İrfan Ünver NASRATTINOĞLU
Köşe Yazarı
İrfan Ünver NASRATTINOĞLU
 

Şamanist Türkler ŞORLAR

BAŞKENTTEN SELAM   Şamanist Türkler ŞORLAR Şorlar  Rusya'nın (eski adı Şorya olan) Kemerovo vilayetinde yaşayan yerli bir  grubudur. 1926 yılına kadar Şorların  Abinets, Şorlar, Kalarlar, Karginler ve diğerleri gibi etnik grupların ortak adı Tadar-Kizhi yani Tatar insanı idi. Güney Kuzbass'ın Türkçe konuşan nüfusunun yani "Şorların” adı, Akademisyen V. Radlov'un açıklamaları dikkate alınarak, yetkililer tarafından tüm resmi belgelerde yer aldı. Şor ülkesinde Rus egemenliği ve misyonerlik faaliyetleri sonucu anadilini bilenlerin sayısı azalmıştır. 19. yüzyılın ortalarında Radloff tarafından “kızak” anlamına gelen Şor adıyla anılmış ve bu ad, daha sonraki dönemlerde yaygınlaşmıştır.  Daha önceleri Şamanist olan Şorların önemli bir kısmı, 19. yüzyılda Ruslar tarafından Hristiyanlaştırılmıştır. Çin kaynaklarında kaydedilen eski bir Türk efsanesi, Göktürklerin atalarının kökenini "Xiongnu ülkesinin kuzeyinde" bulunan sak-kwək adlı devletten bahseder. Günümüzde Şorların yaşadığı bölge Orta Çağ döneminde Yenisey Kırgızlarının etkisi altında Türkleşmiştir. Şorlar bu etnik karışıklık sonucunda ortaya çıkmış ve bunun sonucunda Türkçeyi benimsemişlerdir. Şor kabileleri MS 8. ve 9. yüzyıllarda ayrı bir halk olmaya başladılar. 13. Yüzyılda Altay-Sayan bölgesinin Moğol fethi, yerel halk ve dilleri üzerinde bir başka kültürel etki katmanı daha ekledi. Bölge daha sonra 14. yüzyılın sonlarından 17. yüzyılın başlarına kadar Oyratların etkisi altına girmiştir. Bölgenin Moğol kontrolü altına girmesi üzerine, dillerin çoğu önemli miktarda Moğol kelimesi içermektedir. 17. yüzyılın başlarında Şor toprakları Ruslar tarafından işgal edildi. 18. Yüzyılda, Rus yerleşimciler bölgeye taşınmaya başladı. Önemli demir eşya üreticileri olan Şorlar, Oyratlar, Altaylılar ve Kırgızlar, Rusların ve beraberinde getirdikleri daha gelişmiş eşyalar nedeniyle önemi hızla azalmaya başladı ve bu demirciliğin sonunu getirdi. Bunun üzerine Rus yetkililer, yasakları kürk şeklinde ödemeye mecbur bıraktılar. Bu, çoğu Şor'un eski mesleklerini ve köylerini yakındaki kasabalara taşınmak için terk etmelerine neden oldu, böylece avcı olarak daha iyi bir yaşam sürdürebildiler. Ancak, sefil koşullarda yaşadılar. Giysiler, ilkel aletler ve teknikler için ısırgan lifi veya yabani kenevir kullanımı 20. yüzyıla kadar devam etti. Şor Türkleri, dil ve kültür manasında en çok Tuva Türklerine yakındırlar. Bütün Rusya Federasyonunda 2002 yılı Rus kaynaklarına göre toplam 14.000 Şor Türkleri yaşamakta iken 2013 yılı verilerine göre 17.000 Şor Türkü olduğu açıklandı. Şor Türkleri, Kemerovo Bölgesi'nde 11.554 kişi, Hakasya'da 1.078 kişi, Krasnoyar'da 201 kişi, Altay bölgesinde 165 kişi ve Altay Cumhuriyetinde 141 kişidir. 1989 nüfus sayımında Güney Sibirya'da 12.585 Şor’un yaşadığı ve toplam nüfuslarının 16.572 olduğu tespit edilmiştir. Şorlar topluca Kemerova eyaletinde Novokuznetsk dolaylarında yaşamaktadır. Çok eski zamandan beri demircilik sanatı ile meşgul ve meşhur olan Şorlar, artık yerleşik bir hayat sürdürmekte olup tarım ve hayvancılıkla meşgul oluyorlar. Ergenekon Destanı'nda adı gecen Maden Dağı eritme bölümünün Şor diyarı olduğunu belirten Rus bilginlere göre, bu bölgede yaşayan insanlara “Bakırcı Tatarları” da denildiğini öğrenmiş bulunuyoruz.  Şor Türkleri’nin “Kan-Pergen Efsanesine göre” yerin altında dokuz deniz vardır. Bunlar ayrı ayrı birer denizdirler ama, bir noktada birleşirler. Bu dokuz denizin birleştiği yerde, yeryüzüne kadar yükselen bir bakır dağ vardır.  