“Göksu Deltası ve Akdeniz Kıyı Koruyucuları” sergisi Amphora Müzesinde…
“Göksu Deltası ve Akdeniz Kıyı Koruyucuları” sergisi Amphora Müzesinde…
8 Mayıs 2026 Cuma günü 14.30’da Amphora Müzesi’nde gerçekleştirilen sergi açılışı, öğrencilerin bilim, sanat ve çevre bilincini buluşturduğu örnek bir toplumsal farkındalık etkinliğine dönüştü. Seyfettin Tatoğlu Ortaokulu tarafından hazırlanan “Göksu Deltası ve Akdeniz Kıyıları Koruyucuları” projesi kapsamında düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve büyük ilgiyle gerçekleştirildi.
Sesimiz Haber Merkezi
Seyfettin Tatoğlu Ortaokulu tarafından hazırlanan “Göksu Deltası ve Akdeniz Kıyı Koruyucuları” projesi kapsamında düzenlenen sergi açılışı, Amphora Müzesinde gerçekleştirildi.

Göksu Deltası’nın eşsiz doğal zenginliğini, biyolojik çeşitliliğini ve denizlerimizin geleceğini konu alan proje kapsamında hazırlanan çalışmalar, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Öğrencilerin çevre bilinci ve doğa sevgisini yansıtan eserleri programa katılan davetliler tarafından ilgiyle incelendi.

Sergi açılışına Silifke Kaymakamı, Silifke Belediye Başkanı, Milli Eğitim Müdürü Fevzi Kültigin Eroğlu, Müftü Dr. Mehmet Seri Doğru, protokol ü, okul müdürleri, akademisyenler, veliler ve çok sayıda davetli katıldı.
Özellikle İlçe Sahil Güveyelerinlik Komutanı, İlçe Çevre Müdürü, Taşucu Liman Başkanı, Ceyport kılavuz kaptanları, ODTü Bilim-2 Araştırma Gemisi personeli ve Taşucu’nda faaliyet gösteren denizcilik firmalarının yöneticilerinin de yer aldığı program, deniz çevresinin korunmasına yönelik farkındalık oluşturulması açısından büyük önem taşırken, toplumun farklı kesimlerini ortak bir çevre bilinci etrafında buluşturdu.

Yaklaşık bir yıldır European Blue School ve ProBleu yaklaşımı doğrultusunda yürütülen proje süreci boyunca öğrenciler yalnızca teorik bilgi edinmekle kalmadı; vatandaş bilimi uygulamalarıyla doğrudan bilimsel araştırmaların bir parçası oldu. Kıyı ekosistemlerini inceleyen öğrenciler, mikroplastik kirliliği üzerine saha çalışmaları gerçekleştirdi ve uzman bilim insanlarından eğitim aldı.

Projenin en dikkat çekici çalışmalarından biri ise öğrencilerin gerçekleştirdiği kare örnekleme (quadrat sampling) uygulaması oldu. Kıyıdan toplanan atıklar türlerine göre sınıflandırıldı, ölçüldü ve bilimsel olarak analiz edildi. Elde edilen veriler, plastik atıkların yalnızca kıyılarda değil, tüm ekosistemin içine kadar yayıldığını ortaya koydu.

Bilimsel verileri sanatla birleştiren öğrenciler, gerçek kum, sahilden toplanan atıklar ve geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak büyük ölçekli bir eser hazırladı. Serginin merkezinde yer alan çalışma; insan kaynaklı kirlilik ile korunması gereken hassas yaşam alanlarını güçlü bir anlatımla yansıttı. Kum zambakları, caretta caretta yuvaları ve hayalet ağların tehdit ettiği deniz canlıları üzerinden verilen mesaj, ziyaretçiler üzerinde derin bir etki bıraktı.

Program kapsamında öğrenciler tarafından şiirler seslendirilirken, hazırlanan koro gösterisi de büyük beğeni topladı. Bilimsel çalışmaların sanatla bütünleştiği etkinlik, çevre bilinci oluşturması ve doğal yaşamın korunmasına yönelik farkındalık yaratması açısından takdir topladı.
Türkçe derslerinde yazılan şiirler, bilişim teknolojileri desteğiyle yapay zekâ destekli müziklere dönüştürülürken, öğrencilerin yazdığı şiirlerden oluşturulan şarkılar için hazırlanan müzik klibi de sergide ziyaretçilerle buluşturuldu. Ayrıca proje boyunca gerçekleştirilen saha çalışmaları, deneysel süreçler ve kazanımlar; öğrencilerin kimlikleri korunarak hazırlanan İngilizce seslendirmeli bir belgesel videoya dönüştürüldü. Hazırlanan dijital içerikler ise YouTube platformunda paylaşıldı. Yerel ölçekte başlayan bu farkındalık hareketinin daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.

Taşucu Eğitim ve Doğa Koruma Vakfı ev sahipliğinde Amphora Müzesi’nde gerçekleştirilen sergi, doğa ile kültürel miras arasındaki bağı simgeleyen atmosferiyle de dikkat çekti. Öğrenciler burada yalnızca eserlerini sergilemedi; ailelerine, öğretmenlerine ve topluma güçlü bir çevre farkındalığı mesajı da verdi.

