İrfan Ünver NASRATTINOĞLU
Köşe Yazarı
İrfan Ünver NASRATTINOĞLU
 

GÜLNAR’LI PROF. DR. HALİL CİN’İN ARDINDAN

BAŞKENTTEN SELAM   GÜLNAR’LI PROF. DR. HALİL CİN’İN ARDINDAN             Akademik değerlere sahip olan insanlarımız, bir o taydan, bir bu taydan göç edip gidiyorlar… Bakü’den giden Neriman Muallimin acısı yüreğimizi yakarken, Halil Cin Hoca’nın gidişiyle bir daha sarsıldım…             Prof. Dr. Halil Cin’i, Konya’da, Selçuk Üniversitesi’nin Rektörlük makamına oturduğu günlerde tanıdım. Değerli dostum, kardeşim Prof. Dr. Saim Sakaoğlu da Erzurum’dan Konya’ya nakl-i mekân etmiş, Halk Kültürü Ordusunun baş komutanı olmuştu. O’nun düzenlediği bir etkinlik için Konya’ya vardığımızda, Prof. Dr. Halil Cin ile de şerefyab olmuştum.             Tanıdığım Halil Cin, tevazu içre tavırları, konuşmaları, duruş ve düşünceleri ile adeta yüreğimde taht kurmuştu. Sonraki günlerde, zamanlarda, her karşılaşmamızda bana ismimle hitap eden, sevgiye sevgi, saygıya saygı gösteren bir insandı… Siyasete soyunup, Mersin (İçel) Milletvekili olarak TBMM’nde yer almasından sonra, gerek, seçim bölgesi içinde bulunan Mersin, Silifke, Mut, Anamur vb. gibi kentlerde, gerekse başkent Ankara’da zaman zaman karşılaştığımızda da samimi-dostça görüşmelerimiz oluyordu. Zira benim bir ayağım andığım kentlerdeki kültür, sanat, folklore etkinliklerinde, bir ayağım da basın kartı hamili bir gazeteci olarak Başkent’teki kültür, sanat olaylarında idi…             Halil Cin 1942 yılında, Mersin’in Gülnar ilçesinde doğdu. ilk ve orta öğrenimini doğduğu kentte, lise eğitimini ise Mersin'de tamamladı. Eğitim hayatındaki başarılarını Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile sürdüren Cin, 1964 yılında bu okuldan mezun oldu. Kariyerine Ankara hâkim adayı olarak adım attı ama kısa süre sonra akademik alana yöneldi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde asistan olarak görev yapmaya başladı.             Akademik basamakları hızla tırmanan Prof. Dr. Halil Cin, 1969 yılında hukuk doktorasını tamamladı. Aynı yıl İsviçre Hükümeti'nin verdiği bursla Fribourg ve Lausanne üniversitelerinde uluslararası düzeyde bilimsel araştırmalar yürüttü. Türkiye’ye döndükten sonra akademik çalışmalarını yoğunlaştıran Cin, 1973 yılında doçent, 1979 yılında ise profesör ünvanını aldı. Halil CİN             Yalnızca üniversite kürsülerinde değil, devletin farklı kurumlarında da kritik sorumluluklar üstlendi. 1971-1978 yılları arasında Polis Enstitüsünde öğretim üyesi olarak ders veren Cin, 1975-1982 yılları arasında Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığında hukuk danışmanlığı görevini yürüttü. Uluslararası alanda da aktif olan Cin, merkezi Paris’te bulunan L’Islam et Occident Derneği üyeliği, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu başkanlığı ve TRT Yönetim Kurulu üyeliği gibi kamusal görevlerde bulundu.             Hukuk Doktoru idi. Doktora, Doçentlik ve Profesörlük tezleri Türk hukuku ile ilgili konuları içeriyordu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmiş; Öğretim Üyeliği, Diyarbakır Dicle Üniversitesi ve Konya Selçuk Üniversitesi Rektörlükleri, 20. Dönem İçel (Mersin) Milletvekilliği ile TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanlığı yaptı. Evli ve iki çocuk babasıydı. Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı ve KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliği görevlerini yürütmüştür. Ayrıca Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Misafir Öğretim üyesi olarak ders vermiştir.             Prof. Dr. Halil Cin özellikle 1984-1995 yılları arasında yürüttüğü Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü döneminde üniversitenin gelişiminde gösterdiği çabalar ve yarattığı eserler, akademik camiada büyük izler bıraktı. Görev yaptığı dönemde birçok fakülte, yüksekokul ve araştırma biriminin kurulmasına öncülük eden Cin, Selçuk Üniversitesi’nin Türkiye’nin en büyük ve köklü üniversiteleri arasına girmesinde büyük emek verdi.             Halil Cin, akademik görevlerinin yanı sıra siyasette de yer aldı. 20. Dönem İçel (Mersin) Milletvekili olarak TBMM’de görev yapan Cin, Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanlığı görevini de üstlendi.             Siyasi kariyerinin ardından vakıf üniversitelerinde ve yükseköğretim kurumlarında yöneticiliğe devam eden Cin; KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliği yaptı ve Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı görevini yürüttü.             Akademik kariyerinin yanı sıra siyasette de görev alan Halil Cin, 1995 yılında Rektörlük görevinden istifa etti. Anavatan Partisi (ANAP)’nden Mersin Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de görev yaptı. Meclis çatısı altında ülkenin eğitim politikalarına katkı sunan Cin, TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanlığı görevini üstlendi.             