Şeklinde başlayıp devam eden bu efsaneden de anlaşılacağı gibi , yeraltına giden mağara yolu da bu bakır dağda bulunmalı idi. Bu nedenle efsanede Ergenekon Destanı’nın izlerini de bulmak mümkündür. ŞOR Folklor Grubu Ergenekon Efsanesinin coğrafyasında yaşayan demirci Türk halkı olan Şorlar, “Saha Yeri” de denilen Yakutistan Özerk Cumhuriyeti’nin Kemerova Vilayetinin Taştagol, Mejdureçensk, Novokuznetsk, Mıski şehri, Şeregeş, Klyuçevoy, Ust-Kabırza, Orton, Çuvaşka, Osinniki , Spassk,  Borodino, Malinovka, Kemerovo ve Ust-Anzas kentlerinde…Ve Hakasya Özerk Cumhuriyeti’nin Abakan, Balıksa, Biskamja, Rostov Na-Don ve Novorossiysk kentlerinde yaşamlarını sürdüren Şor Türkleri de bulunmaktadır. Günümüzde yaygın olan Şor erkek adları şunlardır: Amas, Anis, Aruk, Astaançı, Astam, Kanza, Karol, Kokan, Mukka, Mustakkay, Oudun, Oçan, Paruş, Sanaan, Sappaş, Sodan, Talay, Tolay, Torday, Tottoluş, Çarkop, Şapkay, Şadraş, ve Şeltrek, Kadın Adları: Ancak, Atlas, Karlıgaş (Karlı Ağaç), Kuu (Kuğu), Manu ve Pekaş, *** ŞOR sözcüğü, kızak anlamı içerir. Önceleri Ruslar, Şorlar da dahil Batı Sibirya`da yaşayan Türk topluluklarının tamamına Tatar diyorlardı. Bu Türk topluluğu için Şor adını ilk olarak 1860 yılında ünlü Alman Türkolog Wilhelm Radloff kullandı. Şorlar 17 soya ayrılır. Bunlar; Kara Şor, Sarı Şor, Ak Şor,Tayeş, Keçin, Kızay, Kobıy, Kıy Karga, Çeley, Kalar, Sebi, Tartkın, Kereş, Çoral, Aba, Çettiber adları ile anılır. Aba ve Çettiber soyları bugün artık mevcut değildir. Şor Türkleri 1683 yılında diğer Sibirya Türk toplulukları gibi Rus hakimiyeti altına girmişlerdir. Oldukça yoksul bir hayat sürdürdüler. Ancak yaşadıkları bölge özellikle demir, kömür, kurşun, çinko, barit, arsenik ve altın madenleri bakımından oldukça zengindir. Şor Türkçesi`ni yaşatma çabası içine girmiş olan Şorlar, çocuklarının milli inanç sistemlerine uygun kitapların hazırlanmasını sağlamışlar, giderek yönetime yaptıkları baskılarla Novokuznetsk`teki Üniversitede Şor Dili Bölümü açtırmışlardır. Şor Türkleri 1927`den 1929`a kadar Kiril alfabesini kullanmışlar, 1929`da Latin harflerine geçmişlerdir. 1938 yılında ise 1929`da terk edilen alfabeyi tekrar kabul etmişlerdir. Şor Türklerinin geleneklerinden biri olan ve ölümün kırkıncı gününde ruhlar âlemine uğurlanırken yapılan törende, söndürülen ateş, ölünün bu dünyayla ilgili son bağının da yok edilmesi anlamlarını taşımaktadır. Altay, Hakas ve Tuva Türklerinde olduğu gibi Şorlar’da da ateşin ruhu kadındır. ŞOR Aile, Ana-Baba ve Çocuklar… Şor Türkleri Destanlarına göre alplar çok eski çağlarda, dünya yaratıldığı zamanda yaşamışlardır. Alplar daha küçükken avlara, savaşlara iştirak ederler. Alplar uyuyan düşmanı öldürmezler; düşmanını hile ile öldürenler Alp sayılmazdı. Uyuyan düşmanı öldürme, düelloda hile yapma, ancak masallaşmış destanlarda görülürdü. Altaylı’lardan Şor boyunun folkloru Dırınkova tarafından “Şorskiy Folklor” adıyla neşredilmiştir. Bu eserde bu boyun kahramanlık destanları vardır. Altaylı Şor`ların “Kan Mergen” destanı bu alpın kavminin yaşadığı zamanı şöyle anlatıyor: Pek eski çağda idi bu… Şimdiki nesilden önce, eski nesilden sonra olmuştu bu… Kaşıkla yer bölündüğü kepçe ile su üleşildiği, yer yer olup yaratıldığı, yer yarılıp ağaçlar bittiği ağaçlar yarılıp tomurcuklandığı, kayın ağacı yapraklar açtığı çağda bir ulus yaşamıştı… Hun, Göktürk, hatta Moğolların ,demir bir dağın ardına saklanıp kalabalıklaşan sonra o dağı eritip çıktıklarını anlatan Ergenekon ve türeyiş efsanelerinde adı geçen demir dağın Şor Türklerinin yaşadığı coğrafi bölge olduğu sanılmaktadır. Temir Tav adındaki kasaba , Altay Dağları`nın kuzeyinde yer almaktadır. Yaşadıkları bölge Rusya tarafından bilinçli geri bırakılmış, sosyoekonomik ve kültürel sorunlar çözülmemiştir. Bölgede Türk yerleşim birimleri susuz, elektriksiz ve yolsuz bırakılmıştır Şor Türklerinin elinden topraklan alınmış, kömür ocaklarında çalışmaya mahkûm edilmiştir 1917 yılına kadar kendi alfabelerini kullanan Şorlar’a Ruslar zorla Kiril alfabesini kabul ettirerek kültürlerini yok etmeye çalışmışlardır. Şor Millî Hareketi, özellikle Türk milliyetçiliği ve kültürü muhafaza edebilme üzerinde çalışmalar yapmaktadır Semey nükleer poligonunda yapılan nükleer denemeler, kömür ocaklarından çıkan radyoaktivite ve kömür tozları Televütler gibi Şorları da etkilemiş, çok sayıda çocuk hasta ve sakat doğmuş, ölüm oranları artmıştır.  
Ekleme Tarihi: 09 Şubat 2026 -Pazartesi

