Tevfik OVACIK
Köşe Yazarı
Tevfik OVACIK
 

Düşük Maliyetli Küresel Silahlar

Düşük Maliyetli Küresel Silahlar Çağımızın karar mekanizması güç sahibi olmak. Güçlü olan düzenin kuralını belirliyor. Tabii ki bu kurallar da o düzenin sürdürülmesini sağlıyor. Adalet güç açısından çok pahalı ve onun için riskli.  Adalet gücün çevresini değil toplumun genelini düşünmek demektir.  Onun için güç adaleti sevmez. Güç maliyeti düşürmek için kendine güçlü sınırları olan kaleler kurar ve oradan etkili stratejiler üretir. Kendi bencil dünyasının etkisini kaybetmemek için her türlü kararını uygulamaya çalışır. Bu kuralların edepli olması ya da olmaması onun için çok önemli değildir. Ancak edepliymiş gibi gösterilmesi gösterip asıl amacını gizleyerek, onu toplum adına yapılıyormuş gibi göstermek ister. Uyguladıkları yöntem budur. Güç varlığını, güçlenerek sürdürmek için gerekli tedbirleri alır. Bunu en düşük maliyetle yapmak ister. Küresel güçler de kendi bencil politikaları nedeni ile çarpık gelişen toplumların göçlerinden, bilinçlenmesinden, refah talep etmesinden çekinir,  bunun için mikro dayanışmalarla tehlike arz etmesini önleyecek sistemler kurar. Şu an ikici dünya savaşı ile koydukları kurallar da geçerliliğini yitirdi. Birleşmiş milletler, Güvenlik Konseyi, İnsan hakları beyannamesi, Adalet divanı hükmünü kaybetti. Düzen hızla bozuluyor. Küresel bütün karar ve eylemler gücün iki dudağı arasına sıkıştı. Bu bozulma insanların ve toplumların canını tamamen yakıncaya kadar da devam edecek görünüyor. Bu gelişmenin farkında olup, canı yananlar daha şimdiden var ama büyük çoğunluk bunun farkında değil. Bu can yanması küresel toplumun üzerinde anlaşacağı ana kadar da devam edecek gözüküyor. Küresel güçler bu bozulmayı hızlandırmaya çalışıyorlar. Ki ‘’great reset ‘’dedikleri büyük sıfırlamayı başarsınlar. Sonra da yeni nizamı kursunlar. Tabii ki istedikleri büyüklükte bir dünya düzeni ile. Kitleleri kontrol etmek için sürekli yeni silahlar, yeni mekanizmalar oluşturuyorlar. Son noktada büyük vuruşu yapmak ve yok etmek amacı ile lazım olursa o silahları kullanmak için.   Peki, bu silahlar neler; Biyolojik silahlar. Laboratuvarlarda üretilmiş virüsler; bunlarla salgın hastalıklar oluşturup sonra kontrol altına alarak tatbikatlar yapıyorlar. COVİD 19 Pandemisi bunun en büyük örneği. Artık bu virüsün yayılma hızı ve nasıl kontrol edebileceklerini çok iyi biliyorlar. Bir de Pandemi ilan yetkisi istiyorlar. Dünya Sağlık Örgütü ülkelere bir anlaşma imzalatmaya çalışıyor. Bir şehir ya da bölgede salgın hastalık olursa pandemi ilan etmek istiyorlar. Yani müdahale etmek istedikleri bölgesel alanlara bu şehir, köy eyalet ya da ülke ve ülkeler olabilir, bu yetkiye dayanarak o ülkenin kendi iradesinin dışında bir güçle pandemi ilan ederek müdahaleye açık hale getirecekler. İklimi de silah haline getirmeye çalışıyorlar. İklimi kontrol eden coğrafyayı kontrol eder. Bölgesel kuraklıklar, açlıklarla insanları çaresiz bırakabilirler. Bunun için bulutları Gümüş iyodür ile tohumlama yöntemi ile yağışları kontrol altına alma yöntemleri geliştiriyorlar. Afetler oluşturma ya da kuraklıklar meydana getirme bu çalışmanın sonuçlarından bazıları… Küresel yangınlarla ormanları ve yaşam alanlarını yok etme. Hayvanları kontrol etme, gıda arzını kontrol etme, yapay gıdalarla insanı kontrol etme İnsanın ve bitkilerin genleri ile oynayarak kontrol