Karaman’da da adı verilen bir caddeyle anılan Prof. Dr. Halil Cin, eğitim camiasına yaptığı katkılar nedeniyle Konya ve Karaman’da saygıyla anılan isimler arasında yer alıyordu.             Prof. Dr. Halil Cin’in vefatı, başta Selçuk Üniversitesi camiası olmak üzere Konya, Karaman ve akademi dünyasında üzüntüyle karşılandı.             Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, hemşehrilerine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.             Prof. Dr. Halil Cin’in çok sayıdaki bilimsel makalelerinin yanısıra kitap bütünlüğünde yayımlanmış olan eserleri de şunlardır:             1. Eski Hukukumuzda Boşanma, 1974-1988             2. Eski ve Yeni Hukukumuzda Mer’a, Yaylak ve Kışlaklar,1975-1980-1983             3. Osmanlı Toprak Düzeni ve Bu Düzenin Bozulması, 1978-1985             4. İslam Ve Osmanlı Hukukunda Evlenme, 1988             5. Dinamik Bir Doktrin Veya İdeoloji Olarak Atatürkçülük, 1988             6. Türk Hukuk Tarihi Kamu Hukuku, 1989             7. Türk Hukuk Tarihi Özel Hukuk, 1989             8. Tarihi Bir Yönetim Ve Toplum Biçimi Olarak Feodalite ve Osmanlı Devleti, 1995             Prof. Halil Cin  eğitime ve kültüre katkılarından dolayı Fransız Kültür Bakanlığınca ‘Sanat ve Edebiyat Şövalyeliği’ unvanına layık görülürken, İtalya Cumhurbaşkanlığı tarafından da ‘liyakat nişanı’ almış bir insandı. Ayrıca Türkiye-Azerbeycan arasındaki ilişkilerin gelişmesindeki katkılarından dolayı Bakü M. Emin Razulzade Devlet Üniversitesi tarafından ‘Fahri Hukuk doktoru’ payesi verilmişti.              Prof. Dr. Halil Cin, merkezi Paris’te bulunan I’Islam et Occident Derneği, TRT Yönetim Kurulu Üyeliği ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlıkları’nda da başarılı çalışmaları ile iz bırakmış bir bilim adamıydı.             Veli Bey ile Ayşe Hanım çiftinin üç çocuğundan birisi olarak Gülnar Bozağaç köyünde dünyaya gelmiş olan Halil Cina, geçen yıl kaybettiği Emel Hanımla 1964 yılında nişanlandı, 1965’te de evlendiler. Bu evlilikten iki oğul dünyaya geldi. Gökhan Prof. Dr. olarak, Mersin Üniversitesi Kardiyoloji Bölüm Başkanlığı yapmakta; öteki oğul Onursal ise Doç. Dr. olarak Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde görevlidir.             “Konya Mübarek Bir Yer” diyen Prof. Cin bir söyleşide diyor ki:              Konya’da hayatımın beşte birini geçirdim. 43 yaşımda Konya’ya geldim. 54 yaşında ise Konya’dan ayrıldım. 11.5 yıl burada görev yaptım. Herkesin hayatında dönüm noktası olmuştur. Benim de ailemin de Selçuk Üniversitesi bir dönüm noktası oldu, bir eser bıraktık. Vicdan huzuru ile çok mutlu olduk. Konya’ya gelirken şimdi sanki kendi evimize gelir gibi hatta buralardan hiç ayrılmamış gibi geliyoruz. Kendimi öz be öz Konyalı gibi görüyorum. Beni mecliste bile Konya milletvekili olarak biliyorlardı. Konya ile özdeşleşmiş oldum. Konya’yı tanıyordum. Konya mübarek bir yer, müstesna bir merkez. Konya’ya hizmet edenler hizmeti Allah rızası için yapılan bir görev olarak görürler. Ben de bu görevi huzur içinde yaptım. Bunun şahidi gazeteci olarak da sizlersiniz. Sabah 7.30’da görevimin başında olurdum. İlk zamanlar beni 7.30’da makamımda görenler gözlerine inanamıyorlardı. Özel kalem gelmeden ben makama geliyordum. Göreve başladığım zaman yeni tespitler yaptık.             Selçuk Üniversitesi’nde çok güzel mücadeleler verdik. 1987 yılında öğretmen ve öğrencilerimizle alt yapısı, yolu, suyu olmayan, şehrin 20 kilometre dışındaki yere bugünkü kampüsü kurduk. Sabah saat 7’de oralara gidip buralardaki inşaatları kontrol ediyordum.              KKTC’nde büyük çabayla düzenlediğim Uluslararası sempozyumda (sağdan): İrfan Ünver, Prof. İ. A. Çubukçu, Prof. Dr. Halil Cin, Bn. T. Onuk, Rauf Denktaş, Prof. Anna Masala, Polonyalı Prof. Chimielowska, Vali Bahaeddin Güney, N. K. Zeybek, Mehmet Önder.             Halil Bey siyaseti sevmemişti. Yüzüne başka, ardından baş şeyler söylenilen bir yerdi siyaset!... Bu hususta merhum Cin’le konuşmuştuk. Gerçekten siyaseti sevmemişti ve mutlu değildi. Zaten kendisi de bir vesileyle şöyle demişti:  “Daha sonra baktık bu iş bize göre değil. Zaten pişmanlığım ilk anlarda belli olmuştu. Bunun üzerine siyasetten rektörlüğe zorunlu bir geçiş yaptık. Daha sonra eşimle birlikte Mersin’e geldim. Çağ Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesini kurduk. 7 sene burada dekanlık yaptım. 2006 sonbaharından bu yana da Ufuk Üniversitesi’nde derslere giriyorum….” Allah Rahmet eylesin güzel insan, büyük insan, adam gibi adam, Prof. Dr. Halil Cin, ben sizi iyi tanıyan bir kişi olarak derim ki, meânınız uçmağdır… Yani Cennet…  
Ekleme Tarihi: 17 Ağustos 2026 -Pazartesi

