BİZ TÜRK MİLLETİYİZ
Türk Milleti Sabırlıdır Ama Sahipsiz Değildir
Tarih boyunca bunu defalarca göstermiştir. Ancak bu sabır; zayıflık, vazgeçiş ya da teslimiyet değildir. Sabır, devlet aklının ve millet bilincinin bir sonucudur. Fakat kimse bu sabırla oynamaya kalkmamalıdır.
Bu topraklar rastgele kazanılmadı. Bedeli kanla, emekle, mücadeleyle ödendi. Bir karış toprağın dahi ne anlama geldiğini bu millet çok iyi bilir. O yüzden açıkça ifade etmek gerekir:
Bu vatandan bir karış bile kimseye verilemez, verilmeyecektir.

Son günlerde stadyumlarda yükselen tepkiler işte tam da bu bilinçten doğmaktadır. Bu tepkiler ne bir kişiye yöneliktir ne de bir hakaret amacı taşır. Stadyumlar, bu ülkenin en geniş katılımlı kamusal alanlarından biridir. Milyonların ortak duygusunun yankılandığı yerlerdir. Orada yükselen ses; milletin kolektif hafızasının, vatan hassasiyetinin ve egemenlik refleksinin ifadesidir.
Bu nedenle stadyumlardaki tepki meşrudur. Çünkü meşruiyet, yalnızca siyasal kürsülerde değil; halkın vicdanında ve ortak değerlerinde doğar. Türk insanı, onurunun, kimliğinin ve vatanının tartışmaya açıldığını hissettiğinde bunu barışçıl ama güçlü bir dille ifade etme hakkına sahiptir. Bu, anayasal bir ifade özgürlüğünün toplumsal tezahürüdür.
Türk milleti; sınandığında değil, mecbur bırakıldığında gücünü gösterir. Ve o güç, öfkeyle değil; kararlılıkla, birlikle ve iradeyle ortaya çıkar. Sabır taşırıldığında verilen tepki bireysel değil, millet aklının doğal sonucudur.

Türkün gücünü görmek isteyenlere şunu söylemek gerekir:
Bu güç gösteriş için sergilenmez. Ama sabır zorlandığında, çizgiler yok sayıldığında, ortaya çıkan irade sarsıcı olur. İşte o gün, yalnızca bir tepki değil; bir tarih dersi yazılır.
Bu bir tehdit değildir. Bu, bu toprakların gerçeğidir.
Türk milleti vardır, buradadır ve vatanına sahiptir.
Ve bu gerçek, hiçbir algıyla değiştirilemez.