edilebilir insan ve habitatını oluşturmak Son günlerde olduğu gibi genleri ile oynanmış sivrisineklerle sadece kendi etkilerini yaygınlaştırabilecek biyolojik yapılar oluşturmak Yer sarsıntıları ve depremlerle coğrafyaları ve toplumları istedikleri gibi kontrol altına almaya çalışmak İnsan beynine müdahale yolları, insanlara chipler takarak, sözüm ona onların yaşamını kolaylaştırırken onları bir merkezden kontrol edilebilir hale getirmek Akıllı uygulamalarla evlerimizi ve araçlarımızı daha şimdiden kontrol edebiliyorlar. Chipli bütün araçlar daha şimdiden merkezlerin kontrolüne geçti bile Modern toplum insanı becerilerini sınırlayarak köreltirken, yapay zeka ile de zihni kısırlığımızın önünü açmaya çalışıyorlar. Yapay zekâ destekli sosyal medya ile ruhlarımız onların kontrolüne geçti. Zamanın büyük kısmını onlar için kullanıyoruz. Onların kurguladığı yaşam algoritması en sevdiğimiz yaşam oldu.  Sosyal medya,  beklentilerimizi inşa ediyor. Artık kendimiz olmakta zorlanıyoruz. Ele geçirilen arzu ve beklentilerimiz belki de onların en ucuz silahı. Kendi irademizle onların tetiğini çekiyoruz Peki, ne yapacağız? Aslında bu düşük maliyetli silahlara karşı sıfır maliyetli savunmalarımız var Öncelikle hızla bilincimize sahip çıkacağız. Kabahati kimseye yükletmeden önce kendimiz harekete geçeceğiz. Okuyacağız, irdeleyeceğiz. Sorgulayacağız. Birilerinin aklı ile değil kendi aklımızla. Sorgulamadan irdelemeden duyduğumuz öğrendiğimiz bir bilgi ile biz küresel bozucuların silahlarının taşıyıcıları haline gelebiliriz. Söylenti ve yanlış propaganda birçok bölgesel çatışmanın kaynağıdır bunu unutmayalım. Kaliteli taleplerimizi harekete geçirelim. CİMER’e yazalım. Devlete yazalım. Siyasilere yazalım iletelim konuşalım.  Bıkmadan. Küresel güçlerin yüz yıldır üzerinde çalıştığı silahlara karşı biz bir söylemle,  bir iletmeyle karşı koyacağımızı sanırsak yanılırız. Bıkmadan usanmadan Bizi yönetenleri seçerken bir zahmet araştırarak seçeceğiz. Önümüze getirilenleri değil bizim öne sürdüklerimiz arasından seçeceğiz Önce kendimizi sonra çevremizi sürekli uyandıracağız.   Kendimizle beraber en az bir kişinin bile bilincini harekete geçirebilsek bu yolda başarılı olamaya başladık demektir. İktidarı ve muhalefeti sadece eleştirmek onların ekmeğine yağ sürmektir. İktidar veya muhalefet olsun partilerimizi de harekete geçireceğiz. Önce kendimizden, partimizden ve çevremizden düzelmeye başlayacağız. Suç bulmak, hata bulmak, sadece eleştirmek çözüm üretmemek onların en kullanışlı silahı olacaktır. Çünkü hata ve eksik arayarak, doğruları ödüllendirmeyerek, iyi davranışları kıymetlendirmeyerek onların değirmenine su taşırız. İçimizdeki narsist kişilikler, benciller, ego sahipleri küresel bozucuların gizli elamanlarıdır. Onlar kendi varlıklarını güçlendirirken çevrelerini, içinde bulundukları toplumları kıymetsiz odakları haline getirerek toplumu onlar lehine itibarsızlaştıran kişiliksiz yapılardır. Bilinç bu bozulmanın panzehridir. Hepimizde potansiyel olarak bilinç vardır ama harekete geçmemiş olabilir. Bir kişi bile bazen bir insanlığı harekete geçirebilir. Bunun önünde engel olarak arzu, isteklerimiz ve beklentilerimiz vardır. Gerçek ihtiyaçlarımız bize kılavuz olacaktır.  
Ekleme Tarihi: 14 Haziran 2026 -Pazar

Düşük Maliyetli Küresel Silahlar

Düşük Maliyetli Küresel Silahlar

Çağımızın karar mekanizması güç sahibi olmak.

