TÜRK TARIMI ELDEN GEÇİRİLMELİ…

Tarım 01.10.2026 - 11:12, Güncelleme: 01.10.2026 - 11:12 203 kez okundu.
 

TÜRK TARIMI ELDEN GEÇİRİLMELİ…

Silifke Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nurettin Kaynar, atadan tarımla uğraşan iş insanlarından birisidir ve oldukça başarılıdır da… İşte başarılı iş insanı ile Türk Tarımı üzerine sohbet ettik. Tarıma verilmesi gereken destekler, devlet destekleri yerel destekler, üreticinin yapması gerekenler…
Sesimiz Haber Merkezi S.C: Türkiye’de tarım son yıllarda ciddi yaralar almaya başladı. Özellikle üreticilerin vazgeçilmezi olan akaryakıta gelen zamlar, girdileri ciddi manada etkilerken, diğer girdilerin de gelen zamlardan etkilenmesi ile üreticinin gider kalemlerinde ciddi artışlar meydana geliyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz? N.K: Son yıllarda küresel ekonominin dünyayı etkilemesi ve hemen yanı başımızda başlayan ve ateşkeslere rağmen devam eden İran-ABD, İsrail savaşı dünyadaki ekonomiyi ciddi şekilde etkiliyor. Dünyanın etkilendiği bu olumsuzluklardan ülkemizin de etkilenmemesi elbette mümkün değil. Özellikle tarım alanında girdiler ciddi miktarda artarken, üreticilerimiz değil masraflarını maalesef zarar ediyorlar. Burada devletimizin baba şefkati ile yaklaşarak özellikle üreticilerimize desteklerini artırması gerekiyor. S.C: Üreticiler girdileri hafifletmek için tasarruf önlemleri uygulayabilirler mi? N.K: Bilindiği gibi teknoloji hayatımızın her alanında var. Öncelikle teknoloji kullanılarak, insan gücü hafifletilmeli. Çalışan insan sayısı azaltılma yoluna gidecek önlemler alınmalı. Su ve enerji tasarrufu sağlayacak sistemler hayata geçirilmeli, güneş enerjisinden ciddi oranda yararlanılmalıdır. S.C: Bölgemizde planlı üretim neden yapılmıyor? Bunun asıl nedeni kooperatifleşememek midir sizce? N.K: Evet, bölgemizde planlı bir tarım yapıldığını söylemek oldukça güç. İmkanı olan çiftçilerimiz kendi çaplarında planlı üretim yapıyorlar, tasarrufa gidiyorlar ama toplumsal olarak baktığımızda bunu göremiyoruz. S.C: Özellikle meyve ve sebze ithal eden ülke olduk son yıllarda. Anadolu’nun verimli topraklarından çıkan ürünler yerine neden ithal ediliyor meyve ve sebzeler? N.K.: Özellikle emsal üretici ülkelerin girdi maliyetleri nerdeyse bizim yarımız kadar. Bu da yurt dışı pazarlarda rekabet şansımızı sıfıra indiriyor. Ülkemizde girdi maliyetleri indirilmediği sürece üreticilerimiz sıkıntı yaşamaya devam edecekler. S.C: Son yıllarda yeni ürünler üzerine deneyimler yapılıyor çiftçiler tarafından ama çok iyi sonuçlar alındığını söylemek mümkün mü? N.K.: Bilindiği gibi Silifke Ovacı verimli topraklara sahip, ülkemizin önemli tarım merkezlerinden birisi. Çok güzel ve kaliteli sebze ve meyve üretimi gerçekleşiyor ancak ekim ve dikimler planlı ve programlı yapılmayınca, herkes ‘Bu iyi para etti, bunu ekelim, dikelim ‘ deyince üreticilerimiz de o yöne doğru kayıyor ancak sonuç noktasında yine üretici sıkıntı yaşıyor. Belki yeni ürünler arasında bir iki tanesi üreticiyi rahatlatmış olabilir. S.C: Siz her ne kadar Silifke Ticaret ve Sanayi Odası Başkanıysanız da iş kolunuz tamamen tarım odaklı. Ne kadar üzücü bir durum ki, tarımın odağında birisi olarak