Latif TAŞÇI
Köşe Yazarı
Latif TAŞÇI
 

Poyraz Esti Geçti

Poyraz Esti Geçti Silifke son yaşanan belediye yönetimi olaylarıyla bir kez daha olumsuz gelişmelere sahne oldu. İnsan ister istemez üzülüyor. Değer miydi diye kendi kendine soruyor. Seçim döneminde bile” Silifke’ye şöyle bir bakış açısıyla şunları şunları yapacağım” diye seçilmemiş idi. “Talep nasıl oluşursa öyle hizmet edeceğiz” vaatleriyle ve boş cüzdan sallamalarıyla seçilmişler idi. Ancak vatandaş bir önceki başkanın dedikodularının yüzünden yağmurdan kaçıyordu. İyi Parti’de bu kaçışa şemsiye tutunca olanlar olmuştu. İki üç yıldır eski başkanla ilgili herhangi bir suç duyurusunda bulunmadan bu bir iktidar operasyonudur demek ve inkara kalkmak ise özellikle hukukçu CHP’nin ileri gelenlerine yakışıyor mu? Olanları bütün ayrıntısıyla sosyal medyadan herkesin öğrendiğini düşünüyorum. Yargı sürecide başladığı için ayrıntıya girmenin anlamı yok. Burada farklı bir bakış açısıyla birkaç noktaya dikkat çekeceğim. Birincisi siyasetin kullandığı, kullanmak zorunda olduğu mali kaynakların kaynağı ve tedarik şeklinin açık olması gerektiğidir. Yani yerel yönetim seçimleri belediyeler üzerinden finanse edilmemelidir. Hangi parti olursa olsun buna dikkat etmek gerekmektedir. İkincisi ise belediyelerin profesyonel futbol kulüplerinin olmaması gerektiğidir. Ben böyle düşünüyorum. Belediyeler yerel amatör küme takımlarına zaten yardım ediyorlar. Şimdi şu soruyu sormak doğru değil mi? Belediye sporda kaç tane Silifkeli çocuğumuz oynamakta. Yapılan transferlerde “vergiden kaçınmak” için kayıtsız işlemler yapılmaya çalışıyor. Bunu finanse etmek içinde kayıtsız para bulunmaya çalışıyor. Sonuç ‘kabak çömlek patladı’ oluyor. Bu duruma niye dikkat çektim. Belediyede yapıldığı iddia edilen usulsüzlükler ile sporun ve seçimlerin finansmanı amaçlanmıştır diye düşündüğüm için. Buraya kadar iyi niyetli yorumlarda bulundum. Ancak başkan MustafaTurgut’un birinci dönemindeki bir yetkilinin söylediği kulaklarımda çınlamakta. ”Ben yeme içme ve….. işlerinden sorumluyum” diyordu. Bu açıdan bakarsak “herkesin enayisi ben miyim, bende götüreyim” açgözlülüğü olmuş ise  mutlaka boğazlarından kanun tarafından çıkarılacaktır. Şimdi sel önünden kütük kapma yarışması başladı. Sosyal medyada bazı isimler belediye başkanlığı için anketler, araştırmalar, isim önerileri ve ön alma çabaları yapmakta. CHP’nin yapısı gereği sürekli tartışmaların içerisinde olması ayrı bir durum. Siyasi tartışmalardan ziyade belediyelerdeki usulsüzlerin inkarına yönelik tartışmaları kastediyorum. Mustafa Turgut başkana CHP ilçe örgütü dışında bir desteğin gelmemesi düşündürücü. Ne genel merkezden nede Mersin teşkilatı veya Büyükşehir belediyesinden bir desteğin gelmemesini nasıl yorumlamak gerekir? CHP kulisleri yeni başkan veya başkan vekili kim olacak dedikodularıyla çalkalanmakta. Büyükşehir belediye başkanının Gülşah Yıldırım Genç başkan vekili olacak dediği dedikoduları Silifke belediye meclis üyelerinin iradesinin hükmünün olmadığı anlamına gelmiyor mu? Diğer yandan CHP listelerinden meclise giren eski iyi partili meclis üyeleri ne düşünüyor acaba? Bunlara rağmen değişik senaryolar olur mu ben olmayacağına inanıyorum.  
Ekleme Tarihi: 26 Haziran 2026 -Cuma

Poyraz Esti Geçti

Poyraz Esti Geçti

Silifke son yaşanan belediye yönetimi olaylarıyla bir kez daha olumsuz gelişmelere sahne oldu. İnsan ister istemez üzülüyor. Değer miydi diye kendi kendine soruyor.