Güçlü olan düzenin kuralını belirliyor. Tabii ki bu kurallar da o düzenin sürdürülmesini sağlıyor.

Adalet güç açısından çok pahalı ve onun için riskli.  Adalet gücün çevresini değil toplumun genelini düşünmek demektir.  Onun için güç adaleti sevmez. Güç maliyeti düşürmek için kendine güçlü sınırları olan kaleler kurar ve oradan etkili stratejiler üretir. Kendi bencil dünyasının etkisini kaybetmemek için her türlü kararını uygulamaya çalışır. Bu kuralların edepli olması ya da olmaması onun için çok önemli değildir. Ancak edepliymiş gibi gösterilmesi gösterip asıl amacını gizleyerek, onu toplum adına yapılıyormuş gibi göstermek ister. Uyguladıkları yöntem budur.

Güç varlığını, güçlenerek sürdürmek için gerekli tedbirleri alır. Bunu en düşük maliyetle yapmak ister.

Küresel güçler de kendi bencil politikaları nedeni ile çarpık gelişen toplumların göçlerinden, bilinçlenmesinden, refah talep etmesinden çekinir,  bunun için mikro dayanışmalarla tehlike arz etmesini önleyecek sistemler kurar.

Şu an ikici dünya savaşı ile koydukları kurallar da geçerliliğini yitirdi. Birleşmiş milletler, Güvenlik Konseyi, İnsan hakları beyannamesi, Adalet divanı hükmünü kaybetti. Düzen hızla bozuluyor. Küresel bütün karar ve eylemler gücün iki dudağı arasına sıkıştı.

Bu bozulma insanların ve toplumların canını tamamen yakıncaya kadar da devam edecek görünüyor.

Bu gelişmenin farkında olup, canı yananlar daha şimdiden var ama büyük çoğunluk bunun farkında değil. Bu can yanması küresel toplumun üzerinde anlaşacağı ana kadar da devam edecek gözüküyor. Küresel güçler bu bozulmayı hızlandırmaya çalışıyorlar. Ki ‘’great reset ‘’dedikleri büyük sıfırlamayı başarsınlar. Sonra da yeni nizamı kursunlar. Tabii ki istedikleri büyüklükte bir dünya düzeni ile.

Kitleleri kontrol etmek için sürekli yeni silahlar, yeni mekanizmalar oluşturuyorlar. Son noktada büyük vuruşu yapmak ve yok etmek amacı ile lazım olursa o silahları kullanmak için.

 

Peki, bu silahlar neler;

  • Biyolojik silahlar. Laboratuvarlarda üretilmiş virüsler; bunlarla salgın hastalıklar oluşturup sonra kontrol altına alarak tatbikatlar yapıyorlar. COVİD 19 Pandemisi bunun en büyük örneği. Artık bu virüsün yayılma hızı ve nasıl kontrol edebileceklerini çok iyi biliyorlar.
  • Bir de Pandemi ilan yetkisi istiyorlar. Dünya Sağlık Örgütü ülkelere bir anlaşma imzalatmaya çalışıyor. Bir şehir ya da bölgede salgın hastalık olursa pandemi ilan etmek istiyorlar. Yani müdahale etmek istedikleri bölgesel alanlara bu şehir, köy eyalet ya da ülke ve ülkeler olabilir, bu yetkiye dayanarak o ülkenin kendi iradesinin dışında bir güçle pandemi ilan ederek müdahaleye açık hale getirecekler.
  • İklimi de silah haline getirmeye çalışıyorlar. İklimi kontrol eden coğrafyayı kontrol eder. Bölgesel kuraklıklar, açlıklarla insanları çaresiz bırakabilirler. Bunun için bulutları Gümüş iyodür ile tohumlama yöntemi ile yağışları kontrol altına alma yöntemleri geliştiriyorlar. Afetler oluşturma ya da kuraklıklar meydana getirme bu çalışmanın sonuçlarından bazıları…
  • Küresel yangınlarla ormanları ve yaşam alanlarını yok etme.
  • Hayvanları kontrol etme, gıda arzını kontrol etme, yapay gıdalarla insanı kontrol etme
  • İnsanın ve bitkilerin genleri ile oynayarak kontrol edilebilir insan ve habitatını oluşturmak
  • Son günlerde olduğu gibi genleri ile oynanmış sivrisineklerle sadece kendi etkilerini yaygınlaştırabilecek biyolojik yapılar oluşturmak
  • Yer sarsıntıları ve depremlerle coğrafyaları ve toplumları istedikleri gibi kontrol altına almaya çalışmak
  • İnsan beynine müdahale yolları, insanlara chipler takarak, sözüm ona onların yaşamını kolaylaştırırken onları bir merkezden kontrol edilebilir hale getirmek
  • Akıllı uygulamalarla evlerimizi ve araçlarımızı daha şimdiden kontrol edebiliyorlar. Chipli bütün araçlar daha şimdiden merkezlerin kontrolüne geçti bile
  • Modern toplum insanı becerilerini sınırlayarak köreltirken, yapay zeka ile de zihni kısırlığımızın önünü açmaya çalışıyorlar.
  • Yapay zekâ destekli sosyal medya ile ruhlarımız onların kontrolüne geçti. Zamanın büyük kısmını onlar için kullanıyoruz. Onların kurguladığı yaşam algoritması en sevdiğimiz yaşam oldu.  Sosyal medya,  beklentilerimizi inşa ediyor. Artık kendimiz olmakta zorlanıyoruz.
  • Ele geçirilen arzu ve beklentilerimiz belki de onların en ucuz silahı. Kendi irademizle onların tetiğini çekiyoruz

