Geleceğe Notlar: Bugünün Çocukları, Yarının Dünyası
Her nesil, kendinden sonrakine görünmez bir mektup bırakır. Bu mektubun satırları bazen bir okul sırası, bazen bir aile sofrası, bazen de günlük hayatın içinde sergilenen davranışlarla yazılır. Çocuklarımız da o satırları sessizce okur.
Çocuklara sık sık güzel bir gelecek kurmalarını söyleriz. Çok çalışmaları, başarılı olmaları, iyi bir meslek sahibi olmaları gerektiğini anlatırız. Oysa geleceğin en büyük ihtiyacı yalnızca başarılı insanlar değil; vicdan sahibi, adaletli, dürüst ve merhametli insanlardır.
Bir çocuğun karakteri, duyduğu öğütlerden çok gördüğü örneklerle şekillenir. Bir büyüğün yere çöp atmaması, yaşlı birine yardım etmesi, farklı düşüncelere saygı göstermesi ya da bir teşekkür etmeyi ihmal etmemesi; belki de uzun bir nasihatten daha etkili bir eğitimdir.
Teknolojinin hızla geliştiği bir çağda yaşıyoruz. Bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Ancak bilgi kadar önemli olan, o bilgiyi hangi değerlerle kullanacağımızdır. Geleceğin dünyasını inşa edecek olanlar bugünün çocuklarıysa, onlara bırakacağımız en değerli miras güzel ahlaktır.
Gelecek, kendiliğinden güzel olmayacak. Onu bugün attığımız küçük ama anlamlı adımlar güzelleştirecek. Evde, okulda, sokakta ve iş yerinde gösterdiğimiz her güzel davranış, geleceğe düşülen umut dolu bir nottur.
Bu köşede yazacağımız her satırın, yarınlara küçük de olsa bir katkı sunmasını diliyorum. Çünkü inanıyorum ki güçlü toplumlar; umutla düşünen, vicdanla yaşayan ve çocuklarına güzel örnek olan insanların omuzlarında yükselir.
Belki yıllar sonra bugünleri hatırlayan bir çocuk, "Bana güvenen insanlar vardı." diyebilecek. İşte o zaman geleceğe bıraktığımız not, gerçek anlamını bulmuş olacaktır.
