Maden Atık Deposunun zararları anlatıldı

Çevre 28.06.2026 - 15:48, Güncelleme: 28.06.2026 - 15:48 259 kez okundu.
 

Maden Atık Deposunun zararları anlatıldı

Mersin Çevre Platformu; Silifke Yeşilovacık Maden Atık Deposunun İnsan ve Çevre Sağlığına Etkilerine İlişkin bir buluşma gerçekleştirdi. Sabahat Aslan, Av. Ayşe Doğan ve Dr. Ali Koray Kenziman, Yeşilovacık mahallesi kahvehanesinde köylülere seslendiler.
Sesimiz Haber Merkezi/Yaşar Öztürk Yıllardır Mersin bölgesinde çevre konusunda çalışmalar yürüttüklerini anlatan Sabahat Aslan: “Raporlarda Tehlikesiz diye yazmışlar. Burada doğru bilgi aktarmamışlar tabii. İnce kum dedikleri taşıyacakları madde kuvars ince kumun tehlikeli bir maden atığıdır. Çok tehlikeli bir atıktır. O nedenle bu maden atık deposunun burada yapılmaması lazım. Yapıldığı takdirde hem burada sağlığımızı kaybedeceğiz hem topraklarımız kirlenecek, yeraltı sularımız kirlenecek. En önemlisi soluduğumuz hava kirlenecek. Zaten şu anda kirli hava solumaktayız. Dünyanın hiçbir yerinde yerleşim bölgesinde çimen fabrikaları kurulmuyor. Ama bizim şurada hemen kalbimizin içerisine yani yaşam alanlarımızın içerisine Orta Doğu'nun en büyük çimento fabrikası kurulmuş. ÇİMENTO FABRİKASI YER ALTI SULARINI KİRLETİYOR Yaptığımız tespitlere göre her gün saat beşten sonra çimento fabrikasının ilgili idarecileri ne yazık ki filtrelerini çalıştırmıyor. Ve çimento fabrikasının yüzünden buradaki yeraltı suları hem kirlenmiş durumda hem de çok azalmış durumda. Çünkü çimento fabrikalarında artık çok ciddi su sarfiyatı oluyor. Şimdi bizim yaşam hakkımız var. Biz yaşamak zorundayız. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek zorundayız. O nedenle doğayı korumak zorundayız. Yani o bizim hakkımız. Neden Yeşilovacık bu kadar kirli bir bölgede yaşamak zorunda kaldı? Çünkü çok yakın yerde Akkuyu Nükleer Santrali kuruluyor. Akdere Çimento Fabrikası, Ortadoğu'nun en büyük fabrikası ve en kirletici fabrika. Balık çiftlikleri bu bölgede. Dolayısıyla tabii çok kirletici teknolojiler olunca ayrıca şimdi liman inşaat, liman inşaatı bitti galiba. Taşucu’ndaki liman çalışmaya başladı. O limanın vereceği zararlar da çok ciddi. Neden şimdi bu kadar yoğun kirliliğin ortasında biz yaşamak zorundayız. Riskleri azaltmak zorundayız.” Kirletici ve zararlı tesisler kurulurken planlanırken iklim krizinin dikkate alınmadığın dikkat çeken Sabahat Aslan: “Burada yapılacak döküm ve nakliyeler sonucunda yayılacak tozlar hepimizin ciğerlerine girecek. Ve birçok hastalığa maruz kalacağız. Artık sular sular içilmeyecek hale gelecek. Yetkililer bizi uyarmayacak. Akkuyu'da olacağı gibi. Ne yazık ki mekanizma öyle işliyor.” ÇÖPLÜK OLUYORUZ 150 Km öteden atığın buraya taşınmasının hiçbir haklı tarafının olmadığını tek tek açıklayan Av. Ayşe Doğan: “Bu yaşayabileceğimiz çevresel katliamın son noktası. Çöplük oluyoruz yani. Bunun daha ötesi yok. Havamız kirli zaten. Bununla birlikte suyumuz da kirlenecek. Ve sizler bu bölgeyi terk etmek zorunda kalacaksınız. Hani bu konuşmaları yaptığımızda halen okey oynayan arkadaşlara da aslında seslenmek istiyorum. Okey oynayacak ağaç gölgesi bulamayacağız arkadaşlar. Bu eğer proje hayata geçerse. Çocuklarınızı, torunlarınızı da büyütemeyeceksiniz. Yılda 300 bin ton atık taşınması planlanıyor. Buradakiler kadar Tarsus’tan buraya kadar tüm yol boyu tehlike altında maktadır. İnsana, hayvana, toprağa, havaya, suya, denize her şeye zarar verecek. Tehlikesiz maden atığı olarak proje kapsamında nitelendirilmiş ise de tehlikeli olduğu bilimsel olarak bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın elli altıncı maddesinde herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir yazıyor. