BAŞKENTTEN SELAM
"Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü" BASIN BAYRAMI
24 Temmuz, Türkiye tarihinde iki kritik öneme sahip olayla öne çıkmaktadır. İlki, bugünün Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi sayılan Lozan Barış Antlaşması'nın 1923 yılında imzalandığı gün olmasıdır. İkincisi ise, İkinci Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte 1908 yılında basındaki sansürün kaldırılması anısına kutlanan “Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü”dür. Türk basınında sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak her yıl 24 Temmuz da “Gazeteciler ve Basın Bayramı” kutlanmaktadır. II. Meşrutiyetin yürürlüğe girmesiyle birlikte, çıkan gazeteler sansür memurlarına verilmeden basılmış ve bugün sansürün kaldırılması olarak tarihe geçmiştir.
İstanbul’da çıkan gazeteler, Osmanlı Devleti'nde II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 24 Temmuz 1908 günü sansür memurlarını içeri sokmama ve gazetelerini sansüre yollamadan basma kararı vermişti. Bu olayın yıldönümü, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin 1948 yılında aldığı kararla Basın Bayramı olarak ilan edilmiştir. 1971'de "bayram" olmaktan çıkmış ve adı, "Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü" olarak değiştirilmiştir.
Padişah II. Abdülhamit'in saltanatı sırasında "İstibdat dönemi" diye adlandırılan dönemde gazetelerin ancak sansür memurlarının denetiminden geçtikten sonra yayımlandığı Osmanlı Devleti'nde, II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 24 Temmuz 1908 günü, İstanbul'da çıkan bir avuç gazete, kendi aralarında sansürcüleri içeri sokmama ve gazetelerini sansüre yollamadan basma kararı vermişlerdi. Bu olay, 24 Temmuz'un “Basın Bayramı” olarak kutlanmasına vesile oldu.
Bir basın günü oluşturulması önerisi, 1946 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin kuruluşu ile gündeme geldi. Başlangıçta, Türkiye'de ilk gazetenin çıkış tarihinin Basın Bayramı olması düşünülmüştü. Ancak ilk gazetenin çıkış tarihi tartışma konusu oldu. Kimileri 1831'de Takvim-i Vakayi’nin yayınlamaya başladığı günü Türkiye'de ilk gazetenin çıktığı tarih olarak kabul ederken, kimileri resmî gazete olduğu için Takvim-i Vakayi'nin ilk gazete sayılmayacağını, 1861'de çıkan Tercüman-ı Hakikat'in Türkiye'de ilk gazete olarak kabul edilmesi gerektiğini öne sürmekteydi. İlk gazete konusunda anlaşma sağlanamayınca gazeteci Refik Halit Karay, Osmanlı Devleti'nde II. Meşrutiyet'in ilan edilişinin yıldönümü olan 24 Temmuz gününü Basın Bayramı olarak kutlamayı önerdi.
24 Temmuz günü o gün bu gündür, basın meslek örgütleri tarafından "Basın Bayramı" olarak kutlandı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, 12 Mart 1971 Muhtırası sonrası baskıların İstibdat Dönemi'ni hatırlattığı gerekçesiyle "Basın Bayramı" ifadesinin kaldırılmasına karar verdi. "Basın Bayramı", "Geleneksel Gazeteciler Günü ve Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü" adını aldı.
Bu özel gün, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti önderliğinde, meslek örgütleri tarafından kutlanmaktadır. Basın Bayramında basın meslek örgütleri, sendikalar, siyasetçiler basın özgürlüğü ve sansür ile ilgili açıklamalarda bulunur. 1989 yılından beri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, basın özgürlüğünü savunan, bu uğurda çaba harcayan bir kişi ve kuruluşu 24 Temmuz'da Basın Özgürlüğü Ödülü ile ödüllendirmektedir.
Bu vesileyle Sesimiz gazetesiyle ilişkisi olan tüm gazeteci hemşehrilerimi yürekten kutluyorum.