Şamanist Türkler ŞORLAR

BAŞKENTTEN SELAM

 

Şamanist Türkler ŞORLAR

Şorlar  Rusya'nın (eski adı Şorya olan) Kemerovo vilayetinde yaşayan yerli bir  grubudur. 1926 yılına kadar Şorların  Abinets, Şorlar, Kalarlar, Karginler ve diğerleri gibi etnik grupların ortak adı Tadar-Kizhi yani Tatar insanı idi.

Güney Kuzbass'ın Türkçe konuşan nüfusunun yani "Şorların” adı, Akademisyen V. Radlov'un açıklamaları dikkate alınarak, yetkililer tarafından tüm resmi belgelerde yer aldı.

Şor ülkesinde Rus egemenliği ve misyonerlik faaliyetleri sonucu anadilini bilenlerin sayısı azalmıştır. 19. yüzyılın ortalarında Radloff tarafından “kızak” anlamına gelen Şor adıyla anılmış ve bu ad, daha sonraki dönemlerde yaygınlaşmıştır.

 Daha önceleri Şamanist olan Şorların önemli bir kısmı, 19. yüzyılda Ruslar tarafından Hristiyanlaştırılmıştır.

Çin kaynaklarında kaydedilen eski bir Türk efsanesi, Göktürklerin atalarının kökenini "Xiongnu ülkesinin kuzeyinde" bulunan sak-kwək adlı devletten bahseder.

Günümüzde Şorların yaşadığı bölge Orta Çağ döneminde Yenisey Kırgızlarının etkisi altında Türkleşmiştir. Şorlar bu etnik karışıklık sonucunda ortaya çıkmış ve bunun sonucunda Türkçeyi benimsemişlerdir.

Şor kabileleri MS 8. ve 9. yüzyıllarda ayrı bir halk olmaya başladılar. 13. Yüzyılda Altay-Sayan bölgesinin Moğol fethi, yerel halk ve dilleri üzerinde bir başka kültürel etki katmanı daha ekledi. Bölge daha sonra 14. yüzyılın sonlarından 17. yüzyılın başlarına kadar Oyratların etkisi altına girmiştir. Bölgenin Moğol kontrolü altına girmesi üzerine, dillerin çoğu önemli miktarda Moğol kelimesi içermektedir.

