ÇORAP SÖKÜĞÜ
ZİYA PAŞA CAMDAN BAKIYOR
Aslen Sinoplu olan, Atinalı Diyojen’i bilmeyen, işitmeyen kalmış mıdır?
Fıçıda yaşayan, başıboş dolaşan, pervasız feylesof.
Gündüz vakti elinde fenerle dolaşırken ne aradığı soruluyor.
O da belirtiyor:
- Dürüst bir insan arıyorum!
*
Sene geçti, mevsim geçti.
Yağmur geçti, dolu geçti, kar geçti. Kış geçti, bahar geçti, yaz geçti.
Hayat geçti, ömür geçti, yaş geçti. Gün battı gece oldu, güneş doğdu sabah oldu.
Tutkuyla bağlandığımız yalnız ve güzel ülke ‘Yeni’ Türkiye’de, halk gündüz vakti elinde fener ‘insan’ arayan Sinoplu Diyojen gibi fellik fellik dürüstlük arıyor.
*
Hangi kapıyı çalsan.
Hangi yolda yürüsen.
Hangi pencereyi açsan.
Hangi perdeyi aralasan.
Hangi köşebaşına baksan.
Herkes Diyojen.
Herkes ama herkes;
“Hak” diyor…
“Hukuk” diyor…
“Adalet” diyor.
“Barış” diyor…
“Özgürlük” diyor…
*
Sokaklar, çarşı pazar sakız çiğniyor: İş, aş, liyakat…
*
Herkes mağdur.
Herkes yılmış, herkes şikâyetçi, herkes ama herkes tepkili.
Liseli gençler, üniversiteli gençler, emekliler, asgari ücretliler, işsizler hele kadınlar hele onlar...
*
Hangi kapıyı çalsan.
Hangi yolda yürüsen.
Hangi pencereyi açsan.
Hangi perdeyi aralasan.
Hangi köşebaşına baksan Diyojen.
Artık herkes Diyojen.
Herkes, herkes, herkes…
*
Neyse, boş ver sevgili.
Şarkı çok güzel. Sesi aç, Leonard Cohen söylüyor:
“Herkes biliyor, geminin su aldığını. Herkes biliyor, kaptanın yalan söylediğini. Ve herkes biliyor, zarların hileli olduğunu.”
*
Bitirirken…
Yağmur yağıyor, seller akıyor, Ziya Paşa camdan bakıyor:
- Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?
