Yerel laflar 3
Dil bilimci değilim ama yerel kelimelerden hareketle yaşadığımız ve bildiğimiz dönemin kültürünü aktarma ve kayıt altına alma adına bu yazıları yazmaktayım. Eksiğimiz yanlışımız olabilir yorumlarda düzeltebilir veya destek olursunuz.
Yoyulma kelimesi ile başlamak istiyorum. Biz bozulan kullanma imkanı olmayan veya değerini bulmayan durumlar için kullanmaktayız. Olumsuzluk bildirmektedir.
Köyün en güzel kızıydı zorula uzaktan akrabalarıymış bi çocuğa virdiler “gızı yoydular” deriz.
Fistan dikerin diye oturmuş 5 metrelik gumaşı kesmiş. Yakası eref olmuş eteği bir hoş, “yoymuş yos” idmiş, deriz.
Her olumsuzluğa da yoyulmuş demeyiz elbette.
Yumurta bozulunca yoyulmuş demeyiz “cılk olmuş” deriz. Süt bozulmuş ile “süt kesilmiş” deriz. Yoğurt bozulmuş ise ekşimiz deriz. Tereyağı bozulmuş ise “sırıncımış” deriz. Deri peyniri bozulmaya başlamış ise “gicimiklenmiş” deriz. Aldığımız alet çalışmıyorsa bozuldu” deriz. Araba çalışmıyorsa “arıza yaptı” deriz. Adam arıza yaptığında, hastalandığında ise “kelleşti” deriz. Araba eski ve çok bozuluyorsa “çarkıt” deriz. Birine laf yetiştirip lafı tam gediğine koyduğumuzda “adam amma bozuldu” deriz. Yemeği zamanında tüketmeyip uygun ortamda bırakmayıp kokuttuysak hem yoyulmuş hemde kokmuş deriz.
Karpuza yoyuldu demeyiz de içi geçmiş deriz. Çulu çabıdı “yoyulmasın” diye “ayazlatırız”. Çelimsiz hastalıklı çocuğa “aydaş “ deriz. Bir esnafın işlerinin bozulmasına “batmış” deriz.
Kaporasız yapılmış bir alışverişten caymaya senin alışverişin cılk oluyor hemşerim deniz.
İnatlaşanlardan birinin öbüründen alacağını isterken “ciğerini sökeceğim” der. Elinden her şeyi alınana da “ciğerler acısı” deriz. Sevmediğimiz biri öldüyse “cartayı çekti “deriz. Bakır kazanın kalayı kaybolmuş ise “cenkleşmiş” deriz. Ağaçlarımız aşırı soğuğa maruz kaldı ise “don vurdu” deriz. Aşırı sıcağa maruz kaldı ise “börttü” deriz.
Bundan sonrasına da siz devam edebilirsiniz. Kelimelerimiz ve kelamımız unutulmasın.