17. yüzyılın başlarında Şor toprakları Ruslar tarafından işgal edildi. 18. Yüzyılda, Rus yerleşimciler bölgeye taşınmaya başladı. Önemli demir eşya üreticileri olan Şorlar, Oyratlar, Altaylılar ve Kırgızlar, Rusların ve beraberinde getirdikleri daha gelişmiş eşyalar nedeniyle önemi hızla azalmaya başladı ve bu demirciliğin sonunu getirdi. Bunun üzerine Rus yetkililer, yasakları kürk şeklinde ödemeye mecbur bıraktılar. Bu, çoğu Şor'un eski mesleklerini ve köylerini yakındaki kasabalara taşınmak için terk etmelerine neden oldu, böylece avcı olarak daha iyi bir yaşam sürdürebildiler. Ancak, sefil koşullarda yaşadılar. Giysiler, ilkel aletler ve teknikler için ısırgan lifi veya yabani kenevir kullanımı 20. yüzyıla kadar devam etti.

Şor Türkleri, dil ve kültür manasında en çok Tuva Türklerine yakındırlar. Bütün Rusya Federasyonunda 2002 yılı Rus kaynaklarına göre toplam 14.000 Şor Türkleri yaşamakta iken 2013 yılı verilerine göre 17.000 Şor Türkü olduğu açıklandı. Şor Türkleri, Kemerovo Bölgesi'nde 11.554 kişi, Hakasya'da 1.078 kişi, Krasnoyar'da 201 kişi, Altay bölgesinde 165 kişi ve Altay Cumhuriyetinde 141 kişidir.

1989 nüfus sayımında Güney Sibirya'da 12.585 Şor’un yaşadığı ve toplam nüfuslarının 16.572 olduğu tespit edilmiştir. Şorlar topluca Kemerova eyaletinde Novokuznetsk dolaylarında yaşamaktadır.

Çok eski zamandan beri demircilik sanatı ile meşgul ve meşhur olan Şorlar, artık yerleşik bir hayat sürdürmekte olup tarım ve hayvancılıkla meşgul oluyorlar. Ergenekon Destanı'nda adı gecen Maden Dağı eritme bölümünün Şor diyarı olduğunu belirten Rus bilginlere göre, bu bölgede yaşayan insanlara “Bakırcı Tatarları” da denildiğini öğrenmiş bulunuyoruz. 

Şor Türkleri’nin “Kan-Pergen Efsanesine göre” yerin altında dokuz deniz vardır. Bunlar ayrı ayrı birer denizdirler ama, bir noktada birleşirler. Bu dokuz denizin birleştiği yerde, yeryüzüne kadar yükselen bir bakır dağ vardır.  Şeklinde başlayıp devam eden bu efsaneden de anlaşılacağı gibi , yeraltına giden mağara yolu da bu bakır dağda bulunmalı idi. Bu nedenle efsanede Ergenekon Destanı’nın izlerini de bulmak mümkündür.

ŞOR Folklor Grubu

Ergenekon Efsanesinin coğrafyasında yaşayan demirci Türk halkı olan Şorlar, “Saha Yeri” de denilen Yakutistan Özerk Cumhuriyeti’nin Kemerova Vilayetinin Taştagol, Mejdureçensk, Novokuznetsk, Mıski şehri, ŞeregeşKlyuçevoy, Ust-Kabırza, Orton, Çuvaşka, Osinniki , SpasskBorodinoMalinovka, Kemerovo ve Ust-Anzas kentlerinde…Ve Hakasya Özerk Cumhuriyeti’nin Abakan, Balıksa, Biskamja, Rostov Na-Don ve Novorossiysk kentlerinde yaşamlarını sürdüren Şor Türkleri de bulunmaktadır.

Günümüzde yaygın olan Şor erkek adları şunlardır:

Amas, Anis, Aruk, Astaançı, Astam, Kanza, Karol, Kokan, Mukka, Mustakkay, Oudun, Oçan, Paruş, Sanaan, Sappaş, Sodan, Talay, Tolay, Torday, Tottoluş, Çarkop, Şapkay, Şadraş, ve Şeltrek,

Kadın Adları: Ancak, Atlas, Karlıgaş (Karlı Ağaç), Kuu (Kuğu), Manu ve Pekaş,

***

ŞOR sözcüğü, kızak anlamı içerir. Önceleri Ruslar, Şorlar da dahil Batı Sibirya`da yaşayan Türk topluluklarının tamamına Tatar diyorlardı. Bu Türk topluluğu için Şor adını ilk olarak 1860 yılında ünlü Alman Türkolog Wilhelm Radloff kullandı.

