Lerzan ÖZGENÇ
Köşe Yazarı
Lerzan ÖZGENÇ
 

YIKILMAYACAĞIZ

YIKILMAYACAĞIZ TEK HEDEF: CUMHURİYET Sınıftan Başlayan Saldırı: "Laiklik, Sultanlar ve Geleceğimiz" İÇERİDE: Laiklik karşıtları.  AMAÇ: Cumhuriyet’i yıkmak.  YÖNTEM: "Özgürlük" yalanı. SPORDA: Filenin Sultanları.  AMAÇLARI: Güçlü kadını susturmak.  YÖNTEM: "Ahlak" bekçiliği. DIŞARIDA: Amerika. Siyonist İsrail.  AMAÇ: Türkiye’yi yalnızlaştırmak.  YÖNTEM: Gazze’de katliam. SINIFTA: İlkokulları cinsiyetine göre ayırmak. Cuma namazıyla beyin yıkama herkes özgürdür istediği dini inancını yaşar. AMAÇ: Çocukları ayırmak.  YÖNTEM: Cinsiyet ayrımcılığı. Bu ülke kimsenin planıyla dizayn edilemez. Bu ülke tesadüfen ayakta durmuyor. BU ÜLKE CUMHURİYET’LE AYAKTADIR. Bugün aynı anda dört cepheden saldırılıyor. Birinci cephe içeride.  Laiklik karşıtları her fırsatta sahneye çıkıyor. Laiklik karşıtları maskeyi düşürdü. “Özgürlük” “Çağdaşlık dayatması” diyorlar, “özgürlük” diyorlar. Ama istedikleri özgürlük değil. Kadının kıyafetine, çocuğun eğitimine, mahkemenin kararına, sokaktaki bayrama karışma özgürlüğü. Cumhuriyet’in en temel kazanımını, yani din ve devlet işlerini ayıran o duvarı yıkmak istiyorlar. Yıkarlarsa geriye ne kalır? Tarikatın, cemaatin, biatın hukuku kalır. Bunu da “milli irade” diye paketleyip bize yutturmaya çalışıyorlar. İkinci cephe sporda.  Adı “Filenin Sultanları”. 12 kadın, bir top ve bütün bir ülkenin gururu. Dünya şampiyonasında ay yıldızı göğsünde taşıdıkları için hedef oldular. Kimileri “fazla modern” dedi, kimileri “ahlak bekçiliği” yaptı. Oysa onlar sadece çalıştı, kazandı, bayrağı dalgalandırdı. Onlara saldıranlar aslında şunu söylemek istiyor: “Bu topraklarda güçlü, özgür, kendi kararını veren kadın istemiyoruz.” Sultanlara saldıranlar, doğrudan Cumhuriyet’in kadın devrimine karşı olup; güçlü, özgür kadını hazmedemiyorlar. Üçüncü cephe dışarıda.  Amerika ve onun bölgedeki maşası siyonist İsrail. Gazze’de çocukları bombalıyorlar, sonra “meşru müdafaa” diyorlar. Lübnan’ı, İran’ı, Suriye’yi, Filistin’i haritadan silmeye çalışıyorlar. Ve bunu yaparken Türkiye’ye de parmak sallıyorlar. “Sınırında dur, sesini kıs, bize bakma” diyorlar. Çünkü güçlü, kendi kararını veren bir Türkiye’yi istemiyorlar. İstedikleri şey, bize içeride laiklik tartışması çıkarıp, dışarıda da yalnızlaştırmak. Dördüncü cephe sınıfta açılıyor. "Birleştiriyoruz" diyerek okulları ayırıyorlar. İlkokulda cuma namazı adı altında sıralar bölünüyor, çocuklar küçük yaştan "sen şuraya, sen buraya" diye ayrıştırılıyor.  Daha 7-8 yaşında bir çocuğun zihnine cinsiyet ayrımcılığını çakıyorlar. Sonra da "milli birlik" nutukları atıyorlar.  O çocuklar yarın Filenin Sultanları gibi omuz omuza maç kazanamaz, laboratuvarda yan yana proje üretemez, bu ülkeyi birlikte ayağa kaldırmaz.  Bu, Cumhuriyet’in okuluna saldırıdır. Atatürk’ün “muasır medeniyet” dediği okula saldırıdır. Çünkü onlara en baştan "farklısınız" diye öğretilemez. Bizim istediğimiz okulda çocuklar dinini de öğrensin bilimini de. Ama ayrılmadan, damgalanmadan. Cumhuriyet okulu budur. Görüldüğü gibi dördü de aynı planın parçası.  İçeride laikliği tartışmaya aç.  Dışarıda düşmanı büyüt.  Ortada da milletin moralini bozan sembollere saldır. Filenin Sultanları tam da bu yüzden hedef. Çünkü onlar pes etmeyen, boyun eğmeyen bir Türkiye’nin fotoğrafı. Tekrardan tebrikler gururumuzsunuz. Biz ne yapacağız?  Geri adım atmayacağız.  Laiklikten, yani aklın ve bilimin hukukundan vazgeçmeyeceğiz.  Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’ten bir milim şaşmayacağız.  Sultanlarımızın arkasında dağ gibi duracağız.  Ve şunu herkes bilecek: Bu ülke Amerika’nın ve siyonist İsrail’in planlarıyla dizayn edilemez. Bu ülke 100 yıl önce olduğu gibi yine kendi evlatlarının bileğiyle ayakta kalır. İlkokul çocuğunun derse değil de "ayrım"a alıştırılması, cuma namazı adı altında sınıfların bölünmesi... Bunlar küçük gibi görünen ama geleceği şekillendiren adımlar. "Ayırmak istemiyoruz" deyip en küçük yaştan itibaren kız-erkek diye çizgi çekmek, sonra da çıkıp "neden kutuplaştık" demek ikiyüzlülüktür nokta. Sıcak gündem soğur. Ama bizlere omurga lazım. Omurgamız da sonsuza kadar: Cumhuriyettir.   BİZ KİMİZ? Laikiz. ATATÜRKÇÜYÜZ. Cumhuriyetçiyiz. Filenin Sultanları’yız. Anne-Babayız. CEVABIMIZDA NET: Çocuklarımıza dokunmayın. Okulda ayrım yok.  Sahada ayrım yok.  Bu ülkede ayrım yok.  ATATÜRK DÜŞMANLIĞINA GEÇİT YOK. BU ÜLKE KİMSENİN PLANIYLA DİZAYN EDİLEMEZ. BU ÜLKE CUMHURİYET’LE AYAKTA. VE YIKILMAYACAĞIZ.  
Ekleme Tarihi: 30 Temmuz 2026 -Perşembe

