İrfan Ünver NASRATTINOĞLU
Köşe Yazarı
İrfan Ünver NASRATTINOĞLU
 

BENİM SİLİFKE’M -3-

BAŞKENTTEN SELAM   Onursal Hemşehrisi Olmaktan Onur Duyduğum BENİM SİLİFKE’M -3-             Silifke’mizde aralıksız üç dönem Belediye Başkanlığı yapmış olan Bayram Ali Öngel dönemi, festivalimiz için en parlak dönem oldu. Çok sayıda ülkenin halk oyunları toplulukları Silifke festivallerine iştirak ettiler. Tüm grupların, denize sıfır kamplarda iaşe ve ibateleri sağlandı. Çeşitli ülkelerin, önemli kentleri ile Silifke’miz arasında yeni kardeşlik ilişkileri kuruldu. Silifke Belediyesi Halk Oyunları Topuluğu, Avrupa’yı da aşarak, İskandinavya ülkelerinde de, Silifke oyunlarını ve musikisini tanıttı. Romanya’nın çeşitli kentlerinde, Kosova’da, Bosna’da, Litvanya’da vb. düzenlenen festivallerde ülkemizi temsil etti..             Öngel, zaman zaman festivalimize kültürel ve bilimsel yönlerden de içerik kazandırmıştı. Örneğin 2003 yılında geniş kapsamlı bir “İçel Folkloru Paneli” düzenlenmişti. Bu satırların yazarının yönettiği panelde Cenan Bolat (Romanya), İsmet Zaatov (Kırım), Feriha Akpınarlı, Songül Kuru, Emel Yılmaz, Hülya Serpil Ortaç, Hilmi Dulkadir ve Eflatun Yüzbaşıoğlu İçel-Silifke kültür ve sanatı ile ilgili çeşitli konuları içeren konuşmalar yapmışlardı…             Öngel’in getirdiği bir yenilik de, festivalin her yıl Silifke’nin bir önemli özelliğine ve değerine göre adlandırılmasıydı. Örneğin bir yıl “Ham Çökelek Yılı”, bir başka yıl “Cavit Erden Yılı” ilan edilmişti… Tüm bu nedenlerle, Merkezi Ankara’da bulunan Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu tarafından, Bayram Ali Öngel “Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü” ile taltif edilmişti… Bayram Ali Öngel (sağ başta)Silifke’nin İLK 3 fahri hemşehrisini sahneye davet etmişti. İlk hemşehri BEN, ikincisi Bedia Akartürk, üçüncü hemşehri ise Avni Anıl’dı             Adlarını sıraladığım, bu değerli Belediye Başkanlarımızın dönemlerinde, ben Silifke festivallerinin düzenleme kurullarında yer aldım ve festivalimizin dış ilişkilerini koordine ettim. Tüm Belediye Başkanları, gerek festivaller, gerekse başka nedenlerle Ankara’ya geldikleri zaman beni ararlardı, buluşur, özlem giderir ve sohbet ederdik.             Silifke’de beni tanıyan dostlarım bir hayli çoktur. Onlar da bilirler ki ben, Atatürkçü. milliyetçi, manevi değerlerimize saygı duyan bir insanım ama hiçbir siyasi partinin üyesi değilim. Ben kültür adamıyım. Bilimle meşgulüm ve yazarım. Kitaplarımın sayıları 100’ü geçmiştir.             Bayram Ali Öngel’den sonra Belediyeyi yöneten zevat ile diyaloğum olmadı, festivallere de davet edilmedim!.. Belediye Başkanı Bayram Ali Öngel ile             Silifke’de çok güzel insanlar tanıdım, sevdim, dostlaştım… Lütfi Uğur,  Ali Arayıcı, Ümit Güven, Oktay Yılmaz,  Nihat Alkan, Ahmet Demir, Mustafa Deniz, Yalçın Şimşek, Hasan Ceylan, İsmet ve Sefa Özbaydağ, Kemal Ateş, Mehmet Coşkun, Özcan Pişirgen, Şeref  Kurubaş, Kadir Kaynar, Metin Tezcan, Murat ve Yasemel Tarımeri, Altuğ, Cemalettin, Öner Kundak, Tevfik Yıldırım, Mevlüt Partal, Sadık Civelek, Mehmet Okur, Celal Taşkıran, Nazan ve Şeref Kundak, Yaşar Öztürk, Yaşar Kılınç, Kebenli Aşık Hasan, Kaymakamlar E.Rumi Yıldız, Tahsin Aydın, Tevfik Karabalık, Mustafa Altıntaş, Sefa Çetin ve Ahmet Beyoğlu ölünceye değin unutamayacağım insanlardır. Unutmayacağım insanlar arasında, halk oyunları ekiplerimizin değerli elemanları, onların başarıyla oyunlarını sergilemelerine olanak sağlayan tüm saz sanatçılarımız da bulunmaktadır. Bazılarının isimlerini hatırlayamayacağım için, hatırladıklarımı da yazmaktan çekiniyorum. Hem bunlar hem de yukarıda sıraladığım isimlerin dışında, unutmuş olduğum öteki dostlarımdan, alenen özün diliyorum. Unutkanlığımı, lütfen ilerleyen yaşıma versinler!...             