Çorap Söküğü
AYIP ŞEYLER OLUYOR SÜLEYMAN ABİ
Her bir işin lambası da vardır, feneri de… Her bir işin mumu da vardır, idaresi de…
Ülke, bu son zamanlarda “Güler misin, ağlar mısın?” bi yer oldu. Vah yazık!
Şimdi dinleyin de şaşkınlıktan ister tırnaklarınızı, ister bir başka taraflarınızı yiyin, ister masal belleyin:
Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer bir süredir, bir kısım siyasi çevrelerde, bir kısım medyada, bir kısım soysal medyada linç yiyor.
Pinpon topu gibi kanal kanal koşturan gazetecilerden…
Yazları şu kanalda, baharda bu kanalda fink atan süzme ‘fikir’ (!) erbabından…
Fırıldaklardan… Yoldan, davadan dönenlerden…
Rüzgârgülü siyasetçilerden…
Fırfırlardan, kaypaklardan, kaypak zeminde yol tutanlardan…
Puslu havacılardan, bulanık suculardan…
Bir o yana, bir bu yana yatan şaşkınlardan…
Tenhalarda, menhalarda dümen çeviren kıtıpiyoslardan…
Uçurtmacılardan, uçan balonculardan… Bukalemun gibi kabuk değiştirenlerden… Daldan dala konan kuşlardan…
Fırıldak çevirenlerden…
Vahap Seçer linç yiyor.
*
Sebep? Suçu, günahı ne?
“Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi'nin değerleriyle büyüdüm. Bu köklü çatıya ve değerlerine yürekten bağlıyım.” demiş Seçer.
Başka ne günah işlemiş?
“Partimizin bize çok emeği var, bizim de partimizde yıllarımız, köklü ve güçlü bir geçmişimiz var. Partimizi korumak ve kollamak en öncelikli görevimizdir. Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi'ni yüceltmek için mücadele ettik, bundan sonra da aynı mücadeleyi sürdüreceğiz.”
Başka, daha başka ne günah işlemiş?
“Yolum Mustafa Kemal’in yolu” demiş, Atatürk'ün kurduğu CHP’de kalmış.
*
Seçer’i seversiniz, sevmezsiniz. Yaptığı tercihi beğenirsiniz, beğenmezsiniz. Bu kin, bu nefret dili nedir yahu?
Yönetmenliğini Halit Refiğ'in yaptığı, senaryosunu Ümit Ünal'ın kaleme aldığı ‘Teyzem’ filminde Müjde Ar'ın canlandırdığı Üftade karakteri efsaneleşmiş replikte şöyle der:
- Ayıp şeyler oluyor Süleyman abi.
Üftade ne de haklıymış:
- Güler misin, ağlar mısın memleketimizde ayıp şeyler oluyor Süleyman abi.
*
Biliyorum, biliyorsun, biliyor, biliyoruz: Butlan Kemal Kılıçdaroğlu CHP’sinden hiçbir şeycikler olmaz.
Sokağı görüyor, işitiyoruz: CHP, Butlan Kılıçdaroğlu ile gireceği ilk genel seçimde baraj altında kalır. Milletvekili çıkaramaz.
“Ben şahsen, bizzat kendim” sokaktan bakınca, sokağı dinleyince böyle görüyorum ama Sayın Seçer’in tercihine saygı duyuyorum.
Adam, “İster sevin, ister vurun. Ben böyleyim” diyor.
Adam, duruşuyla, tavrıyla Pir Sultan Abdal’ın sözünü hatırlatıyor:
- Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.
Adam, fikri hür, vicdanı hür bir tonda nokta atışı yapıyor:
- Mustafa Kemal'in yolundayım ve Cumhuriyet Halk Partili olmaktan gurur duyuyorum.
Bitti, nokta.
*
Bir yabancı gazeteci, Tansu Çiller başbakanlığında, DYP-SHP koalisyonu ile kurulan I. Çiller Hükümeti'nde (50. Hükümet) Dışişleri Bakanı Mümtaz Soysal’a sormuştu hani:
- Şahin misiniz, güvercin misiniz?
Soysal’ın yanıtı şu üç sözcük olmuştu hani:
- Ben kuş değilim!
*
Üftade ile başladım. Pir Sultan Abdal’ın sözüyle yol aldım. Mümtaz Soysal ile soluklandım, ‘Baba’ Süleyman Demirel ile bitireyim:
- Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl değildir.
Sonuç yerine…
Vahap Seçer yoldan, davadan dönen, rüzgârgülü siyasetçi değildir. Siyasi tercihinin bir karşılığı olacaktır ama linç değildir.
Binaenaleyh, Vahap Seçer ‘daldaki kuş’ değildir.