YIKILMAYACAĞIZ

YIKILMAYACAĞIZ

TEK HEDEF: CUMHURİYET

Sınıftan Başlayan Saldırı: "Laiklik, Sultanlar ve Geleceğimiz"

İÇERİDE: Laiklik karşıtları. 

AMAÇ: Cumhuriyet’i yıkmak. 

YÖNTEM: "Özgürlük" yalanı.

SPORDA: Filenin Sultanları. 

AMAÇLARI: Güçlü kadını susturmak. 

YÖNTEM: "Ahlak" bekçiliği.

DIŞARIDA: Amerika. Siyonist İsrail. 

AMAÇ: Türkiye’yi yalnızlaştırmak. 

YÖNTEM: Gazze’de katliam.

SINIFTA: İlkokulları cinsiyetine göre ayırmak. Cuma namazıyla beyin yıkama herkes özgürdür istediği dini inancını yaşar.

AMAÇ: Çocukları ayırmak. 

YÖNTEM: Cinsiyet ayrımcılığı.

Bu ülke kimsenin planıyla dizayn edilemez.

Bu ülke tesadüfen ayakta durmuyor.

BU ÜLKE CUMHURİYET’LE AYAKTADIR.

Bugün aynı anda dört cepheden saldırılıyor.

Birinci cephe içeride. 

Laiklik karşıtları her fırsatta sahneye çıkıyor.

Laiklik karşıtları maskeyi düşürdü. “Özgürlük” “Çağdaşlık dayatması” diyorlar, “özgürlük” diyorlar. Ama istedikleri özgürlük değil. Kadının kıyafetine, çocuğun eğitimine, mahkemenin kararına, sokaktaki bayrama karışma özgürlüğü. Cumhuriyet’in en temel kazanımını, yani din ve devlet işlerini ayıran o duvarı yıkmak istiyorlar. Yıkarlarsa geriye ne kalır? Tarikatın, cemaatin, biatın hukuku kalır. Bunu da “milli irade” diye paketleyip bize yutturmaya çalışıyorlar.

İkinci cephe sporda. 