Bu listeye, özel olarak ekleyeceğim beş dostum daha vardır. Bunlardan ilki, ilk tanıdığım Silifkeli olan Rifat Karaduman’dır. Rifat’la, ilk öğretmenlik görevini yapmış olduğu ve benim doğum yerim olan Afyonkarahisar’da tanışmıştık. Milliyetçi, idealist bir öğretmen olarak, görevini en iyi şekilde yaparken, kendi düşüncelerini paylaşan genç eğitimcileri ve Afyonkarahisarlı gençleri örgütlüyor; bir de dergi yayımlıyordu. Derginin adı ise, Atatürk’ün en yakın silah arkadaşlarından, Yunan kuvvetleri Ayvalık’a asker çıkarmaya yeltendiklerinde, ilk kurşunu atarak, milli mücadeleyi fiilen başlatan komutan olan Ali Çetinkaya’nın, Atatürk tarafından verilen “Çetinkaya” soyadından mülhem “Çetinkaya” idi… Sevgili Rifat’la dostluğumuz o yıllardan bugüne, eksilmeyen karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı bir şekilde devam etmiştir.             İkinci kişi Arslan Eyce’dir… Onunla, Atatürk’ün 1936 yılında  Ankara’da kurdurmuş olduğu, Türk Kooperatifçilik Kurumu’nda tanışmıştık. İkimiz de bu kurumun üyesiydik. Sonra ikimiz de bu kurumun yönetim kuruluna seçildik ve kurul toplantılarında yan yana oturmuştuk. Ayrıca her Silifke seyahatimde onu arayıp bulmuş, kısa ve uzun süreli sohbetlerde bulunmuştuk. Arslan Eyce, Türk kooperatifçilik hayatına damga vurmuş, önemli başarılara imza atmış bir Silifkeli hemşehrimizdir.             Üçüncü dostum ise, Arslan Türe’dir… Arslan Bey, Halk Eğitim Merkezi Müdürü iken, birlikte, iki kez Türkmen Şöleni düzenledik. Bu şölenlerde, Silifke folkloru ile ilgili çok yönlü etkinlikler sergilenmişti. Silifke Halk Eğitim Merkezi’nin düzenlediği etkinliklere, Türk folklorunun üstadları ile birlikte, çeşitli ülkelerden gelen halkbilim uzmanları da katılmıştı… O yıllarda, Arslan Türe’nin yayımladığı dergilerde, Silifke folklorunun çeşitli yönlerini içeren çok sayıda makaleler ve derlemeler yer almıştı. Konuyla ilgili araştırma çalışması yapanların, bu dergileri de görmelerinde yarar vardır.             Özcan Seyhan ... Arslan Türe’nin ilham kaynağı idi. Türkmen Şöleni programlarını, o dizayn ederdi. Büyük bir musikişinas, mükemmel bir halkbilimi uzmanıydı. Musiki hocası olarak çok sayıda müzisyen yetiştirmişti. Festivalin ilk yıllarında, Cavit Erden’le birlikte, muhteşem bir koro hazırlamışlardı. Koro enstrümanlarının şefi Özcan Seyhan’dı. Zaman zaman, festivalimize, konser vermek için gelen ünlü ses sanatçılara, kemanıyla, baş saz olarak refakat etmişti. Akademisyen olarak yetiştirdiği oğlu Sonat’ın, babasının hayatı ve eserleriyle ilgili derinliğine bir çalışma yapmasını temenni ediyorum.             Celal Necati Üçyıldız da benim sevdiğim, çalışmalarını ve yayımladığı yazıları yakından takip ettiğim dostlarımdandır. Onu daha, festivalin ilk yıllarında tanımıştım ve dostluğumuz bugüne kadar sürmüştür. 1981 yılından beri başkanlığını yaptığım Halk kültürü (Folklor) Araştırmaları Kurumu’nun üyesidir ve kurumun “Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü”nü almıştır. Celal’in kurup, çalıştırdığı Kırtıl Semah Ekibi, zaman zaman Silifke festival programında yer almıştır. Gerçek Türk gelenekleriyle yaşayan Kırtıl köyüne de iki kez gitmiş ve buradaki güzel insanları tanıma olanağını bulmuştum.  
Ekleme Tarihi: 05 Kasım 2026 -Perşembe