Peki, ne yapacağız?

Aslında bu düşük maliyetli silahlara karşı sıfır maliyetli savunmalarımız var

  • Öncelikle hızla bilincimize sahip çıkacağız.
  • Kabahati kimseye yükletmeden önce kendimiz harekete geçeceğiz. Okuyacağız, irdeleyeceğiz. Sorgulayacağız. Birilerinin aklı ile değil kendi aklımızla.
  • Sorgulamadan irdelemeden duyduğumuz öğrendiğimiz bir bilgi ile biz küresel bozucuların silahlarının taşıyıcıları haline gelebiliriz. Söylenti ve yanlış propaganda birçok bölgesel çatışmanın kaynağıdır bunu unutmayalım.
  • Kaliteli taleplerimizi harekete geçirelim. CİMER’e yazalım. Devlete yazalım. Siyasilere yazalım iletelim konuşalım.  Bıkmadan. Küresel güçlerin yüz yıldır üzerinde çalıştığı silahlara karşı biz bir söylemle,  bir iletmeyle karşı koyacağımızı sanırsak yanılırız. Bıkmadan usanmadan
  • Bizi yönetenleri seçerken bir zahmet araştırarak seçeceğiz. Önümüze getirilenleri değil bizim öne sürdüklerimiz arasından seçeceğiz
  • Önce kendimizi sonra çevremizi sürekli uyandıracağız.   Kendimizle beraber en az bir kişinin bile bilincini harekete geçirebilsek bu yolda başarılı olamaya başladık demektir.
  • İktidarı ve muhalefeti sadece eleştirmek onların ekmeğine yağ sürmektir. İktidar veya muhalefet olsun partilerimizi de harekete geçireceğiz. Önce kendimizden, partimizden ve çevremizden düzelmeye başlayacağız.
  • Suç bulmak, hata bulmak, sadece eleştirmek çözüm üretmemek onların en kullanışlı silahı olacaktır. Çünkü hata ve eksik arayarak, doğruları ödüllendirmeyerek, iyi davranışları kıymetlendirmeyerek onların değirmenine su taşırız.
  • İçimizdeki narsist kişilikler, benciller, ego sahipleri küresel bozucuların gizli elamanlarıdır. Onlar kendi varlıklarını güçlendirirken çevrelerini, içinde bulundukları toplumları kıymetsiz odakları haline getirerek toplumu onlar lehine itibarsızlaştıran kişiliksiz yapılardır.

Bilinç bu bozulmanın panzehridir. Hepimizde potansiyel olarak bilinç vardır ama harekete geçmemiş olabilir.

Bir kişi bile bazen bir insanlığı harekete geçirebilir.

Bunun önünde engel olarak arzu, isteklerimiz ve beklentilerimiz vardır.

Gerçek ihtiyaçlarımız bize kılavuz olacaktır.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.