birlikte çalıştığınız insanlar çiftçiliği bırakma noktasına geldi. N.K.: Evet, dediğiniz gibi tarım odaklı çalışıyoruz ve bizlerin de ekip dikmiş olduğu arazileri var. Çilek, narenciye vb. ürünlerin üretimini de yapmaktayız. Son yıllarda artın girdiler nedeni ile tüm üreticiler çok zor durumdalar. Çiftçilerimiz artık zarar ediyor ve üreticiliği bırakıyorlar. Eğer böyle devam ederse, çiftçimiz çizmelerini çıkarır ve çıkardığı andan itibaren de tekrar asla geri giymez. S.C.: Üreticilerin dijitalleşmesi çiftçilere bir katkı sağlar mı? N.K.: Elbette sağlar. Verim kalitesi yükselir, daha çok verim alınabilir, su ve enerji masrafları azalabilir ancak yine de girdilerin yüksek olması ciddi bir sorun. S.C.: Son yıllarda para etmeyen ürünler ortadan kaldırılıyor. Bunlar arasında limon ve çilek ön planda. Son yıllarda coğrafi işaret alan ürünümüz olan çilek bile toprakla buluşturulmaz oldu. N.K.: Evet, özellikle limon üreticilerimiz bunu geçmişte yaptılar. Ama yeniden limon üretimine de başlayanlar oldu. Coğrafi işaret almış olan Silifke Çileği şu anda zor günlerden geçiyor. Üreticilerimiz masraflarını çıkartamaması nedeni ile ekim yapmak istemiyorlar. Üreticiler olarak en önemli sorunlarımızdan birisi planlı ve programlı bir ekim ve dikim yapmamamız geliyor. Bir de kooperatifleşme mutlaka bölgemizde gerçekleşmeli. Bu birliktelik sağlandığı takdirde, üreticilerimizin birçok sorunu ortadan kalkacaktır. Girdi maliyetlerinde bile azılma olacaktır. Toplu alımlar yapınca üreticilerimiz kooperatif kanalı ile aldıkları gübre ve ilaçları oldukça hesaplı alabileceklerdir. Bir de unutulmaması gereken, ürünler toprakla buluşmadan önce mutlaka su ve toprak tahlilleri yapılmalıdır ve üreticilerimiz bu şekilde yönlendirilmelidirler. S.C.: Tüm canlıların vazgeçilmezi besin kaynaklarıdır ve bunların tamamı tarım ile karşılanmaktadır. 6 Şubat depremlerinde bir kez daha görüldü ki tarım ürünleri vazgeçilmezlerimiz arasında birinci sırada. N.K.: Tarımsal üretim için vazgeçilmez olan ve yenilenemeyen verimli tarım arazilerinin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması son derece önemlidir. Deprem afeti de bir kez daha gösterdi. Verimli tarım arazilerinde yapılaşma hatasının nasıl feci sonuçlar ortaya koyabildiğini. Verimli tarım arazilerinde yapılaşmanın depremin hasarını kat kat arttırdığı yer bilimleri konusunda uzman bilim insanlarımızca sıkça vurgulanmaktadır. Tarım toprakları sonraki nesillerin bizlere emanetidir. Tarım topraklarının muhafazası ve amacına uygun kullanılması sadece mülk sahibini ilgilendiren bireysel bir mesele değil, milletimizin tamamını hatta tüm insanlığı ilgilendiren bir meseledir. S.C.: Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz Nurettin Başkanım. N.K.: Ben teşekkür ediyorum. Silifke’mizin önemli bir sorununa çözüm bulma noktasında iyi bir söyleşi olduğuna inanıyor, teşekkür ediyorum.  
Silifke Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nurettin Kaynar, atadan tarımla uğraşan iş insanlarından birisidir ve oldukça başarılıdır da… İşte başarılı iş insanı ile Türk Tarımı üzerine sohbet ettik. Tarıma verilmesi gereken destekler, devlet destekleri yerel destekler, üreticinin yapması gerekenler…

