İrfan Ünver NASRATTINOĞLU
Köşe Yazarı
İrfan Ünver NASRATTINOĞLU
 

TÜRK MEDENİ KANUNU 100 YAŞINDA

BAŞKENTTEN  SELAM   TÜRK MEDENİ KANUNU 100 YAŞINDA Büyük Atatürk’ün önderliğinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte; Devletin ve Milletimizin, insanca yaşamasını sağlayacak yasaların çıkarılıp yürürlüğe girmesi süreci başladı. Bu süreç içerisinde çıkarılan en önemli yasa “Medeni Kanun” idi. Türk Kanunu Medenisi, Türkiye'de 17 Şubat 1926'da İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak TBMM'de kabul edilen ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konulan 743 sayılı kanundur. Öncelikle bu kanunun neler getirdiğine bir bakalım: *Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı. *Evlilikte resmî nikâh zorunluluğu getirildi. *Tek eşle evlilik esası getirildi. *Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı. *Mahkemelerde tanıklık yapma… *Miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşitliği sağlandı. *Patrikhanelerin, din işleri dışındaki yetkileri kaldırıldı. Medeni hukuk, şahıslar arasındaki ilişkileri düzenleyen, şahısların doğumdan ölümüne kadar ilişkilerini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Kişiler hukuku, aile hukuku, eşya hukuku, miras hukuku medeni hukuk kapsamında yer alır ve medeni kanunla düzenlenirler. Borçlar hukuku ve ticaret hukuku da aslında medeni hukukun uzantısıdır. Medeni hukuk salt bir hukuk dalı olmaktan öte hukukun özüdür. Türkiye'de Medeni Kanun, İsviçre Medeni Kanunundan iktibas edilmiştir. Kazuistik metoda sahip Prusya Kanunu ile devrimci bir felsefeye sahip katı Fransız Kanunu arasında kalarak ortalama bir yol izlemiştir. Kanuna öncelik tanımakla birlikte hakime takdir hakkı da tanımaktadır. Ana hatları böyle belirlenmiş olan Türk Kanunu Medeniyesi, XX.Yüzyılın sonuna kadar yürürllükte kalmış idi, ama artık yeterli olmuyor, sık sık yenilikle, değişiklikler gerekiyordu. Nitekim 1 Ocak 2002 tarihinde tümüyle yenilenmiştir. *** 4721 Sayılı Kanun olarak hayatımıza giren Türk Medeni Kanunu (TMK), Türkiye Cumhuriyeti'nde, 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren, medeni hukuk sisteminin temelini oluşturan yasal kanundur. 22 Kasım 2001'de ülkenin yasama organı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin kabul ettiği bu kanun Türk Kanunu Medenisi'nin yerini almıştır. Yaklaşık 1030 maddeden oluşmakta ve beş kitap halindedir. Ülkenin geçmiş medeni kanunu olan, Türk Kanunu Medenisine göre daha güncel bir Türkçeye yer verilmiş ve madde metinlerinin yazımında daha sade bir dil kullanılmıştır. Türk Medeni Kanunu öncesinde 17 Şubat 1926'da Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen Türk Kanunu Medenisi, dönemin önde gelen medeni kanunlarından İsviçre Medeni Kanununu esas almış ve hukukçu milletvekilleri ve hukukla ilgilenen kişilerce oluşan 26 kişilik komisyon tarafından doğrudan çevrilmiş ve ülkenin yasalarına eklenmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından maddelerine ayrıntılı esas alınmadan kanun yalnız bir kere okunarak kabul edilmiştir. Medeni Kanundan önceki bir kız öğretmen okulu İlerleyen dönemlerde koşullarının değişmesiyle kanunun yenilenmesi gerektiği fikri ortaya çıkmıştır. Türk Kanunu Medenisi'nde değişiklikler yapılarak yenilenme hedeflendiğinden 1994 tarihinde yeni bir medeni kanun için bir komisyon çalışmalarına başladı. Komisyon 2 yıl içerisinde 620 madde kadar oluşturmuş, dönemin başbakanı Necmettin Erbakan'ın istifasıyla çalışmalar yarıda kalmıştır. 57. hükûmette Adalet bakanı olarak görev yapan Hikmet Sami Türk, yeni medeni kanunun tasarısını hızlandırılarak yasalaşması için çalışmalar yürütmüştür. 