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşın ödevidir denilmiştir. Anayasal hakkımızı istiyoruz. Devlet ve idare çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını kurmak, çevrenin kirlenmesini önlemekle yükümlüdür. TARSUS’UN ÇÖPÜ SİLİFKE’YE TAŞINMAK İSTENİYOR Bu anayasal yükümlülük, çevreye ağır ve geri dönüşü olmayan etkiler doğurma potansiyeli bulunan projelerde idarenin yetkisini, takdir hakkını daraltan, çevreyi ve insanı esas alan bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Çevre hukukunun temelini oluşturan baş ilkelerden birisi önleyicilik ilkesidir. Tarsus’un çöpünü Silifke'ye taşıyabilirsiniz diyorlar yetmiyor Avrupa’nın çöpünü de getirecekler. Milyonlarca yılda oluşan Doğu Akdeniz Bölgesinin en güzel yerine en tehlikeli tesisler ve atık deposu haline getiriyorlar. Buralar bize sadece atalarımızdan kalan değil çocuk ve torunlarımıza ulaştıracağımız kutsal bir mirastır. Yarın çok geç olabilir.” AVRUPA SİLİFKE BÖLGESİNİ SEÇTİ Mersin Tabip Odası’ndan İşyeri Hekimi-İş Güvenliği Uzmanı Dr. Ali Koray Kenziman Avrupa’nın tehlikeli atıklardan kurtulmak için bu bölgeyi hedef seçtiğini son zamanlarda yakamadıkları plastikleri parçalayarak denize boşalttıklarını bunun Mersin’den Taşucu ve yakın zamanda Yeşilovacık kıyılarına kadar yayılacağına dikkat çekti. Bu atık depolama tesisi yapılırsa akciğer kanseri vakalarının artacağını söyledi. İnsan sağlığı özellikle akciğer hastalıkları konusunda geniş açıklamalarda bulunarak halkı bu tesisin yapılmaması için harekete geçmeye çağırdı. ÇEVRE VE İNSBANLAR ZARAR GÖRÜYOR Söz alan Eski Silifke Kent Konseyi Başkanı Rıfat Karaduman çevresel zararı olan girişimlerin durdurulmasını istedi. Silifke’den insanları çevresel sorunların nelere yol açtığını görmek için zarara uğramış yerlere geziye götürdüklerini çocuk yaşlı insanların, bitkilerin, hayvanların, suyun, havanın, toprağın, doğanın uğradığı zararları gözleriyle gördüklerini anımsattı: “8-10 yaşındaki çocuk biraz koşunca çok yoruluyorum dedi.  Yaşlılar ne yapıyor dedik. Burada insanlar çabuk çabuk ölüyor dedi. Kadınlar dışarıya çamaşır asamıyor.” EĞİTİM, SAĞLIK SPOR ALANI DAĞİL ATIK DEPOSU YAPACAKLAR Yeşilovacık Muhtarı Ömer Yaser Yalvar ve Işıklı Mahalle Muhtarı Ramazan Güner: “Köylerimizde eğitim, sağlık, spor, hizmetleri verecek tesisler yapmaktan kaçınanlar atık deposu yapacaklar. Gençler sigara, uyuşturucu, madde bağımlısı olması tehlikesi içinde. Biz onları bu bataklıktan kurtarmaya çalışırken beldemizi uçuruma itiyorlar. Bizden ne istiyorlar.”  
Mersin Çevre Platformu; Silifke Yeşilovacık Maden Atık Deposunun İnsan ve Çevre Sağlığına Etkilerine İlişkin bir buluşma gerçekleştirdi. Sabahat Aslan, Av. Ayşe Doğan ve Dr. Ali Koray Kenziman, Yeşilovacık mahallesi kahvehanesinde köylülere seslendiler.

