BAŞKENT’TEN SELAM
GEZERKEN GÖRDÜKLERİM WATERLOO Ve 23 Yıl Süren Waterloo Savaşı
Waterloo, Belçika'da Valon Brabant iline bağlı yaklaşık 30 bin nüfuslu bir kasabadır. Bu kasaba, tarihteki çok büyük savaşlardan birinin cereyan ettiği yerdir.
Waterloo, Brüksel'in güneyine yakın mesafede ve daha büyük olan Braine-l'Alleud kasabasının hemen kuzeydoğusundadır. Yeniden ayağa kalkan Napolyon'un 1815'te son kez mağlup edildiği Waterloo Savaşının yapıldığı yerdir.
Waterloo, Flandre ve Wallonia arasındaki resmi dil sınırının hemen güneyindedir. Mastercard'ın Avrupa genel merkezi Waterloo'dadır. Mont-Saint-Jean'de bir Carrefour hipermarketi, bir Delhaize mağazası, bir Ibis Oteli, birkaç BNP Paribas Fortis şubesinin bulunduğu Waterloo’nun, doğusunda ofis parkları vardır.
Petit Paris adlı birçok dükkan, Chaussée de Brüksel’dedir. Kuzeyde Waterloo'dan ayrılıp Brüksel'e yaklaştığınızda Chaussée de Waterloo veya Felemenkçe: Waterloosesteenweg karşınıza çıkar.
Waterloo tren İstasyonu, 1 Şubat 1874'te, Waterloo ile Brüksel arasındaki demiryolu hattı eşzamanlı olarak açıldı. Hattın güneye Nivelles'e ve ardından Luttre'ye doğru bir uzantısı aynı yılın Haziran ayının birinci günü açıldı ve 1843'te yılında açılan mevcut hatta Charleroi'ye doğru seyahate imkan verdi. Bugün, Waterloo'ya Nivelles'ten Aalst'a giden yerel yolcu trenleri saatte her yönde en az bir trenle hizmet verir. Yoğun saatlerde Waterloo ve Brüksel arasındaki kesintisiz seferler yapılmaktadır.
***
Waterloo Savaşı, Belçika'nın Brüksel şehrinin 14,5 km ve Waterloo kasabasının 2 km uzağında gerçekleşti.
Savaşta İngiliz kuvvetlerine Dük Wellington, Prusyalılar'a ise Gebhard von Blücher komuta etti. Müttefikler, Fransa'nın kuzeydoğusuna doğru saldırmayı düşünürken Napolyon onlara Belçika'da bir engelleyici saldırıda bulundu, sonrasında bu Waterloo Savaşı'na dönüştü.
Öncelikle İngiliz ordusuyla karşılaşan Napolyon, üstün görünürken süvari birliklerinin yanlış bir manevrası hemen hemen savaşı İngilizler'in lehine çevirdi, daha sonra Prusyalılar'ın yetişmesi Fransızlar'ı bozguna uğrattı ve savaş neredeyse Fransız ordusunun tamamının imhası ya da esaretiyle sonuçlandı. Rus kralı'nın kendisi, savaş hakkında "Görebileceğiniz en berabere yakın çatışmalardan biriydi." demiştir.
1791'de Fransız kralı XVI. Louis'nin devrilmesi ve cumhuriyetin ilanı Avrupa monarşilerinin başındaki hanedanları endişelendirdi. Avusturya ve Prusya hanedanları Avrupa krallıklarını devrik Fransız kralını desteklemeye davet etti. Fransa cumhuriyeti Avusturya ve Prusya'ya savaş ilan etti ve Fransız Devrim Savaşları adı verilen ve amacı Fransız Devrimi'ni korumak olan savaşlar dizisi başladı. Bu savaşlar esnasında yıldızı parlayan General Napolyon Bonapart, Kasım 1799'da gerçekleşen darbe ile iktidara geldi.
Fransız Devrimi'nin güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Devrim Savaşları, Fransa'yı Avrupa'nın en güçlü ülkesi hâline getirmişti. Napolyon, bir diktatörlük hâline gelen Fransa'nın sınırlarını genişletmek amacıyla savaşlara devam etti ve Napolyon Savaşları denen dönem başladı. Yüz Gün adı verilen dönemde gerçekleşen Waterloo Savaşı, Napolyon Savaşları'nı ve Avrupa'daki 23 yıllık güç mücadelesini sona erdiren savaş oldu.
Waterloo Savaşı; 16-18 Haziran 1815 tarihleri arasında gerçekleşen, Fransa İmparatoru Napolyon'un mutlak yenilgisiyle sonuçlanan ve Avrupalı güçler arasında 23 yıl süren silahlı mücadelenin (Fransız Devrim Savaşları ve Napolyon Savaşları) sonunu getiren savaş. Bu savaş İngiltere-Prusya ittifakı ile Fransa arasında, Belçika'nın Waterloo kasabası yakınlarında gerçekleşmiştir.
Napolyon Bonapart'ın 1815'teki Waterloo Savaşı'ndan kaçarken geride bıraktığı elmas broş, geçtiğimiz 12 Ekim 2025 tarihinde Cenevre'de düzenlenen Sotheby’s müzayedesinde tahmini değerini aşarak 3,5 milyon İsviçre frangından fazla bir fiyata alıcı buldu. Tarihi parça, bu dönem boyunca Prusya Kraliyet Hanedanı Hohenzollern ailesinin koleksiyonunda yer alıyordu.

