Silifke’de “Özgür Filistin” için toplandılar

Yaşam 14.10.2026 - 13:06, Güncelleme: 14.10.2026 - 13:06 247 kez okundu.
 

Silifke’de “Özgür Filistin” için toplandılar

Gazze için Küresel Seferberlik Haftası kapsamında Silifke’de ‘Özgür Filistin’ konulu basın açıklaması ve Farkındalık buluşması gerçekleştirildi. Atatürk Anıtı önünde gerçekleşen etkinlikte yapılan konuşmalarda dünya insanlığına Filistin’de yapılan zalimliğe sessiz kaldığının altı çizildi, katil İsrail bir kez daha kınandı.
Sesimiz Haber Merkezi Önceki gün Silifke Atatürk Anıtı önünde Gazze için Küresel Seferberlik Haftası kapsamında gerçekleşen “Özgür Filistin” konulu basın açıklaması ve etkinliğe; STK temsilcileri ile Filistin’e destek vermek için gelen vatandaşlar katıldı. Öğretmen Gülden Korkmaz tarafından okunan basın açıklamasında ise şu görüşlere yer verildi: 7 Ekim 2023’ün üçüncü yıl dönümünde, Filistin halkının özgürlük, adalet ve insan onuruna yaraşır bir yaşam talebini bir kez daha dile getirmek için bir aradayız. Direnişin ve umudun simgesi Gazze; belki bugün özgür değilsin ama özgürlük deyince akla ilk gelen yerlerden birisin. NELER YAPABİLİRİZ? Bugün burada, Gazze halkıyla dayanışmamızı haykırmak, İsrail hükümetinin sivillere ağır zarar veren politikalarını protesto etmek ve bulunduğumuz yerden neler yapabileceğimizi düşünmek için toplandık. Bizim savunduğumuz ilke açıktır: Kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sivillerin hedef alınmasını, rehin tutulmasını ve topluca cezalandırılmasını kabul etmiyoruz. Çocukların yaşam hakkını, insanların güvenliğini ve halkların özgürlüğünü savunuyoruz. HER BİRİMİZ BİRER MUM OLABİLİRİZ Bugün Filistin, hepimizin önüne konulmuş bir vicdan sınavıdır. Bu sınav devam ediyor. Ülkemizde, şehrimizde ve çevremizde pek çok insan yaşanan acılar karşısında üzüntü duyuyor, zaman zaman çaresizlik hissediyor. Ancak bizler çaresiz değiliz. Çünkü kuşların fillere karşı durabildiğine inandık. İnandık ki zulmün karanlığı karşısında her birimiz birer mum olabilirsek aydınlığı büyütebiliriz. HELAL LOKMA EMEK İSTER Bizim kültürümüzde alın teriyle çalışmak, çocuklarına helal lokma yedirmek büyük bir değerdir. Hepimiz bu anlayışla yetiştik; bu gaye ile yaşamaya çalışıyoruz. Çocuğumuzun boğazından haram lokma geçmesin diye emek verirken evimize, mutfağımıza ve soframıza koyduklarımızı da sorguluyoruz. ALDIĞIMIZ VE KULLANDIĞIMIZ ÜRÜNLERE DİKKAT ETMELİYİZ Ancak bir ürünün etiketi, onun üretildiği ve satıldığı bütün ilişkileri anlatmaz. İçeriğini araştırdığımız kadar, üreticisinin insan haklarına yaklaşımını da araştırmalıyız. Helalleşmek, kültürümüzde ve inancımızda önemli bir yere sahiptir. Kazancımızın helal olmasına gösterdiğimiz hassasiyeti, harcamalarımızın ahlaki sonuçlarına da göstermeliyiz. Bir işlemin yasal olması, o işlemin bütün sonuçlarını vicdanımız açısından sorgulamaktan bizi alıkoymaz. Şunu kendimize sormalıyız: Tercihlerimiz, savunduğumuz değerlerle ne kadar uyumlu? Güvenilir belgelerle insan hakları ihlallerine katkısı ortaya konulan bir şirket karşısında tüketici olarak nasıl bir tutum alıyoruz? Böyle bir ilişkiyi öğrendiğimizde alışkanlıklarımızı gözden geçirmeye hazır mıyız? İYİ ARAŞTIRMALIYIZ Bu soruları sorarken söylentilere, doğrulanmamış listelere ve kaynağı belirsiz paylaşımlara dayanamayız. Şirketler hakkındaki değerlendirmelerimizi somut ve güvenilir bilgilere dayandırmalıyız. Bir markanın merkezini, yerel işletmecisini, yatırımcısını ve farklı ülkelerdeki faaliyetlerini birbirine karıştırmadan araştırmalıyız. Çünkü adalet talebimiz, kullandığımız sözlerde de adil olmayı gerektirir. Bizim için mesele yalnızca bir markanın adı değildir. Mesele, tüketim tercihlerimizle insan onurunu nasıl savunabileceğimizdir. Gazze’de kıyafetlerini, evlerini, yakınlarını ve güven duygularını kaybeden insanların acısını düşünürken alışveriş alışkanlıklarımızı sorguluyoruz. İNSAN HAYATI HERŞEYDEN DEĞERLİDİR Bir ayakkabı satın alırken savaş nedeniyle uzuvlarını kaybeden çocukları hatırlıyoruz. Bir kahve sipariş ederken temiz suya ulaşmakta güçlük çeken aileleri düşünüyoruz. Bir