Necdet CANARAN
Köşe Yazarı
Necdet CANARAN
 

KİMİ MİKROFONLA KONUŞUR

Çorap Söküğü   KİMİ MİKROFONLA KONUŞUR KİMİ FONDİP YAPAR Kelimelerin birbirini kovaladığı, cümlelerin peş peşe sıralandığı; gündemin baş döndürücü hızla değiştiği zamanlarda arşiv, gazetecinin can simidi olur. “Güneş çarığı, ayak çarığı sıkar” misali, gün gelir söylenen sözler yeniden hatırlanır, eski kayıtlar bugüne ışık tutar. Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile tutuklu Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in geçmişteki konuşmalarını arşivden dinledim. Ardı sıra Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı da yapan İmamoğlu ve Seçer’in memleketten demokrasiye; liyakatten adalete; şeffaflıktan hesap verebilirliğe uzanan sözleri dikkatimi çekti.  Mikrofon elde, memleket dilde! İki lafın üçü Türkiye, üç lafın dördü liyakat… Dört lafın beşi kuvvetler ayrılığı, beş lafın altısı halkın iradesi… Altı lafın yedisi özgürlük, yedi lafın sekizi bağımsız yargı... Sekiz lafın dokuzu şeffaflık, dokuz lafın onu hesap verebilirlik! Sözde memleket, özde millet! Mikrofonda hakikat, hayatta adalet! Peki, bunca sözün sonu nereye çıkar? Mikrofon konuşur, megafon coşar, diyafon çalar, telefon kayda alır… Söz sözü kovalar, ses sesi aşar. Ama bir de fon var! Fon büyür, para döner, isimler dolaşır; derken savcılık devreye girer, dosyalar açılır. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı rakamlar şöyle: 141 gerçek kişi, 73 tüzel kişi… Toplam 214 kişi! Üç ayrı fon, 187 milyar 653 milyon lira haksız kazanç! Hesap sorulmadan hüküm verilmez; hesap verilmeden de güven gelmez! Mesele yalnızca fon değil, paranın nereden geldiği, nereye gittiği… Kimin neyi bildiği, kimin neyi gizlediği… Bunların cevabını sloganlar değil, deliller ve hukuk verecek! Bir tarafta siyasetin fonetiği: Mikrofon, megafon, diyafon, telefon… Öte tarafta bir fon hikâyesi: Para, isim, soruşturma! Sonra gelsin kelime oyunu: Kimi mikrofonla konuşur, kimi megafonla... Kimi telefonda anlatır, kimi fonda kaybolur. Kimi de fondip yapar! Ama hukuk fondip yapmaz, inceler. Vicdan susmaz, hesap sorar! Gelelim arınmaya… Kir varsa temizlensin. İz varsa sürülsün. Suç varsa kanıtlansın. Haksız kazanç varsa hesabı sorulsun! Termosifon yansın, su ısınsın; vicdan uyansın! Sifon çekilecekse çekilsin ama suçu örtmek için değil, hukuku işletmek için! Zira fon kiri deterjanla değil, hesap vermekle çıkar! Günün sonunda mikrofon susar, megafon yorulur, telefonun kaydı kapanır, gramofonun plağı biter… Ama hakikat bitmez, hesap bitmez, hukuk bitmez! Fon gelir, fon gider; söz uçar, kayıt kalır. Gürültü diner, gerçek kalır. Kiminin elinde mikrofon, kiminin önünde dosya, kiminin peşinde hesap… * Bu kadar yeter, bana müsaade! Malum, işimiz gazetecilik. Daha gidilecek yerler var. Mikrofonu bırakıp yola düşmek gerek. -Yediğim pekmez, gittiğim Merzifon!  
Ekleme Tarihi: 13 Ekim 2026 -Salı

KİMİ MİKROFONLA KONUŞUR

Çorap Söküğü

 

KİMİ MİKROFONLA KONUŞUR

KİMİ FONDİP YAPAR

Kelimelerin birbirini kovaladığı, cümlelerin peş peşe sıralandığı; gündemin baş döndürücü hızla değiştiği zamanlarda arşiv, gazetecinin can simidi olur.

“Güneş çarığı, ayak çarığı sıkar” misali, gün gelir söylenen sözler yeniden hatırlanır, eski kayıtlar bugüne ışık tutar.

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile tutuklu Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in geçmişteki konuşmalarını arşivden dinledim.

Ardı sıra Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı da yapan İmamoğlu ve Seçer’in memleketten demokrasiye; liyakatten adalete; şeffaflıktan hesap verebilirliğe uzanan sözleri dikkatimi çekti. 

Mikrofon elde, memleket dilde!

İki lafın üçü Türkiye, üç lafın dördü liyakat… Dört lafın beşi kuvvetler ayrılığı, beş lafın altısı halkın iradesi… Altı lafın yedisi özgürlük, yedi lafın sekizi bağımsız yargı... Sekiz lafın dokuzu şeffaflık, dokuz lafın onu hesap verebilirlik!

Sözde memleket, özde millet! Mikrofonda hakikat, hayatta adalet!

Peki, bunca sözün sonu nereye çıkar?

Mikrofon konuşur, megafon coşar, diyafon çalar, telefon kayda alır… Söz sözü kovalar, ses sesi aşar.

Ama bir de fon var!

Fon büyür, para döner, isimler dolaşır; derken savcılık devreye girer, dosyalar açılır.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı rakamlar şöyle: 141 gerçek kişi, 73 tüzel kişi… Toplam 214 kişi!

Üç ayrı fon, 187 milyar 653 milyon lira haksız kazanç!

Hesap sorulmadan hüküm verilmez; hesap verilmeden de güven gelmez!

Mesele yalnızca fon değil, paranın nereden geldiği, nereye gittiği… Kimin neyi bildiği, kimin neyi gizlediği…

Bunların cevabını sloganlar değil, deliller ve hukuk verecek!

Bir tarafta siyasetin fonetiği: Mikrofon, megafon, diyafon, telefon…

Öte tarafta bir fon hikâyesi: Para, isim, soruşturma!

Sonra gelsin kelime oyunu:

Kimi mikrofonla konuşur, kimi megafonla... Kimi telefonda anlatır, kimi fonda kaybolur. Kimi de fondip yapar!

Ama hukuk fondip yapmaz, inceler. Vicdan susmaz, hesap sorar!

Gelelim arınmaya…

Kir varsa temizlensin. İz varsa sürülsün. Suç varsa kanıtlansın. Haksız kazanç varsa hesabı sorulsun!

Termosifon yansın, su ısınsın; vicdan uyansın!

Sifon çekilecekse çekilsin ama suçu örtmek için değil, hukuku işletmek için!

Zira fon kiri deterjanla değil, hesap vermekle çıkar!

Günün sonunda mikrofon susar, megafon yorulur, telefonun kaydı kapanır, gramofonun plağı biter…

Ama hakikat bitmez, hesap bitmez, hukuk bitmez!

Fon gelir, fon gider; söz uçar, kayıt kalır. Gürültü diner, gerçek kalır.

Kiminin elinde mikrofon, kiminin önünde dosya, kiminin peşinde hesap…

*

Bu kadar yeter, bana müsaade!

Malum, işimiz gazetecilik. Daha gidilecek yerler var. Mikrofonu bırakıp yola düşmek gerek.

-Yediğim pekmez, gittiğim Merzifon!

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.