BAŞKENTTEN SELAM
Dünya Şampiyonasında Bir Ada Takımı
HOLLANDA – CURAÇAO
Curaçao Milli Takımı, Hollanda Milli Takımı olarak Dünya Kupası finallerine iştirak edecek… Şimdi dikkatle okuyunuz: Curaçao takımının finallere kadar gelmesini sağlayan kişi, Afyonkarahisar-Emirdağlı hemşehrilerimizdir… Allah-Allah, nasıl olur bu yahu?.. .Değil mi?... Buyurun okuyunuz…
Millî Futbol takımımız çok güçlü olmayan birkaç ülke takımını alt ederek, önümüzdeki yaz, ABD’nde yapılacak final karşılaşmalarına katılacaktır.
Final karşılaşmalarına katılacak olan ilginç bir ülke takımı daha vardır. Curaçao milli takımı… Curaçao Karayip Denizi'nin güneyinde ve Venezuela'nın kuzeyinde yer alan bir ada. Curaçao Adası Hollanda Krallığı'nı meydana getiren dört ülkeden biridir. Başkenti Willemstad şehridir. Yüzölçümü 444 km² olan bu adanın nüfusu 200 bine yakındır. Ada 10 Ekim 2010'dan önce Hollanda Antilleri'nin bir parçasıydı.
Karayip Denizi’nin güneyinde, Venezuela açıklarında konumlanan ve Hollanda Krallığı'na bağlı özerk bir bölge olan Curaçao, şaşırtıcı derecede küçük nüfusuyla dünya futbol tarihine altın harflerle yazılacak bir başarıya imza attı. Futbol otoriteleri tarafından tam bir "peri masalı" olarak nitelendirilen bu zaferle, Curaçao Milli Takımı, tecrübeli teknik direktör Dick Advocaat yönetiminde 2026 FIFA Dünya Kupası’na katılma hakkını elde etti. Curaçao, böylece Dünya Kupası tarihinin finallere katılmaya hak kazanan en küçük nüfuslu ülkesi unvanını da İzlanda'nın elinden alarak resmen tescilledi. Peki, Curaçao nerede, nasıl bir ülke?...
Curaçao Dünya Kupası’na gitmeye hak kazanınca tüm Dünyada olduğu gibi bende de büyük bir merak uyandırdı. Küresel haritada adı sıkça anılmayan ama tropikal cennet olarak bilinen bu ada ülkesi, kısıtlı bir demografik potansiyele sahip olmasına rağmen, futbolun devlerini bile kıskandıracak bir azim ve disiplinle, kimi ülke milli takımlarını eleme başarısı göstermiştir.
Hollanda Krallığı'nı oluşturan dört ülkeden biri olan ve başkenti Willemstad'ın rengarenk mimarisiyle ünlü Curaçao, futbol sahalarında elde ettiği bu tarihi başarıyla adını tüm dünyaya duyurdu. Peki, nerede bu Curaçao denilen ülke?...
Curaçao, coğrafi olarak Güney Amerika kıtasına oldukça yakındır. Karayip Denizi'nin güneyinde, Venezuela'nın kuzey kıyılarına yakın bir mesafede yer alan bir adadır. Hollanda Krallığı'nı meydana getiren dört ülkeden biridir (Hollanda, Aruba, Sint Maarten ve Curaçao). Kendi iç işlerinde özerk bir ülke statüsündedir, ancak savunma ve dış politika konularında Hollanda Krallığı'na bağlıdır.
Afrika kökenli insanlardan oluşan Curaçao, Dünya Kupası finallerine katılmaya hak kazanan nüfusu en küçük ülke ünvanını, 2018'de bu rekoru elinde tutan İzlanda'dan (yaklaşık 350 bin nüfus) devralmıştır.
Adada Lübnanlı Arap, Hint, Avrupalı, Kolombiyalı, Venezuelalı insanlar yaşamaktadır. Ancak yerli halkın dili Papiamento olmasına karşın, resmî dil 2007'ye dek yalnızca Felemenkçe iken, o yıl Papiamento da ikinci resmî dil olarak Kabul edilmiştir.
2001 sayımına göre, toplumun %81'i evde Papiamento dilini konuşurken %8'i Felemenkçe, %6'sı İspanyolca, %3'ü İngilizce ve %2'si de öteki dilleri konuşmaktadır.
