Geleceğe Notlar:
Bir Milletin Zaferi
30 Ağustos, bizim için sadece takvimde yer alan bir tarih ya da kazanılmış bir savaş değildir. Bu tarih, Türk milletinin bağımsızlığı için verdiği büyük mücadelenin ve asla vazgeçmeyişinin en önemli göstergelerinden biridir.
O yıllarda memleketin dört bir yanı işgal altındaydı. Yıllardır süren savaşlar insanlarımızı çok yormuştu. Yokluk vardı, yoksulluk vardı. Ama Türk milleti, bütün bu zorluklara rağmen vatanından ve özgürlüğünden vazgeçmedi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde başlayan Milli Mücadele'de, milletimiz tek yürek oldu. Bu mücadelede sadece cephede savaşan askerler yoktu. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla, 7'den 70'e herkes bu mücadelenin bir parçasıydı.
Kadınlarımız kağnılarla cepheye cephane taşıdı. Anneler evlatlarını dualarla cepheye uğurladı. Çocuklar ve yaşlılar da mücadelenin içindeydi. İnsanlarımız elinde ne varsa ordusuyla paylaştı. Çünkü herkes biliyordu ki mesele sadece bir savaş değildi. Mesele vatanın ve bağımsızlığın geleceğiydi.
30 Ağustos 1922'de kazanılan Büyük Zafer kolay kazanılmadı. Ardında yıllarca süren bir mücadele, büyük fedakârlıklar ve nice kayıplar vardı. Türk milleti o gün, esareti kabul etmeyeceğini ve bu toprakların sahipsiz olmadığını bütün dünyaya gösterdi.
Bugün kendi bayrağımızın altında özgürce yaşayabiliyorsak, çocuklarımız okullarına güvenle gidebiliyorsa ve geleceğe umutla bakabiliyorsak, bunu o gün bu vatan için mücadele eden kahramanlarımıza borçluyuz.

Bizlere düşen de onların bize bıraktığı bu vatanın kıymetini bilmek ve birlik olmanın değerini unutmamaktır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Milli Mücadele'de canını ortaya koyan tüm kahramanlarımızı, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