BENİM SİLİFKE’M -3-

BAŞKENTTEN SELAM

 

Onursal Hemşehrisi Olmaktan Onur Duyduğum

BENİM SİLİFKE’M -3-

            Silifke’mizde aralıksız üç dönem Belediye Başkanlığı yapmış olan Bayram Ali Öngel dönemi, festivalimiz için en parlak dönem oldu. Çok sayıda ülkenin halk oyunları toplulukları Silifke festivallerine iştirak ettiler. Tüm grupların, denize sıfır kamplarda iaşe ve ibateleri sağlandı. Çeşitli ülkelerin, önemli kentleri ile Silifke’miz arasında yeni kardeşlik ilişkileri kuruldu. Silifke Belediyesi Halk Oyunları Topuluğu, Avrupa’yı da aşarak, İskandinavya ülkelerinde de, Silifke oyunlarını ve musikisini tanıttı. Romanya’nın çeşitli kentlerinde, Kosova’da, Bosna’da, Litvanya’da vb. düzenlenen festivallerde ülkemizi temsil etti..

            Öngel, zaman zaman festivalimize kültürel ve bilimsel yönlerden de içerik kazandırmıştı. Örneğin 2003 yılında geniş kapsamlı bir “İçel Folkloru Paneli” düzenlenmişti. Bu satırların yazarının yönettiği panelde Cenan Bolat (Romanya), İsmet Zaatov (Kırım), Feriha Akpınarlı, Songül Kuru, Emel Yılmaz, Hülya Serpil Ortaç, Hilmi Dulkadir ve Eflatun Yüzbaşıoğlu İçel-Silifke kültür ve sanatı ile ilgili çeşitli konuları içeren konuşmalar yapmışlardı…

            Öngel’in getirdiği bir yenilik de, festivalin her yıl Silifke’nin bir önemli özelliğine ve değerine göre adlandırılmasıydı. Örneğin bir yıl “Ham Çökelek Yılı”, bir başka yıl “Cavit Erden Yılı” ilan edilmişti… Tüm bu nedenlerle, Merkezi Ankara’da bulunan Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu tarafından, Bayram Ali Öngel “Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü” ile taltif edilmişti…

Bayram Ali Öngel (sağ başta)Silifke’nin İLK 3 fahri hemşehrisini sahneye davet etmişti. İlk hemşehri BEN, ikincisi Bedia Akartürk, üçüncü hemşehri ise Avni Anıl’dı

            Adlarını sıraladığım, bu değerli Belediye Başkanlarımızın dönemlerinde, ben Silifke festivallerinin düzenleme kurullarında yer aldım ve festivalimizin dış ilişkilerini koordine ettim. Tüm Belediye Başkanları, gerek festivaller, gerekse başka nedenlerle Ankara’ya geldikleri zaman beni ararlardı, buluşur, özlem giderir ve sohbet ederdik.

            Silifke’de beni tanıyan dostlarım bir hayli çoktur. Onlar da bilirler ki ben, Atatürkçü. milliyetçi, manevi değerlerimize saygı duyan bir insanım ama hiçbir siyasi partinin üyesi değilim. Ben kültür adamıyım. Bilimle meşgulüm ve yazarım. Kitaplarımın sayıları 100’ü geçmiştir.

            Bayram Ali Öngel’den sonra Belediyeyi yöneten zevat ile diyaloğum olmadı, festivallere de davet edilmedim!..

Belediye Başkanı Bayram Ali Öngel ile

            Silifke’de çok güzel insanlar tanıdım, sevdim, dostlaştım… Lütfi Uğur,  Ali Arayıcı, Ümit Güven, Oktay Yılmaz,  Nihat Alkan, Ahmet Demir, Mustafa Deniz, Yalçın Şimşek, Hasan Ceylan, İsmet ve Sefa Özbaydağ, Kemal Ateş, Mehmet Coşkun, Özcan Pişirgen, Şeref  Kurubaş, Kadir Kaynar, Metin Tezcan, Murat ve Yasemel Tarımeri, Altuğ, Cemalettin, Öner Kundak, Tevfik Yıldırım, Mevlüt Partal, Sadık Civelek, Mehmet Okur, Celal Taşkıran, Nazan ve Şeref Kundak, Yaşar Öztürk, Yaşar Kılınç, Kebenli Aşık Hasan, Kaymakamlar E.Rumi Yıldız, Tahsin Aydın, Tevfik Karabalık, Mustafa Altıntaş, Sefa Çetin ve Ahmet Beyoğlu ölünceye değin unutamayacağım insanlardır. Unutmayacağım insanlar arasında, halk oyunları ekiplerimizin değerli elemanları, onların başarıyla oyunlarını sergilemelerine olanak sağlayan tüm saz sanatçılarımız da bulunmaktadır. Bazılarının isimlerini hatırlayamayacağım için, hatırladıklarımı da yazmaktan çekiniyorum. Hem bunlar hem de yukarıda sıraladığım isimlerin dışında, unutmuş olduğum öteki dostlarımdan, alenen özün diliyorum. Unutkanlığımı, lütfen ilerleyen yaşıma versinler!...