WATERLOO SEYAHATİM
Serde askerlik yaşamı var ya, nereye gidersem gideyim tarihi mekânları, özellikle de savaşların gerçekleştiği alanları görmeyi çok istemişimdir. İşte Belçika seyahatimde, ozan hemşehrim Mustafa Avşar’ın, yaşadığı Gent’ten kalkıp, beni Lüksemburg’a götürmek amacıyla Brüksel’e gelmiş olması, benim, Waterloo seyahatimi de sağlamış oldu.
Mustafa’nın otomobili ile çıktığımız, mükemmel asfalt yolu çabucak katederek, Waterloo kasabasına ulaşmıştık. Burası şirin mi şirin bir yerleşim birimiydi. Ancak biz kent içinde fazla kalmadan, 2 km. ötedeki savaşın cereyan ettiği mekâna ulaşmıştık.
Mekânda muhteşem bir abide bulunuyordu. Abidenin tepesine de heybetli bir arslan heykeli oturtulmuştu. Bu tepeye çıkabilmek için merdiven yapılmıştı ve elbette biz de doruğa kadar çıkarak; savaşın yapıldığı geniş araziyi temaşa eylemiştik. Bunun için buraya bir de büyük dürbün koymuşlardı.
Daha sonra aşağıya inerek, panoramada, savaşın seyrini, resimlerden seyredip; sesli olarak da yaşadık. Burada gördüğüm panorama, SSCB’de ve Bulgaristan’da gördüğüm panoramalara nazaran daha zayıftı.
Bilindiği üzere Waterloo, Fransa’nın ünlü imparatoru Napolyon’un son savaşını yaptığı yerdir. Biz tarih kitaplarında hep, Napolyon’un zaferlerini okumuş, onu gözümüzde çok büyütmüştük. Ama şimdi görüyorduk ki, Napolyon bu Waterloo Savaşındaki hezimeti ile de Fransa’yı yerin dibine batırmıştı.
Bu savaş 1815 yılında İngiltere ve Almanya ittifak orduları ile, Fransa ordusu arasında yapılmıştır. Müttefikler, Fransa'nın kuzeydoğusuna doğru saldırmayı düşünürken Napolyon onlara Belçika'da bir engelleyici saldırıda bulunmuş, sonrasında bu Waterloo Savaşı'na dönüşmüştür.
Neticede Fransa yenilmiş idi…Bu yenilgi, Fransızları paniğe ve geri çekilmeye sürüklemişti.. Napolyon, ölü, yaralı veya esir olarak yaklaşık 40.000 kişi kaybetti. Keza Müttefikler de 22.000 kayıp verdiler.
Napolyon yenilmişti. Savaşmaya devam edeceğinden bahsetmişti, ama Müttefikler Paris'e girince tahttan feragat etmek zorunda kalmıştı…
Arslan Tepesi
Waterloo Savaşı'nın hemen ardından turistik savaş alanı turları başladı ve günümüze kadar devam etmektedir. Gezilecek yerler arasında, Hollanda Kralı I. William'ın 1820 yılında, oğlu Orange Prensi'nin yaralandığına inandığı yere inşa ettirdiği Arslan Tepesi de bulunmaktadır.
Kilometrelerce uzaktan görülebilen bu tepe, bölgeye hakim bir konumda yer alıyor. Çevredeki manzaraya birçok başka anıt da serpiştirilmiş durumdadır.
Bu tepeye üşenmeden ben de çıktım ve doruktan, sağa sola öne arkaya uzanan geniş arazileri kuş bakışı seyrettim.

Arslan Tepesinde düzenlenen bir şölenden görünüm
Bu Waterloo savaşı elbette Fransızlar’ı kahretmiş, pek çok üzmüştü ama, öte yandan da İngilizler kas-kas kasılıyorlardı.
Örneğin Britanya ve İngiliz Milletler Topluluğu genelinde Waterloo, sokakların, tren istasyonlarının, köprülerin ve parkların isimlerinde anılıyordu.
Waterloo adı İngilizce sözlüğe girmişti. Nitekim başarılı bir dönemin ardından yenilgiye uğrayan bir kişi için 'Waterloo'ya yenik düştü' denilmektedir..
İsveçli pop grubu Abba tarafından seslendirilen ve 1974 Eurovision Şarkı Yarışması'nı kazanan şarkı, bu ifadeye dayanıyordu. Şarkı, tıpkı Waterloo Savaşı'nda Napolyon gibi, fatihinin taleplerine boyun eğmek zorunda kalan bir kız hakkındadır.
***
Geleneksel Türk halk ozanlığının, başka bir deyişle âşıklık geleneğimizin usta ismi Mustafa Avşar sayesinde gerçekleşmiş olan Waterloo gezimiz, benim hayatımdaki önemli sayahat hatıralarından biridir. Bu nedenle değerli hemşehrim Ozan Avşar’a bu vesileyle bir kez daha şükranlarımı sunmak isterim.
Göreceklerimizi görmüş, alacağımız bilgileri almıştım. Gezimizi tamamladıktan sonra Ozan Avşar beni Brüksel’e bırakıp, Gent’e dönmüştü.