2000 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde yeni medeni kanun tasarısı üzerine görüşmeler yapılmaya başlandı. Fikir ayrılıkları ve değişen maddeleri için meclis 170 saat çalışmaların ardından 9 Mayıs 2001 tarihinde komisyon son toplantısını gerçekleştirdi. 22 Kasım 2001 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından maddelerine ayrıntılı esas alınmadan tasarıda yer alan bölümler halinde görüşülüp kabul edildi. Türk Medeni Kanunu, yaklaşık beş kitaptan oluşmaktadır. Medeni kanun, kişiler, aileler, miraslar ve eşyalar üzerine münasebetleri düzenleyen kanundur. Kişilerin hak ve ödevleri, ailenin kuruluşu, miras ilişkilerinin düzenlenmesi, medeni kanunun konuları içine girer. Türk Medeni Kanunun yapısı şöyledir: *Başlangıç Esasları: *Kitap I: Kişiler Hukuku, şahıslara ve onlara tanınan hakları içermektedir. *Kitap II: Aile Hukuku, evlilik, ayrılık ve mal paylaşımı gibi hakları içermektedir. *Kitap III: Miras Hukuku, şahısların miras ve konuların üzerine haklarını içermektedir. *Kitap IV: Eşya Hukuku, şahısların eşya üzerindeki mutlak haklarını içermektedir. Başlangıç Esasları Başlangıç esasları, hukukun uygulanması için içerikler, hukuki ilişkiler, genel nitelikli hükümler, İspat kurallarını içermektedir. Hukuki ilişkiler kapsamında, dürüst davranma, iyiniyet, hakimin takdir yetkisi ele alınırken, ispat kurallarında kişinin yaptığı suçlamayı ispatlamakla yükümlü olduğu ve resmi belgelerle bunu ispatlaması gerektiği belirtilir. Medeni Kanunun sadece yasal bir düzenleme olmadığını, bir düşünce devrimi olduğunu kaydeden Emirdağlı hemşehrimiz Avukat Tansel Göktepe diyor ki; “Kurtuluş Savaşımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde emperyalizme diz çöktüren bir zaferle kazanılmış ve tam bağımsız, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atılmıştır. Milletin egemenliği kayıtsız şartsız kabul edilmiş, emperyalizmi yenmiş olmanın kuvveti ve siyasi bağımsızlığın ancak ekonomik ve sosyal bağımsızlıkla korunabileceğinin bilinciyle eğitimde, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşamda ve en önemlisi hukuk alanında köklü devrimlerle toplum yaşamı yeniden biçimlendirilmiştir.Özellikle 1926 senesinde kabul edilen kanunlar, en çok da Medeni Kanunumuz, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ihmal edilen, geri bırakılan toplumsal yapı baştan aşağı değiştirilmiştir. Yeniden düzenlemelerle Türk devletine, devrimimizin önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflediği muasır medeniyet seviyesinin ufuklarını açmıştır. Medeni kanundan sonraki bir kız öğretmen okulu Medeni Kanunumuz; vatandaşlar arasında ırk, din, cinsiyet ve mezhep ayrılıklarını sona erdirmiş, evlenme, boşanma, velayet, miras, vasiyet ve mülkiyet gibi kurumlara çağdaş bir anlayış getirmiştir. Toplumsal yaşamda dini esaslara dayanan uygulamalara son verip laik hukuk sistemine geçişi ve hukuk birliğini sağlayarak ve toplumun yarısı olan kadınlara her alanda ekonomik ve sosyal hayata eşit olarak katılma hakkı vererek toplumsal yaşamımızda kökten bir değişim meydana getirmiştir. Özellikle Aile Hukuku alanında tam bir düşünsel ve eylemsel devrim niteliğindeki Türk Medeni Kanunu, 2002 yılında yürürlüğe giren değişiklikler sonrası çağımızın gereklerine uygun düzenlemelerle daha da güçlenen şekliyle, tam bir kadın-erkek eşitliği temelinde yükselen sağlıklı ailenin en önemli güvencelerinden olmaya devam etmektedir…”  
Ekleme Tarihi: 05 Mart 2026 -Perşembe

TÜRK MEDENİ KANUNU 100 YAŞINDA

BAŞKENTTEN  SELAM

 

TÜRK MEDENİ KANUNU 100 YAŞINDA

Büyük Atatürk’ün önderliğinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte; Devletin ve Milletimizin, insanca yaşamasını sağlayacak yasaların çıkarılıp yürürlüğe girmesi süreci başladı. Bu süreç içerisinde çıkarılan en önemli yasa “Medeni Kanun” idi.