GÜLNAR’LI PROF. DR. HALİL CİN’İN ARDINDAN

BAŞKENTTEN SELAM

 

GÜLNAR’LI PROF. DR. HALİL CİN’İN ARDINDAN

            Akademik değerlere sahip olan insanlarımız, bir o taydan, bir bu taydan göç edip gidiyorlar… Bakü’den giden Neriman Muallimin acısı yüreğimizi yakarken, Halil Cin Hoca’nın gidişiyle bir daha sarsıldım…

            Prof. Dr. Halil Cin’i, Konya’da, Selçuk Üniversitesi’nin Rektörlük makamına oturduğu günlerde tanıdım. Değerli dostum, kardeşim Prof. Dr. Saim Sakaoğlu da Erzurum’dan Konya’ya nakl-i mekân etmiş, Halk Kültürü Ordusunun baş komutanı olmuştu. O’nun düzenlediği bir etkinlik için Konya’ya vardığımızda, Prof. Dr. Halil Cin ile de şerefyab olmuştum.

            Tanıdığım Halil Cin, tevazu içre tavırları, konuşmaları, duruş ve düşünceleri ile adeta yüreğimde taht kurmuştu. Sonraki günlerde, zamanlarda, her karşılaşmamızda bana ismimle hitap eden, sevgiye sevgi, saygıya saygı gösteren bir insandı… Siyasete soyunup, Mersin (İçel) Milletvekili olarak TBMM’nde yer almasından sonra, gerek, seçim bölgesi içinde bulunan Mersin, Silifke, Mut, Anamur vb. gibi kentlerde, gerekse başkent Ankara’da zaman zaman karşılaştığımızda da samimi-dostça görüşmelerimiz oluyordu. Zira benim bir ayağım andığım kentlerdeki kültür, sanat, folklore etkinliklerinde, bir ayağım da basın kartı hamili bir gazeteci olarak Başkent’teki kültür, sanat olaylarında idi…

            Halil Cin 1942 yılında, Mersin’in Gülnar ilçesinde doğdu. ilk ve orta öğrenimini doğduğu kentte, lise eğitimini ise Mersin'de tamamladı. Eğitim hayatındaki başarılarını Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile sürdüren Cin, 1964 yılında bu okuldan mezun oldu. Kariyerine Ankara hâkim adayı olarak adım attı ama kısa süre sonra akademik alana yöneldi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde asistan olarak görev yapmaya başladı.