Yine aynı sayıma göre, Curaçao toplumunun %80,1'i Katolik, %4,6'sı ateist, % 3,6’sı Proteston, gerisi de öteki dinlere inanıyorlar,
Curaçao'nun politikası, sosyo-ekonomik eşitsizliklerin yarattığı gerilimleri ve sömürgecilik ve Atlantik Köle ticaretinin mirası olan ırksal hiyerarşileri yansıtır. Sömürgecilik ve Curaçao ile Hollanda arasındaki süregiden siyasi ilişki de gerginliklerin olduğu bölgelerdi. 10 Ekim 2010 tarihinde yapılan referandumun ardından Curaçao, Hollanda Krallığı'nın bir parçası olarak özerk bir ülke oldu. Referandum öncesinde, Venezuela kıyılarındaki Karayipler'deki ada ülkesi Hollanda Antilleri'nin bir parçasıydı. Sint Maarten adası da özerk hale gelirken, daha az nüfuslu Karayip Hollandası olarak adlandırılan Bonaire, Sint Eustatius ve Saba adaları Hollanda tarafından yönetilen belediyelerdir.
Curaçao'da açık deniz petrol platformu Willemstad'ın tarihi bölgesi, 1997’de UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edildi.
Curaçao açık bir ekonomiye sahiptir. Turizm, uluslararası ticaret, nakliye hizmetleri, petrol arıtımı, depolama ve uluslararası finansal hizmetler en önemli sektörlerdir. Dünyanın en büyük petrol sahası hizmetleri şirketi olan Schlumberger, Curaçao'da kuruldu. Isla petrol rafinerisinin, Curaçao'nun dünyanın kişi başı CO2 emisyonu açısından en yüksek beş ülkesindeki konumundan sorumlu olduğu iddia ediliyor.
Sint Maarten ile birlikte Curaçao, para birimi olarak Hollanda Antilleri guldeni kullanıyor. Ekonomisi, gelişmiş yaşam standardını destekleyerek, kişi başına düşen GSYİH (PPP) açısından dünyada 46. ve kişi başına düşen nominal GSYİH açısından dünyada 27. sırada yer alan yüksek yaşam standardını desteklemektedir. Curaçao, Dünya Bankası tarafından tanımlanan yüksek gelirli bir ekonomiye sahiptir. Willemstad limanıyla ilgili faaliyetler (Serbest Ticaret Bölgesi gibi) ekonomiye önemli katkı sağlamaktadır. Hükûmetin ekonomisini daha çeşitli hale getirme hedefine ulaşmak için, daha fazla yabancı yatırım çekmek için çaba harcanmaktadır. "Açık Silahlar" politikası olarak adlandırılan bu politika, bilgi teknolojisi şirketlerine yoğun bir şekilde odaklanmaktadır.
Adada açılan banka hesaplarının kara para aklama yolunda kullanıldığına dair iddialar mevcuttur. Curaçao ekonomisinde turizm önemli bir rol oynarken diğer Karayip ülkelerine göre turizme daha az bağımlıdır. Çoğu turist Hollanda, doğu Amerika Birleşik Devletleri, Güney Amerika ve diğer Karayip Adaları kökenlidir. 2013 yılında 610.186 kruvaziyer yolcu ile Karayipler'de bir önceki yıla göre % 41.4 artışla lider konumdadır. Hato Uluslararası Havalimanı 2013 yılında 1.772.501 yolcu aldı ve yakın zamanda 2018 yılına kadar havalimanını bölgesel bir merkeze dönüştürmeyi amaçlayan toplam 48 milyon dolarlık sermaye yatırımı açıkladı.
Haziran 2017'de ada, büyük bir çevrimiçi forum olan Cruise Critic tarafından Güney Karayipler'deki En İyi Yolculuk Hedefi seçildi.
2016 yılında bir İşgücü Anketi (LFS) işsizlik oranının % 13,3 olduğunu belirtti. 15-64 yaş arası sakinler için istihdam oranı % 70,4'tür.
Karayipler’in küçük ama iddialı ülkesi Curaçao, futbol tarihinde bir ilki yaşamaya hazırlanıyor. Bu başarı yalnızca bir spor hikâyesi değildir. Aynı zamanda Türk girişimciliğinin, vizyonunun ve kararlılığının dünyaya açılan güçlü bir yansımasıdır.
Curaçao Milli Takımı’nın ilk kez Dünya Şampiyonası sahnesine çıkacak olması, perde arkasında büyük bir emeğin ve stratejik bir yatırımın sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Bu başarının en önemli mimarlarından biri ise hiç Afyonkarahisar-Emirdağ İlçesi doğumlu olup, Hollanda’da yaşamını sürdürmekte olan Atılay Uslu ve onun kurmuş olduğu Corendon firmasıdır.
Bugün gelinen noktada açıkça görülmektedir ki, Corendon’un Curaçao futboluna verdiği destek olmasaydı, bu ülkenin Dünya Şampiyonası hayali belki de hâlâ uzak bir ihtimal olarak kalacaktı.