Sesimiz Haber Merkezi

S.C: Türkiye’de tarım son yıllarda ciddi yaralar almaya başladı. Özellikle üreticilerin vazgeçilmezi olan akaryakıta gelen zamlar, girdileri ciddi manada etkilerken, diğer girdilerin de gelen zamlardan etkilenmesi ile üreticinin gider kalemlerinde ciddi artışlar meydana geliyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

N.K: Son yıllarda küresel ekonominin dünyayı etkilemesi ve hemen yanı başımızda başlayan ve ateşkeslere rağmen devam eden İran-ABD, İsrail savaşı dünyadaki ekonomiyi ciddi şekilde etkiliyor. Dünyanın etkilendiği bu olumsuzluklardan ülkemizin de etkilenmemesi elbette mümkün değil. Özellikle tarım alanında girdiler ciddi miktarda artarken, üreticilerimiz değil masraflarını maalesef zarar ediyorlar. Burada devletimizin baba şefkati ile yaklaşarak özellikle üreticilerimize desteklerini artırması gerekiyor.

S.C: Üreticiler girdileri hafifletmek için tasarruf önlemleri uygulayabilirler mi?

N.K: Bilindiği gibi teknoloji hayatımızın her alanında var. Öncelikle teknoloji kullanılarak, insan gücü hafifletilmeli. Çalışan insan sayısı azaltılma yoluna gidecek önlemler alınmalı. Su ve enerji tasarrufu sağlayacak sistemler hayata geçirilmeli, güneş enerjisinden ciddi oranda yararlanılmalıdır.

S.C: Bölgemizde planlı üretim neden yapılmıyor? Bunun asıl nedeni kooperatifleşememek midir sizce?

N.K: Evet, bölgemizde planlı bir tarım yapıldığını söylemek oldukça güç. İmkanı olan çiftçilerimiz kendi çaplarında planlı üretim yapıyorlar, tasarrufa gidiyorlar ama toplumsal olarak baktığımızda bunu göremiyoruz.

S.C: Özellikle meyve ve sebze ithal eden ülke olduk son yıllarda. Anadolu’nun verimli topraklarından çıkan ürünler yerine neden ithal ediliyor meyve ve sebzeler?

N.K.: Özellikle emsal üretici ülkelerin girdi maliyetleri nerdeyse bizim yarımız kadar. Bu da yurt dışı pazarlarda rekabet şansımızı sıfıra indiriyor. Ülkemizde girdi maliyetleri indirilmediği sürece üreticilerimiz sıkıntı yaşamaya devam edecekler.

S.C: Son yıllarda yeni ürünler üzerine deneyimler yapılıyor çiftçiler tarafından ama çok iyi sonuçlar alındığını söylemek mümkün mü?

N.K.: Bilindiği gibi Silifke Ovacı verimli topraklara sahip, ülkemizin önemli tarım merkezlerinden birisi. Çok güzel ve kaliteli sebze ve meyve üretimi gerçekleşiyor ancak ekim ve dikimler planlı ve programlı yapılmayınca, herkes ‘Bu iyi para etti, bunu ekelim, dikelim ‘ deyince üreticilerimiz de o yöne doğru kayıyor ancak sonuç noktasında yine üretici sıkıntı yaşıyor. Belki yeni ürünler arasında bir iki tanesi üreticiyi rahatlatmış olabilir.

S.C: Siz her ne kadar Silifke Ticaret ve Sanayi Odası Başkanıysanız da iş kolunuz tamamen tarım odaklı. Ne kadar üzücü bir durum ki, tarımın odağında birisi olarak birlikte çalıştığınız insanlar çiftçiliği bırakma noktasına geldi.