            Akademik basamakları hızla tırmanan Prof. Dr. Halil Cin, 1969 yılında hukuk doktorasını tamamladı. Aynı yıl İsviçre Hükümeti'nin verdiği bursla Fribourg ve Lausanne üniversitelerinde uluslararası düzeyde bilimsel araştırmalar yürüttü. Türkiye’ye döndükten sonra akademik çalışmalarını yoğunlaştıran Cin, 1973 yılında doçent, 1979 yılında ise profesör ünvanını aldı.

Halil CİN

            Yalnızca üniversite kürsülerinde değil, devletin farklı kurumlarında da kritik sorumluluklar üstlendi. 1971-1978 yılları arasında Polis Enstitüsünde öğretim üyesi olarak ders veren Cin, 1975-1982 yılları arasında Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığında hukuk danışmanlığı görevini yürüttü. Uluslararası alanda da aktif olan Cin, merkezi Paris’te bulunan L’Islam et Occident Derneği üyeliği, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu başkanlığı ve TRT Yönetim Kurulu üyeliği gibi kamusal görevlerde bulundu.

            Hukuk Doktoru idi. Doktora, Doçentlik ve Profesörlük tezleri Türk hukuku ile ilgili konuları içeriyordu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmiş; Öğretim Üyeliği, Diyarbakır Dicle Üniversitesi ve Konya Selçuk Üniversitesi Rektörlükleri, 20. Dönem İçel (Mersin) Milletvekilliği ile TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanlığı yaptı. Evli ve iki çocuk babasıydı. Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı ve KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliği görevlerini yürütmüştür. Ayrıca Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Misafir Öğretim üyesi olarak ders vermiştir.

            Prof. Dr. Halil Cin özellikle 1984-1995 yılları arasında yürüttüğü Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü döneminde üniversitenin gelişiminde gösterdiği çabalar ve yarattığı eserler, akademik camiada büyük izler bıraktı. Görev yaptığı dönemde birçok fakülte, yüksekokul ve araştırma biriminin kurulmasına öncülük eden Cin, Selçuk Üniversitesi’nin Türkiye’nin en büyük ve köklü üniversiteleri arasına girmesinde büyük emek verdi.

            Halil Cin, akademik görevlerinin yanı sıra siyasette de yer aldı. 20. Dönem İçel (Mersin) Milletvekili olarak TBMM’de görev yapan Cin, Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanlığı görevini de üstlendi.

            Siyasi kariyerinin ardından vakıf üniversitelerinde ve yükseköğretim kurumlarında yöneticiliğe devam eden Cin; KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliği yaptı ve Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı görevini yürüttü.

            Akademik kariyerinin yanı sıra siyasette de görev alan Halil Cin, 1995 yılında Rektörlük görevinden istifa etti. Anavatan Partisi (ANAP)’nden Mersin Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de görev yaptı. Meclis çatısı altında ülkenin eğitim politikalarına katkı sunan Cin, TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanlığı görevini üstlendi.

            Karaman’da da adı verilen bir caddeyle anılan Prof. Dr. Halil Cin, eğitim camiasına yaptığı katkılar nedeniyle Konya ve Karaman’da saygıyla anılan isimler arasında yer alıyordu.

            Prof. Dr. Halil Cin’in vefatı, başta Selçuk Üniversitesi camiası olmak üzere Konya, Karaman ve akademi dünyasında üzüntüyle karşılandı.

            Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, hemşehrilerine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

            Prof. Dr. Halil Cin’in çok sayıdaki bilimsel makalelerinin yanısıra kitap bütünlüğünde yayımlanmış olan eserleri de şunlardır:

            1. Eski Hukukumuzda Boşanma, 1974-1988

            2. Eski ve Yeni Hukukumuzda Mer’a, Yaylak ve Kışlaklar,1975-1980-1983

            3. Osmanlı Toprak Düzeni ve Bu Düzenin Bozulması, 1978-1985

            4. İslam Ve Osmanlı Hukukunda Evlenme, 1988

            5. Dinamik Bir Doktrin Veya İdeoloji Olarak Atatürkçülük, 1988

            6. Türk Hukuk Tarihi Kamu Hukuku, 1989

            7. Türk Hukuk Tarihi Özel Hukuk, 1989

            8. Tarihi Bir Yönetim Ve Toplum Biçimi Olarak Feodalite ve Osmanlı Devleti, 1995

            Prof. Halil Cin  eğitime ve kültüre katkılarından dolayı Fransız Kültür Bakanlığınca ‘Sanat ve Edebiyat Şövalyeliği’ unvanına layık görülürken, İtalya Cumhurbaşkanlığı tarafından da ‘liyakat nişanı’ almış bir insandı. Ayrıca Türkiye-Azerbeycan arasındaki ilişkilerin gelişmesindeki katkılarından dolayı Bakü M. Emin Razulzade Devlet Üniversitesi tarafından ‘Fahri Hukuk doktoru’ payesi verilmişti. 

