş.

Modayı ya da moda olarak empoze edilen yaşam benim yaşamım!

Normal ve sosyal medya ortamının sunduğu etkili seçenekler, bu yaşamın tabii ortamını hazırlanması en büyük etken,

Yapay zekânın inanılmaz  algılama ve etkileme gücünün adeta ruhumuzun derinlikleri ile uyumlu çalışması.,

Bunu yaparken kendimize çevremize karşı kaybettiğimiz duyarlılık halimiz,

Sorgulamadan hayatı idame etme gayretimiz, sonucunda sadece bize sunulanı doğru kabul etmemiz.

Taraf haline getirilen bakış açımızla sevdiğimizin yanlışını hoş gören, sevmediğimizin doğrusunu itibarsızlaştırma ruh haletimiz,

Sadece sevdiklerimizi doğru kabul edip, nefret ettiklerimizi doğru olsa bile kabul edemeyişimiz,

Bize dayatılan algılarla doğru kabullerimizi gerçek ihtiyaçlarımız zannetmemiz,

Alışkanlıklarımızın hapsinden kurtulamayan özgür irademiz,

Sadece bireysel değil, toplumsal ve kurumsal yönetim düzeyinde de bir yarış var.

Başarılı olma adına toplumun gözünü boyama saikıyla yapılan, toplumun algısını olumla girişimleri ile onun desteğine sahip olma gayreti,

Değişik kurumsal seviyelerde ve etkili organizasyonlarda bulunan yöneticilerin başarılı olma adına her türlü imkânı, yönetim biçimi olarak edepli edepsiz demeden kullanma arzuları,

Bunun için kendilerini başarılı yapacak güçlerle kurdukları ilişkiler,

Gücün problemi çözerken toplumun imkânlarının suiistimal edilmesi,

Gücün sağladığı destekle kendilerini güçlü ve başarılı görmeye başlamaları,

Potansiyel imkânları harekete geçirme yerine başka kurumlara, şehirlere ve ülkelere benzeme gayretimiz.

Bir yerde gördüğümüz güzel bir gelişmenin zaman içerisinde olgunlaştığını düşünmeden hemen kendi kurumumuza, şehrimize ve ülkemize uydurma biçimini aydın bir yönetim biçimi olduğunu düşünmemiz,

Bunun neticesinde değişik güç odaklarının kullanışlı araçları haline gelmemiz,

Aslında sosyal sorumluluk amacıyla kazancının bir kısmını topluma harcama aracı olan sponsorluğun; edepsiz bir çıkar ilişkisine dönüşmesi, milletin ve devletin imkanlarının ipotek edilmesi, yönetimin güçlerin kullanışlı araçları haline getirilmesi, cezadan kaçınma yolu açılması,

Tıpkı küresel ilişkilerdeki Epstein dosyalarında olduğu gibi kirli ilişkilerin tesis edilmesi ile vatandaşın, milletin insanlığın imkânlarının tehdit, taciz, korkutma yolu ile kullanılarak istismar edilmesi,

Çevremizin, ülkemizin hatta küresel olarak bütün insanlığın refah dengesinin bozukluğuna bakarsak bu yöntemin halk ve insanlık lehine olmadığını görürüz.

Bu taktik kurumların çoğunda başarı olarak kullanmış yeniden seçilmiş,  başarılı kariyerler sağlamıştır.

Böyle bir nizamda eksik olan ne?

Sizin de fark ettiğiniz gibi bireysel ve toplumsal bilincin etkisiz hale getirilmesidir.

Yani oluşturulan algılarla irademizin kullanılamaz hale gelmesi ama yeni hayat biçimini bizim irademiz sanmamız.

Eğer bugün bu düzenden kurtulmak istiyorsak;

Sır haline gelen bilinci hayatın gerçek gücü yapmalıyız.

Önce kendimizi bilinçlendirmeliyiz. Sorgulayarak, okuyarak analiz ederek, hazır reçetelerden korunarak bilinç seviyemizi yükseltmeliyiz.

Sonra çevremizi bilinçlendirmek için çevremizle güçlü istişareler kurmalıyız.

Başta kendimiz olmak üzere en az bir kişinin bilinçli yaşamasına vesile olabiliriz.

Devlet kurumları temsil ettikleri örgütlerin tamamında bilinçlendirme, iradeyi ortaya koyma projeleri yapabilirler.

Meslek kuruluşları kendi üyelerinin hem mesleki hem yaşamsal olarak gerçek potansiyelin ortaya çıkarılması için üyelerin katılımını sağlayacak projeler yapılabilir.

Sanayi ve ticaret odaları gelişen sosyal ve ekonomik şartlara göre üyelerinin bilinç düzeyini artırıcı etkinlikler yapabilir. Bugün ticaret ve sanayi kuruluşlarımızın katma değer üreten bir gelişmişliğe adapte olamaması değişen şartlara göre bilinç düzeyimizin olgunlaşmamasındandır.

Belediyeler imkânlarının potansiyeline göre projeler yapmalı. Gelişen şartları öngörmeli planlarını ona göre yapmalı. Sakinlerini bilinçlendirme adına devlet desteği de sağlayarak projeler yapmalı. Mesela, bugünkü şehir içi trafik bozuklukları tıkanan yollar, bilinçsiz trafik kullanıcılarından kaynaklanmaktadır. Trafik adeta toplumun faydalı zamanın büyük bir kısmını gasp etmektedir. Çözüm vardır.

 İktidar ve muhalefet sadece iktidarda kalmak ya da iktidara gelmek için değil devleti ve milleti güçlü kılmak için toplumun bilincini gerçek gücüne ulaştırmak için çalışmalıdır.
Siyaset kapalı devre ilişkilerden kurtarılmalıdır.

Ekiplerin karanlık odalarına hapis olmuş yönetim biçimleri Akurumun, devletin dolaysıyla milletin ve insanlığın aleyhine en tehlikeli ve kullanışlı aracı haline gelebilir.

Bugünün ötekileştiren ya da itibarsızlaştıran siyaset arenası milletin bilincini köreltir, küresel güçlerin kullanımına elverişli hale getirir.
Görmek istiyorsanız İran’a, Ukrayna’ya bakalım.

Küresel güçlerin yönetim biçimi;

Bireylerin, toplumların ve onu temsil eden yönetimlerin bilincini etkisizleştirmek,

Algılarla iradelerini bükmek, ruhlarını satın alarak kendi kontrol alanını güçlendirmektir.

Bireysel ve toplumsal olarak kaybolmaya yüz tutan bilincimizi canlandıralım.
Bilinç sırrını açığa çıkarmak, sahip oldukça gerçeğe yaklaşmak, bilinçle irademizi kullanır hale gelmek gerçek uygarlığın da hazırlayıcısı olacaktır.

Her birey, bilinç düzeyini yükselterek; farkına varma, sahiplenme, sorunu ve kendisini doğru ifade etme atılımcı ve paylaşımcı insanlardan oluşan bir toplumun oluşumuna vesile olabilir.

Çünkü bizim binlerce yıllık birikime sahip bilinç alt yapımız var.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Şerife
(01.03.2026 20:23 - #3176)
Gerçekler bunlar maleseff ben şahsım olarak hiç bu akıma katılmadım sürekli tüketmek başta kendini tüketmek sonrasında ülkeyi tüketmek
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.