Türk Kanunu Medenisi, Türkiye'de 17 Şubat 1926'da İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak TBMM'de kabul edilen ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konulan 743 sayılı kanundur. Öncelikle bu kanunun neler getirdiğine bir bakalım:

*Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı.

*Evlilikte resmî nikâh zorunluluğu getirildi.

*Tek eşle evlilik esası getirildi.

*Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı.

*Mahkemelerde tanıklık yapma…

*Miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşitliği sağlandı.

*Patrikhanelerin, din işleri dışındaki yetkileri kaldırıldı.

Medeni hukuk, şahıslar arasındaki ilişkileri düzenleyen, şahısların doğumdan ölümüne kadar ilişkilerini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Kişiler hukukuaile hukukueşya hukukumiras hukuku medeni hukuk kapsamında yer alır ve medeni kanunla düzenlenirler. Borçlar hukuku ve ticaret hukuku da aslında medeni hukukun uzantısıdır. Medeni hukuk salt bir hukuk dalı olmaktan öte hukukun özüdür.

Türkiye'de Medeni Kanun, İsviçre Medeni Kanunundan iktibas edilmiştir. Kazuistik metoda sahip Prusya Kanunu ile devrimci bir felsefeye sahip katı Fransız Kanunu arasında kalarak ortalama bir yol izlemiştir. Kanuna öncelik tanımakla birlikte hakime takdir hakkı da tanımaktadır.

Ana hatları böyle belirlenmiş olan Türk Kanunu Medeniyesi, XX.Yüzyılın sonuna kadar yürürllükte kalmış idi, ama artık yeterli olmuyor, sık sık yenilikle, değişiklikler gerekiyordu. Nitekim 1 Ocak 2002 tarihinde tümüyle yenilenmiştir.

***

4721 Sayılı Kanun olarak hayatımıza giren Türk Medeni Kanunu (TMK), Türkiye Cumhuriyeti'nde, 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren, medeni hukuk sisteminin temelini oluşturan yasal kanundur. 22 Kasım 2001'de ülkenin yasama organı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin kabul ettiği bu kanun Türk Kanunu Medenisi'nin yerini almıştır. Yaklaşık 1030 maddeden oluşmakta ve beş kitap halindedir.

Ülkenin geçmiş medeni kanunu olan, Türk Kanunu Medenisine göre daha güncel bir Türkçeye yer verilmiş ve madde metinlerinin yazımında daha sade bir dil kullanılmıştır.

Türk Medeni Kanunu öncesinde 17 Şubat 1926'da Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen Türk Kanunu Medenisi, dönemin önde gelen medeni kanunlarından İsviçre Medeni Kanununu esas almış ve hukukçu milletvekilleri ve hukukla ilgilenen kişilerce oluşan 26 kişilik komisyon tarafından doğrudan çevrilmiş ve ülkenin yasalarına eklenmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından maddelerine ayrıntılı esas alınmadan kanun yalnız bir kere okunarak kabul edilmiştir.

Medeni Kanundan önceki bir kız öğretmen okulu

İlerleyen dönemlerde koşullarının değişmesiyle kanunun yenilenmesi gerektiği fikri ortaya çıkmıştır. Türk Kanunu Medenisi'nde değişiklikler yapılarak yenilenme hedeflendiğinden 1994 tarihinde yeni bir medeni kanun için bir komisyon çalışmalarına başladı. Komisyon 2 yıl içerisinde 620 madde kadar oluşturmuş, dönemin başbakanı Necmettin Erbakan'ın istifasıyla çalışmalar yarıda kalmıştır. 57. hükûmette Adalet bakanı olarak görev yapan Hikmet Sami Türk, yeni medeni kanunun tasarısını hızlandırılarak yasalaşması için çalışmalar yürütmüştür.