            Prof. Dr. Halil Cin, merkezi Paris’te bulunan I’Islam et Occident Derneği, TRT Yönetim Kurulu Üyeliği ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlıkları’nda da başarılı çalışmaları ile iz bırakmış bir bilim adamıydı. 

           Veli Bey ile Ayşe Hanım çiftinin üç çocuğundan birisi olarak Gülnar Bozağaç köyünde dünyaya gelmiş olan Halil Cina, geçen yıl kaybettiği Emel Hanımla 1964 yılında nişanlandı, 1965’te de evlendiler. Bu evlilikten iki oğul dünyaya geldi. Gökhan Prof. Dr. olarak, Mersin Üniversitesi Kardiyoloji Bölüm Başkanlığı yapmakta; öteki oğul Onursal ise Doç. Dr. olarak Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde görevlidir.

            “Konya Mübarek Bir Yer” diyen Prof. Cin bir söyleşide diyor ki: 

            Konya’da hayatımın beşte birini geçirdim. 43 yaşımda Konya’ya geldim. 54 yaşında ise Konya’dan ayrıldım. 11.5 yıl burada görev yaptım. Herkesin hayatında dönüm noktası olmuştur. Benim de ailemin de Selçuk Üniversitesi bir dönüm noktası oldu, bir eser bıraktık. Vicdan huzuru ile çok mutlu olduk. Konya’ya gelirken şimdi sanki kendi evimize gelir gibi hatta buralardan hiç ayrılmamış gibi geliyoruz. Kendimi öz be öz Konyalı gibi görüyorum. Beni mecliste bile Konya milletvekili olarak biliyorlardı. Konya ile özdeşleşmiş oldum. Konya’yı tanıyordum. Konya mübarek bir yer, müstesna bir merkez. Konya’ya hizmet edenler hizmeti Allah rızası için yapılan bir görev olarak görürler. Ben de bu görevi huzur içinde yaptım. Bunun şahidi gazeteci olarak da sizlersiniz. Sabah 7.30’da görevimin başında olurdum. İlk zamanlar beni 7.30’da makamımda görenler gözlerine inanamıyorlardı. Özel kalem gelmeden ben makama geliyordum. Göreve başladığım zaman yeni tespitler yaptık.

            Selçuk Üniversitesi’nde çok güzel mücadeleler verdik. 1987 yılında öğretmen ve öğrencilerimizle alt yapısı, yolu, suyu olmayan, şehrin 20 kilometre dışındaki yere bugünkü kampüsü kurduk. Sabah saat 7’de oralara gidip buralardaki inşaatları kontrol ediyordum. 

            KKTC’nde büyük çabayla düzenlediğim Uluslararası sempozyumda (sağdan): İrfan Ünver, Prof. İ. A. Çubukçu, Prof. Dr. Halil Cin, Bn. T. Onuk, Rauf Denktaş, Prof. Anna Masala, Polonyalı Prof. Chimielowska, Vali Bahaeddin Güney, N. K. Zeybek, Mehmet Önder.

            Halil Bey siyaseti sevmemişti. Yüzüne başka, ardından baş şeyler söylenilen bir yerdi siyaset!... Bu hususta merhum Cin’le konuşmuştuk. Gerçekten siyaseti sevmemişti ve mutlu değildi. Zaten kendisi de bir vesileyle şöyle demişti: 

“Daha sonra baktık bu iş bize göre değil. Zaten pişmanlığım ilk anlarda belli olmuştu. Bunun üzerine siyasetten rektörlüğe zorunlu bir geçiş yaptık. Daha sonra eşimle birlikte Mersin’e geldim. Çağ Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesini kurduk. 7 sene burada dekanlık yaptım. 2006 sonbaharından bu yana da Ufuk Üniversitesi’nde derslere giriyorum….”

Allah Rahmet eylesin güzel insan, büyük insan, adam gibi adam, Prof. Dr. Halil Cin, ben sizi iyi tanıyan bir kişi olarak derim ki, meânınız uçmağdır… Yani Cennet…

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.