            Bu listeye, özel olarak ekleyeceğim beş dostum daha vardır. Bunlardan ilki, ilk tanıdığım Silifkeli olan Rifat Karaduman’dır. Rifat’la, ilk öğretmenlik görevini yapmış olduğu ve benim doğum yerim olan Afyonkarahisar’da tanışmıştık. Milliyetçi, idealist bir öğretmen olarak, görevini en iyi şekilde yaparken, kendi düşüncelerini paylaşan genç eğitimcileri ve Afyonkarahisarlı gençleri örgütlüyor; bir de dergi yayımlıyordu. Derginin adı ise, Atatürk’ün en yakın silah arkadaşlarından, Yunan kuvvetleri Ayvalık’a asker çıkarmaya yeltendiklerinde, ilk kurşunu atarak, milli mücadeleyi fiilen başlatan komutan olan Ali Çetinkaya’nın, Atatürk tarafından verilen “Çetinkaya” soyadından mülhem “Çetinkaya” idi… Sevgili Rifat’la dostluğumuz o yıllardan bugüne, eksilmeyen karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı bir şekilde devam etmiştir.

            İkinci kişi Arslan Eyce’dir… Onunla, Atatürk’ün 1936 yılında  Ankara’da kurdurmuş olduğu, Türk Kooperatifçilik Kurumu’nda tanışmıştık. İkimiz de bu kurumun üyesiydik. Sonra ikimiz de bu kurumun yönetim kuruluna seçildik ve kurul toplantılarında yan yana oturmuştuk. Ayrıca her Silifke seyahatimde onu arayıp bulmuş, kısa ve uzun süreli sohbetlerde bulunmuştuk. Arslan Eyce, Türk kooperatifçilik hayatına damga vurmuş, önemli başarılara imza atmış bir Silifkeli hemşehrimizdir.

            Üçüncü dostum ise, Arslan Türe’dir… Arslan Bey, Halk Eğitim Merkezi Müdürü iken, birlikte, iki kez Türkmen Şöleni düzenledik. Bu şölenlerde, Silifke folkloru ile ilgili çok yönlü etkinlikler sergilenmişti. Silifke Halk Eğitim Merkezi’nin düzenlediği etkinliklere, Türk folklorunun üstadları ile birlikte, çeşitli ülkelerden gelen halkbilim uzmanları da katılmıştı… O yıllarda, Arslan Türe’nin yayımladığı dergilerde, Silifke folklorunun çeşitli yönlerini içeren çok sayıda makaleler ve derlemeler yer almıştı. Konuyla ilgili araştırma çalışması yapanların, bu dergileri de görmelerinde yarar vardır.

            Özcan Seyhan ... Arslan Türe’nin ilham kaynağı idi. Türkmen Şöleni programlarını, o dizayn ederdi. Büyük bir musikişinas, mükemmel bir halkbilimi uzmanıydı. Musiki hocası olarak çok sayıda müzisyen yetiştirmişti. Festivalin ilk yıllarında, Cavit Erden’le birlikte, muhteşem bir koro hazırlamışlardı. Koro enstrümanlarının şefi Özcan Seyhan’dı. Zaman zaman, festivalimize, konser vermek için gelen ünlü ses sanatçılara, kemanıyla, baş saz olarak refakat etmişti. Akademisyen olarak yetiştirdiği oğlu Sonat’ın, babasının hayatı ve eserleriyle ilgili derinliğine bir çalışma yapmasını temenni ediyorum.

            Celal Necati Üçyıldız da benim sevdiğim, çalışmalarını ve yayımladığı yazıları yakından takip ettiğim dostlarımdandır. Onu daha, festivalin ilk yıllarında tanımıştım ve dostluğumuz bugüne kadar sürmüştür. 1981 yılından beri başkanlığını yaptığım Halk kültürü (Folklor) Araştırmaları Kurumu’nun üyesidir ve kurumun “Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü”nü almıştır.

Celal’in kurup, çalıştırdığı Kırtıl Semah Ekibi, zaman zaman Silifke festival programında yer almıştır. Gerçek Türk gelenekleriyle yaşayan Kırtıl köyüne de iki kez gitmiş ve buradaki güzel insanları tanıma olanağını bulmuştum.

 


Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.