2000 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde yeni medeni kanun tasarısı üzerine görüşmeler yapılmaya başlandı. Fikir ayrılıkları ve değişen maddeleri için meclis 170 saat çalışmaların ardından 9 Mayıs 2001 tarihinde komisyon son toplantısını gerçekleştirdi. 22 Kasım 2001 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından maddelerine ayrıntılı esas alınmadan tasarıda yer alan bölümler halinde görüşülüp kabul edildi.

Türk Medeni Kanunu, yaklaşık beş kitaptan oluşmaktadır. Medeni kanun, kişiler, aileler, miraslar ve eşyalar üzerine münasebetleri düzenleyen kanundur. Kişilerin hak ve ödevleri, ailenin kuruluşu, miras ilişkilerinin düzenlenmesi, medeni kanunun konuları içine girer.

Türk Medeni Kanunun yapısı şöyledir:

*Başlangıç Esasları:

*Kitap I: Kişiler Hukuku, şahıslara ve onlara tanınan hakları içermektedir.

*Kitap II: Aile Hukuku, evlilik, ayrılık ve mal paylaşımı gibi hakları içermektedir.

*Kitap III: Miras Hukuku, şahısların miras ve konuların üzerine haklarını içermektedir.

*Kitap IV: Eşya Hukuku, şahısların eşya üzerindeki mutlak haklarını içermektedir.

Başlangıç Esasları

Başlangıç esasları, hukukun uygulanması için içerikler, hukuki ilişkiler, genel nitelikli hükümler, İspat kurallarını içermektedir. Hukuki ilişkiler kapsamında, dürüst davranma, iyiniyet, hakimin takdir yetkisi ele alınırken, ispat kurallarında kişinin yaptığı suçlamayı ispatlamakla yükümlü olduğu ve resmi belgelerle bunu ispatlaması gerektiği belirtilir.

Medeni Kanunun sadece yasal bir düzenleme olmadığını, bir düşünce devrimi olduğunu kaydeden Emirdağlı hemşehrimiz Avukat Tansel Göktepe diyor ki; “Kurtuluş Savaşımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde emperyalizme diz çöktüren bir zaferle kazanılmış ve tam bağımsız, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atılmıştır. Milletin egemenliği kayıtsız şartsız kabul edilmiş, emperyalizmi yenmiş olmanın kuvveti ve siyasi bağımsızlığın ancak ekonomik ve sosyal bağımsızlıkla korunabileceğinin bilinciyle eğitimde, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşamda ve en önemlisi hukuk alanında köklü devrimlerle toplum yaşamı yeniden biçimlendirilmiştir.Özellikle 1926 senesinde kabul edilen kanunlar, en çok da Medeni Kanunumuz, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ihmal edilen, geri bırakılan toplumsal yapı baştan aşağı değiştirilmiştir. Yeniden düzenlemelerle Türk devletine, devrimimizin önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflediği muasır medeniyet seviyesinin ufuklarını açmıştır.

Medeni kanundan sonraki bir kız öğretmen okulu

Medeni Kanunumuz; vatandaşlar arasında ırk, din, cinsiyet ve mezhep ayrılıklarını sona erdirmiş, evlenme, boşanma, velayet, miras, vasiyet ve mülkiyet gibi kurumlara çağdaş bir anlayış getirmiştir. Toplumsal yaşamda dini esaslara dayanan uygulamalara son verip laik hukuk sistemine geçişi ve hukuk birliğini sağlayarak ve toplumun yarısı olan kadınlara her alanda ekonomik ve sosyal hayata eşit olarak katılma hakkı vererek toplumsal yaşamımızda kökten bir değişim meydana getirmiştir.

Özellikle Aile Hukuku alanında tam bir düşünsel ve eylemsel devrim niteliğindeki Türk Medeni Kanunu, 2002 yılında yürürlüğe giren değişiklikler sonrası çağımızın gereklerine uygun düzenlemelerle daha da güçlenen şekliyle, tam bir kadın-erkek eşitliği temelinde yükselen sağlıklı ailenin en önemli güvencelerinden olmaya devam etmektedir…”

 


Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.