N.K.: Evet, dediğiniz gibi tarım odaklı çalışıyoruz ve bizlerin de ekip dikmiş olduğu arazileri var. Çilek, narenciye vb. ürünlerin üretimini de yapmaktayız. Son yıllarda artın girdiler nedeni ile tüm üreticiler çok zor durumdalar. Çiftçilerimiz artık zarar ediyor ve üreticiliği bırakıyorlar. Eğer böyle devam ederse, çiftçimiz çizmelerini çıkarır ve çıkardığı andan itibaren de tekrar asla geri giymez.

S.C.: Üreticilerin dijitalleşmesi çiftçilere bir katkı sağlar mı?

N.K.: Elbette sağlar. Verim kalitesi yükselir, daha çok verim alınabilir, su ve enerji masrafları azalabilir ancak yine de girdilerin yüksek olması ciddi bir sorun.

S.C.: Son yıllarda para etmeyen ürünler ortadan kaldırılıyor. Bunlar arasında limon ve çilek ön planda. Son yıllarda coğrafi işaret alan ürünümüz olan çilek bile toprakla buluşturulmaz oldu.

N.K.: Evet, özellikle limon üreticilerimiz bunu geçmişte yaptılar. Ama yeniden limon üretimine de başlayanlar oldu. Coğrafi işaret almış olan Silifke Çileği şu anda zor günlerden geçiyor. Üreticilerimiz masraflarını çıkartamaması nedeni ile ekim yapmak istemiyorlar.

Üreticiler olarak en önemli sorunlarımızdan birisi planlı ve programlı bir ekim ve dikim yapmamamız geliyor. Bir de kooperatifleşme mutlaka bölgemizde gerçekleşmeli. Bu birliktelik sağlandığı takdirde, üreticilerimizin birçok sorunu ortadan kalkacaktır. Girdi maliyetlerinde bile azılma olacaktır. Toplu alımlar yapınca üreticilerimiz kooperatif kanalı ile aldıkları gübre ve ilaçları oldukça hesaplı alabileceklerdir.

Bir de unutulmaması gereken, ürünler toprakla buluşmadan önce mutlaka su ve toprak tahlilleri yapılmalıdır ve üreticilerimiz bu şekilde yönlendirilmelidirler.

S.C.: Tüm canlıların vazgeçilmezi besin kaynaklarıdır ve bunların tamamı tarım ile karşılanmaktadır. 6 Şubat depremlerinde bir kez daha görüldü ki tarım ürünleri vazgeçilmezlerimiz arasında birinci sırada.

N.K.: Tarımsal üretim için vazgeçilmez olan ve yenilenemeyen verimli tarım arazilerinin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması son derece önemlidir. Deprem afeti de bir kez daha gösterdi. Verimli tarım arazilerinde yapılaşma hatasının nasıl feci sonuçlar ortaya koyabildiğini. Verimli tarım arazilerinde yapılaşmanın depremin hasarını kat kat arttırdığı yer bilimleri konusunda uzman bilim insanlarımızca sıkça vurgulanmaktadır.

Tarım toprakları sonraki nesillerin bizlere emanetidir. Tarım topraklarının muhafazası ve amacına uygun kullanılması sadece mülk sahibini ilgilendiren bireysel bir mesele değil, milletimizin tamamını hatta tüm insanlığı ilgilendiren bir meseledir.

S.C.: Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz Nurettin Başkanım.

N.K.: Ben teşekkür ediyorum. Silifke’mizin önemli bir sorununa çözüm bulma noktasında iyi bir söyleşi olduğuna inanıyor, teşekkür ediyorum.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Lerzan Özgenç
(01.10.2026 11:46 - #2006)
Teşekkürler günümüzün en büyük sorunu tanımsız bir ülke yokolur. Geleceğimiz nsanlığın varlığı bilinçli bir tarımla varolur . Kolay gelsin iyi çalışmalar diliyorum saygılar selamlar. .
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.