Sesimiz Haber Merkezi/Yaşar Öztürk

Yıllardır Mersin bölgesinde çevre konusunda çalışmalar yürüttüklerini anlatan Sabahat Aslan: “Raporlarda Tehlikesiz diye yazmışlar. Burada doğru bilgi aktarmamışlar tabii. İnce kum dedikleri taşıyacakları madde kuvars ince kumun tehlikeli bir maden atığıdır. Çok tehlikeli bir atıktır. O nedenle bu maden atık deposunun burada yapılmaması lazım. Yapıldığı takdirde hem burada sağlığımızı kaybedeceğiz hem topraklarımız kirlenecek, yeraltı sularımız kirlenecek. En önemlisi soluduğumuz hava kirlenecek. Zaten şu anda kirli hava solumaktayız. Dünyanın hiçbir yerinde yerleşim bölgesinde çimen fabrikaları kurulmuyor. Ama bizim şurada hemen kalbimizin içerisine yani yaşam alanlarımızın içerisine Orta Doğu'nun en büyük çimento fabrikası kurulmuş.

ÇİMENTO FABRİKASI YER ALTI SULARINI KİRLETİYOR

Yaptığımız tespitlere göre her gün saat beşten sonra çimento fabrikasının ilgili idarecileri ne yazık ki filtrelerini çalıştırmıyor. Ve çimento fabrikasının yüzünden buradaki yeraltı suları hem kirlenmiş durumda hem de çok azalmış durumda. Çünkü çimento fabrikalarında artık çok ciddi su sarfiyatı oluyor. Şimdi bizim yaşam hakkımız var. Biz yaşamak zorundayız. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek zorundayız. O nedenle doğayı korumak zorundayız. Yani o bizim hakkımız. Neden Yeşilovacık bu kadar kirli bir bölgede yaşamak zorunda kaldı? Çünkü çok yakın yerde Akkuyu Nükleer Santrali kuruluyor. Akdere Çimento Fabrikası, Ortadoğu'nun en büyük fabrikası ve en kirletici fabrika. Balık çiftlikleri bu bölgede. Dolayısıyla tabii çok kirletici teknolojiler olunca ayrıca şimdi liman inşaat, liman inşaatı bitti galiba. Taşucu’ndaki liman çalışmaya başladı. O limanın vereceği zararlar da çok ciddi. Neden şimdi bu kadar yoğun kirliliğin ortasında biz yaşamak zorundayız. Riskleri azaltmak zorundayız.”

Kirletici ve zararlı tesisler kurulurken planlanırken iklim krizinin dikkate alınmadığın dikkat çeken Sabahat Aslan: “Burada yapılacak döküm ve nakliyeler sonucunda yayılacak tozlar hepimizin ciğerlerine girecek. Ve birçok hastalığa maruz kalacağız. Artık sular sular içilmeyecek hale gelecek. Yetkililer bizi uyarmayacak. Akkuyu'da olacağı gibi. Ne yazık ki mekanizma öyle işliyor.”