Adı “Filenin Sultanları”. 12 kadın, bir top ve bütün bir ülkenin gururu. Dünya şampiyonasında ay yıldızı göğsünde taşıdıkları için hedef oldular. Kimileri “fazla modern” dedi, kimileri “ahlak bekçiliği” yaptı. Oysa onlar sadece çalıştı, kazandı, bayrağı dalgalandırdı. Onlara saldıranlar aslında şunu söylemek istiyor: “Bu topraklarda güçlü, özgür, kendi kararını veren kadın istemiyoruz.” Sultanlara saldıranlar, doğrudan Cumhuriyet’in kadın devrimine karşı olup; güçlü, özgür kadını hazmedemiyorlar.

Üçüncü cephe dışarıda. 

Amerika ve onun bölgedeki maşası siyonist İsrail. Gazze’de çocukları bombalıyorlar, sonra “meşru müdafaa” diyorlar. Lübnan’ı, İran’ı, Suriye’yi, Filistin’i haritadan silmeye çalışıyorlar. Ve bunu yaparken Türkiye’ye de parmak sallıyorlar. “Sınırında dur, sesini kıs, bize bakma” diyorlar. Çünkü güçlü, kendi kararını veren bir Türkiye’yi istemiyorlar. İstedikleri şey, bize içeride laiklik tartışması çıkarıp, dışarıda da yalnızlaştırmak.

Dördüncü cephe sınıfta açılıyor.

"Birleştiriyoruz" diyerek okulları ayırıyorlar. İlkokulda cuma namazı adı altında sıralar bölünüyor, çocuklar küçük yaştan "sen şuraya, sen buraya" diye ayrıştırılıyor. 

Daha 7-8 yaşında bir çocuğun zihnine cinsiyet ayrımcılığını çakıyorlar. Sonra da "milli birlik" nutukları atıyorlar. 

O çocuklar yarın Filenin Sultanları gibi omuz omuza maç kazanamaz, laboratuvarda yan yana proje üretemez, bu ülkeyi birlikte ayağa kaldırmaz.  Bu, Cumhuriyet’in okuluna saldırıdır. Atatürk’ün “muasır medeniyet” dediği okula saldırıdır.

Çünkü onlara en baştan "farklısınız" diye öğretilemez.

Bizim istediğimiz okulda çocuklar dinini de öğrensin bilimini de.

Ama ayrılmadan, damgalanmadan.

Cumhuriyet okulu budur.

Görüldüğü gibi dördü de aynı planın parçası. 

İçeride laikliği tartışmaya aç. 

Dışarıda düşmanı büyüt. 

Ortada da milletin moralini bozan sembollere saldır. Filenin Sultanları tam da bu yüzden hedef. Çünkü onlar pes etmeyen, boyun eğmeyen bir Türkiye’nin fotoğrafı. Tekrardan tebrikler gururumuzsunuz.

Biz ne yapacağız? 

Geri adım atmayacağız. 

Laiklikten, yani aklın ve bilimin hukukundan vazgeçmeyeceğiz.  Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’ten bir milim şaşmayacağız. 

Sultanlarımızın arkasında dağ gibi duracağız. 

Ve şunu herkes bilecek: Bu ülke Amerika’nın ve siyonist İsrail’in planlarıyla dizayn edilemez. Bu ülke 100 yıl önce olduğu gibi yine kendi evlatlarının bileğiyle ayakta kalır.

İlkokul çocuğunun derse değil de "ayrım"a alıştırılması, cuma namazı adı altında sınıfların bölünmesi... Bunlar küçük gibi görünen ama geleceği şekillendiren adımlar. "Ayırmak istemiyoruz" deyip en küçük yaştan itibaren kız-erkek diye çizgi çekmek, sonra da çıkıp "neden kutuplaştık" demek ikiyüzlülüktür nokta.

Sıcak gündem soğur. Ama bizlere omurga lazım. Omurgamız da sonsuza kadar: Cumhuriyettir.

 

BİZ KİMİZ?

Laikiz.

ATATÜRKÇÜYÜZ.

Cumhuriyetçiyiz.

Filenin Sultanları’yız.

Anne-Babayız.

CEVABIMIZDA NET:

Çocuklarımıza dokunmayın.

Okulda ayrım yok. 

Sahada ayrım yok. 

Bu ülkede ayrım yok. 

ATATÜRK DÜŞMANLIĞINA GEÇİT YOK.

BU ÜLKE KİMSENİN PLANIYLA DİZAYN EDİLEMEZ.

BU ÜLKE CUMHURİYET’LE AYAKTA.

VE YIKILMAYACAĞIZ.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.