Seçim döneminde bile” Silifke’ye şöyle bir bakış açısıyla şunları şunları yapacağım” diye seçilmemiş idi. “Talep nasıl oluşursa öyle hizmet edeceğiz” vaatleriyle ve boş cüzdan sallamalarıyla seçilmişler idi. Ancak vatandaş bir önceki başkanın dedikodularının yüzünden yağmurdan kaçıyordu. İyi Parti’de bu kaçışa şemsiye tutunca olanlar olmuştu.

İki üç yıldır eski başkanla ilgili herhangi bir suç duyurusunda bulunmadan bu bir iktidar operasyonudur demek ve inkara kalkmak ise özellikle hukukçu CHP’nin ileri gelenlerine yakışıyor mu?

Olanları bütün ayrıntısıyla sosyal medyadan herkesin öğrendiğini düşünüyorum. Yargı sürecide başladığı için ayrıntıya girmenin anlamı yok.

Burada farklı bir bakış açısıyla birkaç noktaya dikkat çekeceğim.

Birincisi siyasetin kullandığı, kullanmak zorunda olduğu mali kaynakların kaynağı ve tedarik şeklinin açık olması gerektiğidir. Yani yerel yönetim seçimleri belediyeler üzerinden finanse edilmemelidir. Hangi parti olursa olsun buna dikkat etmek gerekmektedir.

İkincisi ise belediyelerin profesyonel futbol kulüplerinin olmaması gerektiğidir. Ben böyle düşünüyorum. Belediyeler yerel amatör küme takımlarına zaten yardım ediyorlar. Şimdi şu soruyu sormak doğru değil mi? Belediye sporda kaç tane Silifkeli çocuğumuz oynamakta. Yapılan transferlerde “vergiden kaçınmak” için kayıtsız işlemler yapılmaya çalışıyor. Bunu finanse etmek içinde kayıtsız para bulunmaya çalışıyor. Sonuç ‘kabak çömlek patladı’ oluyor.

Bu duruma niye dikkat çektim. Belediyede yapıldığı iddia edilen usulsüzlükler ile sporun ve seçimlerin finansmanı amaçlanmıştır diye düşündüğüm için. Buraya kadar iyi niyetli yorumlarda bulundum. Ancak başkan MustafaTurgut’un birinci dönemindeki bir yetkilinin söylediği kulaklarımda çınlamakta. ”Ben yeme içme ve….. işlerinden sorumluyum” diyordu.

Bu açıdan bakarsak “herkesin enayisi ben miyim, bende götüreyim” açgözlülüğü olmuş ise  mutlaka boğazlarından kanun tarafından çıkarılacaktır.

Şimdi sel önünden kütük kapma yarışması başladı. Sosyal medyada bazı isimler belediye başkanlığı için anketler, araştırmalar, isim önerileri ve ön alma çabaları yapmakta.

CHP’nin yapısı gereği sürekli tartışmaların içerisinde olması ayrı bir durum. Siyasi tartışmalardan ziyade belediyelerdeki usulsüzlerin inkarına yönelik tartışmaları kastediyorum.

Mustafa Turgut başkana CHP ilçe örgütü dışında bir desteğin gelmemesi düşündürücü. Ne genel merkezden nede Mersin teşkilatı veya Büyükşehir belediyesinden bir desteğin gelmemesini nasıl yorumlamak gerekir?

CHP kulisleri yeni başkan veya başkan vekili kim olacak dedikodularıyla çalkalanmakta. Büyükşehir belediye başkanının Gülşah Yıldırım Genç başkan vekili olacak dediği dedikoduları Silifke belediye meclis üyelerinin iradesinin hükmünün olmadığı anlamına gelmiyor mu? Diğer yandan CHP listelerinden meclise giren eski iyi partili meclis üyeleri ne düşünüyor acaba? Bunlara rağmen değişik senaryolar olur mu ben olmayacağına inanıyorum.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.