Corendon’un Curaçao’daki yatırımları yalnızca otellerle sınırlı değildir. Turizmle başlayan bu yolculuk, sporun en üst seviyesine kadar uzanmış durumdadır. Curaçao’da kurulan oteller, adaya Türk iş dünyasının kalıcı bir imzasını atarken, futbol alanındaki sponsorluklar ise ülkenin kaderini değiştiren bir etki yaratmıştır.
Curaçao Futbol Federasyonu ile yapılan iş birliği, milli takımın hem ekonomik hem de kurumsal anlamda güçlenmesini sağlamıştır. Bugün o takım, dünya futbolunun en büyük sahnesine adım atmaya hazırlanıyor.
İşte Bu başarıda Afyonkarahisar-Emirdağlı olan iş insanı Atılay Uslu’nun vizyoner yaklaşımı belirleyici olmuştur. Uslu, yalnızca yatırım yapmakla kalmamış, bulunduğu coğrafyada değer üretmeyi bilen bir anlayış ortaya koymuştur. Bu nedenle Uslu’nun bu başarısı sadece iş dünyası açısından değil, spor tarihi açısından da önemlidir ve takdire şayandır.
Curaçao Milli Futbol Takımı’nın Dünya Şampiyonası’na katılması, Türk futbolseverler için de ayrı bir anlam ve önem taşımaktadır. Çünkü bu başarıda Türk imzası vardır.
Tribünlerde ve ekran başında ilginç bir tablo ortaya çıkacaktır. Türk futbolseverler hem kendi milli takımlarını hem de Türk girişimcilerin katkısıyla yükselen Curaçao’yu destekleyecektir.
Bu durum, sporun sadece saha içinde değil, kültürel ve duygusal bağlar üzerinden de nasıl birleştiğinin en güzel örneklerinden biri olacaktır.

Curaçao Adası
Corendon’un spora verdiği destek yalnızca Curaçao ile sınırlı değildir. Türkiye’de Alanyaspor ile kurulan güçlü bağ, kulübün adında yaşamaktadır. Ayrıca Antalyaspor stadına verilen isim sponsorluğu da bu desteğin önemli göstergelerindendir. Hollanda’da da birçok spor organizasyonuna katkı sağlayan Corendon, sporu bir yatırım alanı olmanın ötesinde bir sosyal sorumluluk olarak görmektedir.
İşte Curaçao’da açılan fan mağazası ve elde edilen büyük ticari başarı da bu vizyonun son halkasıdır. Daha açılalı bir hafta olmadan yüksek ciroya ulaşılması, yapılan işin ne kadar doğru ve yerinde olduğunu göstermektedir.
Bu büyük projenin sahadaki en önemli isimlerinden biri ise, Emirdağlı Günay Uslu’nun Mehmet Ayvaz ile evliliğinden doğan oğlu Kaan Ayvaz’dır. Projenin ilk gününden itibaren tüm yükünü omuzlayan Ayvaz, zorlu süreçleri başarıyla yöneterek önemli bir başarıya imza atmıştır.

Curoçao’dan görünüm
Onu tebrik eden isimlerden biri de iş dünyasının saygın isimlerinden Titus F. P. Kramer olmuştur. Aynı zamanda Türkiye’nin Hollanda’daki Fahri Konsolosu olan Kramer’in övgü dolu sözleri, Ayvaz’ın ortaya koyduğu emeğin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Ortaya çıkan tabloya bakıldığında, bu gelişme sıradan bir spor haberi değildir. Bu, Türk girişimciliğinin uluslararası alandaki başarısıdır. Bu, doğru vizyonun ve kararlılığın nasıl sonuç verdiğinin canlı bir örneğidir.
Curaçao sahaya çıkarken, aslında sadece kendi bayrağını değil, aynı zamanda Türk iş dünyasının gururunu da taşıyacaktır.
Ve belki de en önemlisi, bu hikâye daha yeni başlıyor.
Türkiye’nin ve Türk insanının gurur kaynağı olan Corendon’un başarıları o kadar geniş ve etkileyici bir yelpazeye yayılmış durumda ki, bu gelişmeleri okurlarımızla paylaşmamak gerçekten büyük bir eksiklik olur. Sadece bir turizm markası olmanın ötesine geçen Corendon, yıllar içinde attığı sağlam adımlarla hem ülkemizi uluslararası alanda başarıyla temsil etmiş hem de Türk girişimciliğinin ne denli güçlü ve vizyoner olabileceğini bir kez daha ortaya koymuştur…