Bu anlamlı proje sayesinde öğrenciler artık denizi yalnızca bir manzara olarak değil, korunması gereken yaşamsal bir ekosistem olarak görüyor. Araştıran, sorgulayan, üreten ve harekete geçen öğrenciler; okyanus okuryazarlığının taşıyıcıları haline geliyor.

Bu proje, yalnızca bir eğitim çalışması olarak değil; bilim, sanat ve çevresel sorumluluğun birleştiği güçlü bir dönüşüm hikâyesi olarak da hafızalarda yer alacak.
***
Öte yandan konuşmasını değerli bulduğumuz Proje Yürütücü Fen Bilimleri Öğretmeni Ennur Şengül’ün konuşmasını da aynen aktarıyoruz.

“Sayın Kaymakamım, sayın protokol üyeleri, saygıdeğer akademisyenlerimiz, kıymetli meslektaşlarım, değerli misafirlerimiz ve canım öğrencilerim,
Bugün burada yalnızca bir okul projesini paylaşmıyoruz; aynı zamanda bir kıyı ilçesinden yükselen büyük bir sesin yankısını da birlikte işitiyoruz.
Çünkü bu çalışma, sadece sınıf duvarları arasında kalan bir etkinlik olmadı.
Emeğimiz, merakımız ve çocuklarımızın içten çabası sınırları aşan bir anlam kazandı.
“Göksu Deltası ve Akdeniz Kıyı Koruyucuları” projemizle Seyfettin Tatoğlu Ortaokulu Avrupa Mavi Okul sertifikasını almaya hak kazandı.
Bugün gururla söyleyebiliriz ki okulumuz, Türkiye’de bu unvana sahip 50 okuldan, Avrupa’da ise 500 okuldan biri oldu.
Bu başarı yalnızca bir belge değildir.
Bu başarı; Taşucu’nun kıyılarında yürüyen çocukların sesinin uluslararası ölçekte duyulması, onların doğaya dokunarak, bilime inanarak ve sorumluluk alarak neleri başarabileceklerinin en güzel kanıtı olmuştur.
Bu projede öğrencilerimizle birlikte tam da bunu yaptık…
Gördük, dokunduk, hissettik, düşündük ve sorguladık.
Göksu Deltası’nda yürürken bir kuşun kanat sesini duyduk, kumların arasında filizlenen bir yaşamın ne kadar hassas olduğunu gördük, kumsala vuran bir plastik parçasının aslında ne kadar büyük bir hikâye anlattığını fark ettik.

Veriler topladık, türler saydık, atıkları sınıflandırdık, mikroplastikleri inceledik…
Ama en önemlisi; doğaya karşı sorumluluk hissetmeyi öğrendik.
Bu öğrendiklerimizi sadece bilimle bırakmadık…
Onu sanata dönüştürdük. Çünkü bazı gerçekler vardır; sadece sayılarla değil, duygularla anlatılabilir. Öğrencilerimizin elleriyle topladığı atıkların, yine onların ellerinde bir sanat eserine dönüşmesini gördük.
Belki onların ellerinde sadece bir büyüteç, bir örnek kabı ve kıyıdan topladıkları birkaç atık vardı…
Ama aslında onlar bundan çok daha büyük bir şey taşıyorlardı: bir ülkenin denizlerine karşı duyduğu sorumluluğu, doğaya karşı gelişen vicdanı, geleceğe karşı üstlenilen görevi…
Dilerim ki burada kazandıkları farkındalık, duyarlılık ve sorumluluk duygusu yalnızca proje süresince değil, hayatları boyunca onlara yol gösterir.
Bu süreçte bizlere yol gösteren, bilgisiyle katkı sunan çok kıymetli hocalarımıza ve destek olan tüm kurumlara yürekten teşekkür ediyorum. Sizler, bu yolculukta yalnız olmadığımızı bize hissettirdiniz.
Ayrıca bugün sergimizi gerçekleştirdiğimiz bu özel mekân için, Taşucu Eğitim ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı’na ve kıymetli başkanı Sayın Mustafa Eyce’ye özellikle teşekkür etmek istiyorum.
Ve son olarak Sevgili öğrencilerim…
Sizler artık doğayı anlayan ve koruyan bireyler olma yolunun kapısını araladınız.
Unutmayın…
Bir kum tanesini korumak, Mavi Vatanımızı korumaktır.
Bir canlıyı anlamak, yaşamı anlamaktır.
Ve doğaya sahip çıkmak… Gelecek nesillerimize sahip çıkmaktır.
İyi ki bu yolculuğu birlikte yürüdük.
İyi ki varsınız. Sizlerle çok gurur duyuyorum.
Detaylı bilgi için: https://padlet.com/ennursengul/k-y-ekosisteminde-plastik-kirliligi-ve-biyocesitlilik-x5c9m1cx7ksdez1m

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.