ÇÖPLÜK OLUYORUZ

150 Km öteden atığın buraya taşınmasının hiçbir haklı tarafının olmadığını tek tek açıklayan Av. Ayşe Doğan: “Bu yaşayabileceğimiz çevresel katliamın son noktası. Çöplük oluyoruz yani. Bunun daha ötesi yok. Havamız kirli zaten. Bununla birlikte suyumuz da kirlenecek. Ve sizler bu bölgeyi terk etmek zorunda kalacaksınız. Hani bu konuşmaları yaptığımızda halen okey oynayan arkadaşlara da aslında seslenmek istiyorum. Okey oynayacak ağaç gölgesi bulamayacağız arkadaşlar. Bu eğer proje hayata geçerse. Çocuklarınızı, torunlarınızı da büyütemeyeceksiniz. Yılda 300 bin ton atık taşınması planlanıyor. Buradakiler kadar Tarsus’tan buraya kadar tüm yol boyu tehlike altında maktadır. İnsana, hayvana, toprağa, havaya, suya, denize her şeye zarar verecek. Tehlikesiz maden atığı olarak proje kapsamında nitelendirilmiş ise de tehlikeli olduğu bilimsel olarak bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın elli altıncı maddesinde herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir yazıyor. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşın ödevidir denilmiştir. Anayasal hakkımızı istiyoruz. Devlet ve idare çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını kurmak, çevrenin kirlenmesini önlemekle yükümlüdür.

TARSUS’UN ÇÖPÜ SİLİFKE’YE TAŞINMAK İSTENİYOR

Bu anayasal yükümlülük, çevreye ağır ve geri dönüşü olmayan etkiler doğurma potansiyeli bulunan projelerde idarenin yetkisini, takdir hakkını daraltan, çevreyi ve insanı esas alan bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Çevre hukukunun temelini oluşturan baş ilkelerden birisi önleyicilik ilkesidir. Tarsus’un çöpünü Silifke'ye taşıyabilirsiniz diyorlar yetmiyor Avrupa’nın çöpünü de getirecekler. Milyonlarca yılda oluşan Doğu Akdeniz Bölgesinin en güzel yerine en tehlikeli tesisler ve atık deposu haline getiriyorlar. Buralar bize sadece atalarımızdan kalan değil çocuk ve torunlarımıza ulaştıracağımız kutsal bir mirastır. Yarın çok geç olabilir.”

AVRUPA SİLİFKE BÖLGESİNİ SEÇTİ

Mersin Tabip Odası’ndan İşyeri Hekimi-İş Güvenliği Uzmanı Dr. Ali Koray Kenziman Avrupa’nın tehlikeli atıklardan kurtulmak için bu bölgeyi hedef seçtiğini son zamanlarda yakamadıkları plastikleri parçalayarak denize boşalttıklarını bunun Mersin’den Taşucu ve yakın zamanda Yeşilovacık kıyılarına kadar yayılacağına dikkat çekti. Bu atık depolama tesisi yapılırsa akciğer kanseri vakalarının artacağını söyledi. İnsan sağlığı özellikle akciğer hastalıkları konusunda geniş açıklamalarda bulunarak halkı bu tesisin yapılmaması için harekete geçmeye çağırdı.

ÇEVRE VE İNSBANLAR ZARAR GÖRÜYOR

Söz alan Eski Silifke Kent Konseyi Başkanı Rıfat Karaduman çevresel zararı olan girişimlerin durdurulmasını istedi. Silifke’den insanları çevresel sorunların nelere yol açtığını görmek için zarara uğramış yerlere geziye götürdüklerini çocuk yaşlı insanların, bitkilerin, hayvanların, suyun, havanın, toprağın, doğanın uğradığı zararları gözleriyle gördüklerini anımsattı: “8-10 yaşındaki çocuk biraz koşunca çok yoruluyorum dedi.  Yaşlılar ne yapıyor dedik. Burada insanlar çabuk çabuk ölüyor dedi. Kadınlar dışarıya çamaşır asamıyor.”

EĞİTİM, SAĞLIK SPOR ALANI DAĞİL ATIK DEPOSU YAPACAKLAR

Yeşilovacık Muhtarı Ömer Yaser Yalvar ve Işıklı Mahalle Muhtarı Ramazan Güner: “Köylerimizde eğitim, sağlık, spor, hizmetleri verecek tesisler yapmaktan kaçınanlar atık deposu yapacaklar. Gençler sigara, uyuşturucu, madde bağımlısı olması tehlikesi içinde. Biz onları bu bataklıktan kurtarmaya çalışırken beldemizi uçuruma itiyorlar. Bizden ne istiyorlar.”

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.