YEREL LAFLAR: 4
Yaşadığımız dünyada mutluluklarımız ve üzüntülerimizle var oluruz. Bu duygular olmaz ise yaşamın bir anlamı kalmaz. Bunları ifade şeklimiz konusunda yerelde kullandıklarımızdan örnekler vermek istiyorum.
Çok hoşumuza giden bir şey olduğunda ve giyilecek bir şeyse “eyi keleş” olmuş “cıncık” gibi deriz. Biri onu giydiyse amma da yakışdı ha deriz. Sevinçten ayağı yere basmayana “gafası yelli” deriz. “Uçuyor deriz.” “Kuyruğu tava sapı oldu” deriz.
Güzel bir kız gören gencin bazen “ağzının suyu akar”. Bazen düğünde pişen keşgahın kokusu uzaktan “ağzımızın suyunu” akıtır “eyi datlı olmuştur” deriz. Bazen “buldun gevrek ekmeği gevrek gevrek gülersin” deriz. Bir yakınımız bir konuda başarı elde ettiyse seviniriz “çiğnimiz yükselir.” Hele birde “dili güllü” birisi bir iki laf ediverdiyse ”değmeyin keyfimize”.

Üzüldüğümüzde “boğün çok gasavetliyim” deriz. Birine çok kızmış isek “ileniriz”. “Evine ataş düşecise” diriz. “Adı batasıca” deriz. Bazen dertlerden “bus bus bungalırız” Bazen “sakızı boka düşürür” domuşuruz. Canımız burnumuzda olur. Ciğerler acısı hale düşebiliriz. O zaman “cinler başımıza” ağabilir.” Çığırından çıkabiliriz”. Bu durumda en iyisi” Çakal ödlüye yatıp “curruğu çekmek”. Biri bizi “dürter” dingede” düşeriz. Dipcik gibi ayağa kalkarız. Gördüğümüz kötü manzara karşısında “dizlerimizin bağı” çözülebilir. “Dut yemiş bülbül” gibi oluruz.
Sizin de içinde bulunduğunuz sevinç ve üzüntülü anlarınızda kullandığınız yerel diyebileceğiniz kelimeler varsa yorumlara yazıp, bunların kayıt altına alınmasına katkıda bulunabilirsiniz.