Şorlar 17 soya ayrılır. Bunlar; Kara Şor, Sarı Şor, Ak Şor,Tayeş, Keçin, Kızay, Kobıy, Kıy Karga, Çeley, Kalar, Sebi, Tartkın, Kereş, Çoral, Aba, Çettiber adları ile anılır. Aba ve Çettiber soyları bugün artık mevcut değildir.

Şor Türkleri 1683 yılında diğer Sibirya Türk toplulukları gibi Rus hakimiyeti altına girmişlerdir. Oldukça yoksul bir hayat sürdürdüler. Ancak yaşadıkları bölge özellikle demir, kömür, kurşun, çinko, barit, arsenik ve altın madenleri bakımından oldukça zengindir.

Şor Türkçesi`ni yaşatma çabası içine girmiş olan Şorlar, çocuklarının milli inanç sistemlerine uygun kitapların hazırlanmasını sağlamışlar, giderek yönetime yaptıkları baskılarla Novokuznetsk`teki Üniversitede Şor Dili Bölümü açtırmışlardır.

Şor Türkleri 1927`den 1929`a kadar Kiril alfabesini kullanmışlar, 1929`da Latin harflerine geçmişlerdir. 1938 yılında ise 1929`da terk edilen alfabeyi tekrar kabul etmişlerdir.

Şor Türklerinin geleneklerinden biri olan ve ölümün kırkıncı gününde ruhlar âlemine uğurlanırken yapılan törende, söndürülen ateş, ölünün bu dünyayla ilgili son bağının da yok edilmesi anlamlarını taşımaktadır. Altay, Hakas ve Tuva Türklerinde olduğu gibi Şorlar’da da ateşin ruhu kadındır.

ŞOR Aile, Ana-Baba ve Çocuklar…

Şor Türkleri Destanlarına göre alplar çok eski çağlarda, dünya yaratıldığı zamanda yaşamışlardır. Alplar daha küçükken avlara, savaşlara iştirak ederler. Alplar uyuyan düşmanı öldürmezler; düşmanını hile ile öldürenler Alp sayılmazdı. Uyuyan düşmanı öldürme, düelloda hile yapma, ancak masallaşmış destanlarda görülürdü. Altaylı’lardan Şor boyunun folkloru Dırınkova tarafından “Şorskiy Folklor” adıyla neşredilmiştir. Bu eserde bu boyun kahramanlık destanları vardır. Altaylı Şor`ların “Kan Mergen” destanı bu alpın kavminin yaşadığı zamanı şöyle anlatıyor:

Pek eski çağda idi bu…
Şimdiki nesilden önce,
eski nesilden sonra olmuştu bu…
Kaşıkla yer bölündüğü
kepçe ile su üleşildiği,
yer yer olup yaratıldığı,
yer yarılıp ağaçlar bittiği
ağaçlar yarılıp tomurcuklandığı,
kayın ağacı yapraklar açtığı çağda
bir ulus yaşamıştı…

Hun, Göktürk, hatta Moğolların ,demir bir dağın ardına saklanıp kalabalıklaşan sonra o dağı eritip çıktıklarını anlatan Ergenekon ve türeyiş efsanelerinde adı geçen demir dağın Şor Türklerinin yaşadığı coğrafi bölge olduğu sanılmaktadır.

Temir Tav adındaki kasaba , Altay Dağları`nın kuzeyinde yer almaktadır.

Yaşadıkları bölge Rusya tarafından bilinçli geri bırakılmış, sosyoekonomik ve kültürel sorunlar çözülmemiştir.

Bölgede Türk yerleşim birimleri susuz, elektriksiz ve yolsuz bırakılmıştır
Şor Türklerinin elinden topraklan alınmış, kömür ocaklarında çalışmaya mahkûm edilmiştir

1917 yılına kadar kendi alfabelerini kullanan Şorlar’a Ruslar zorla Kiril alfabesini kabul ettirerek kültürlerini yok etmeye çalışmışlardır.

Şor Millî Hareketi, özellikle Türk milliyetçiliği ve kültürü muhafaza edebilme üzerinde çalışmalar yapmaktadır

Semey nükleer poligonunda yapılan nükleer denemeler, kömür ocaklarından çıkan radyoaktivite ve kömür tozları Televütler gibi Şorları da etkilemiş, çok sayıda çocuk hasta ve sakat doğmuş, ölüm oranları artmıştır.

 


Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.