Pencere’mdeyim
Nisan Ayı ve Hatıralar
Bugün Pazar 5 Nisan, güneş pırıl pırıl. Rüzgar bir fırıl, bir fırıl fırıl. Evden çarşıya yürüyüşteyim. Taşucu’na yeni gelmiş biri gibiyim. Bir sağa bir sola baka dura haldeyim. Yan yana yenidünya, karadut ağaçları meyve yüklüler ve sanki aynı zaman diliminde olgunlaşacak gibiler. Baharın ilk çiçekleri say say bitmez. Sarının sayısız tonlarındadırlar. Mimoza, Kıbrıs akasyası da sarı çiçeklidir ama kokusuzdur. Katırtırnakları sarı turuncu kır çiçeklerine yeni karışmış, bir zamanlar seviyor -sevmiyor diye aşk falı yapılan papatyalar. Muhteşem renklerinin ve kokularının armonisindeyim.

Turunç ve limon ağaçları, yıldız yıldız çiçekler. Adana’mızda 14.cüsü kutlanan Portakal Çiçeği Festivali bu yıl bir başka güzel kutlanıyor.

Organik sahlebin sunulduğu mekana gelmek üzereyim. Durup kalıyorum. Üç küçük kız çocuğu yan yana oturmuş. Önlerindeki materyallere ellerindeki suluboya fırçalarıyla renk döşeniyorlar. Çok heyecanlandım. Kolay gelsin diye sesleniyorum sevinçle. Öyle yoğunlaşmışlardı ki renklere, sese yoklar. Yönlendirici konumunda Mahinur Hanım’la sohbetteyim. Taşucu belediyelikle yönetildiği zaman diliminde seramik atölyesi açmışlığından tanımamla başlayan sohbetimizdeyiz. Bana gönderdiği anlatılı yorum yazısını da eklemeliyim. Baharla coşup sanatla buluşmak harikaydı.
“……

Uzun zamandır hem çocuklarla hem de yetişkinlerle sanat çalışmaları yapıyorum. Çocukların telefon bağımlılığını azaltmak için sanatın çok güçlü bir araç olduğuna inanıyorum. Sanatı sadece bir beceri değil, aynı zamanda çocukların kendini ifade etme yolu olarak görüyorum…”