sofraya otururken açlıkla mücadele eden çocukları unutmamaya çalışıyoruz. Evimizi temizlerken vicdanımızı hangi tercihlerle koruyacağımızı da kendimize soruyoruz. Bütün bu soruların ortak bir cevabı vardır: İnsan hayatı, konforumuzdan ve alışkanlıklarımızdan daha değerlidir. BOYKOT KARARI ÖNEMLİ Boykot çağrımız, bu sorumluluk duygusundan doğmaktadır. İnsan hakları ihlalleriyle ilişkisi güvenilir biçimde ortaya konulan şirketlerin ürünlerini satın almamayı; onların yerine ulaşılabilir, nitelikli ve etik alternatifleri tercih etmeyi öneriyoruz. Bu, gönüllü ve barışçıl bir tüketici tercihidir. Hiç kimseye baskı yapmadan, işletme çalışanlarını hedef almadan, müşterileri tehdit etmeden ve mülke zarar vermeden uygulanmalıdır. İnsanları bilgiyle, örnekle ve vicdana seslenerek ikna etmeyi amaçlıyoruz. Eleştirilerimiz İsrail hükümetinin politikalarına, işgal ve insan hakları ihlallerine yöneliktir. Hiçbir halkı, dini veya etnik kimliği topluca suçlamıyoruz. Yahudi kimliği ile İsrail hükümetinin politikalarını özdeşleştirmiyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun, adaleti savunan herkesle dayanışma içindeyiz. Duygusal bir tepki, bir sosyal medya paylaşımı, bir dua veya bir toplantıda yaşadığımız hassasiyet, günlük hayatımızda karşılık bulduğunda kalıcı bir dayanışmaya dönüşür. ALTERNATİFLER BULMALIYIZ Bu yüzden yalnızca neyi satın almayacağımızı değil, onun yerine neyi tercih edeceğimizi de düşünmeliyiz. Yerel üreticileri, küçük işletmeleri ve insan haklarına saygılı üretim anlayışını desteklemeliyiz. Bir ürünün yerli olmasıyla yetinmeden, üretim koşullarını ve etik sorumluluğunu da araştırmalıyız. Belki üç ürünle, belki tek bir markaya alternatif bularak başlayacağız. Küçük bir tercihi kararlı bir alışkanlığa dönüştüreceğiz. Bugün kendimize “Ne yapabilirim?” sorusunu sormalıyız. Doğrulanmış bilgiyi paylaşabilir, güvenilir insani yardım çalışmalarına katkı sunabilir, demokratik yollarla yetkililere taleplerimizi iletebilir ve barışçıl protestolara katılabiliriz. Boykot, dayanışmamızın araçlarından biridir. Amacımız sivillerin korunması, insani yardımın güvenli ve kesintisiz ulaştırılması, hukuka aykırı uygulamaların sona ermesi ve Filistin halkının özgürlük ve adalet talebinin karşılık bulmasıdır. Düşündüklerimizi yaşamak başlangıçta zor olabilir. Alışkanlıklarımızı değiştirmek emek isteyebilir. Ancak bulunduğumuz yerden Filistin’i savunmanın yollarını çoğaltabiliriz. Filistin’i savunmak kimi zaman konforumuzdan fedakârlık etmeyi gerektirir; insan onurunu savunmanın ise büyük bir değeri vardır. TERCİHLER ÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİRİR Boykot karşısındaki en büyük tereddütlerden biri, “Benim tercihim neyi değiştirir?” sorusudur. Oysa toplumsal değişim, tek tek insanların kararlı tercihlerinin birleşmesiyle büyür. Biz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmekle yükümlüyüz. Sonucun hemen görünmemesi, doğru bildiğimiz yolda barışçıl biçimde yürümekten vazgeçmemizi gerektirmez. Bugün burada anayasal haklarımızı kullanıyor; düşüncelerimizi silahsız, saldırısız ve barışçıl biçimde açıklıyoruz. Çağrımız gönüllü boykota, insani dayanışmaya ve hukuka uygun demokratik katılımadır. Vicdanımızın sesini kısmadan, adalet talebimizden vazgeçmeden ve barışçıl mücadeleden yorulmadan diyoruz ki: Gazze halkı yalnız değildir…” DUA DA EDİLDİ Ayrıca etkinlikte olarak Eğitimci, Aktivist Ertuğrul Yıldız ve İlahiyatçı, Yazar, Aktivist Davut Daşkıran da katılarak, Filistin’de İsrail’in yaptığı zalimlikleri aktardılar. Etkinlik sonunda Silifke Müftüsü Dr. Mehmet Seri Doğru birlik beraberlik mesajı verirdi ve Gazze’de soykırıma uğrayan insanlar için dua edildi. Özgür Filistin için gerçekleşen program Çamlıca Şahintepe Camii İmam Hatibi Ferat Şahin, Taşucu Mustafa Özcan İlkokulu Anasınıfı Öğretmeni Gülden Korkmaz, Gazipaşa İlkokulu Okul Müdürü Halil Berk, Silifke Fen Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Kasım Bedir ve makina mühendisi Selda Çimen tarafından düzenlendi.  
Gazze için Küresel Seferberlik Haftası kapsamında Silifke’de ‘Özgür Filistin’ konulu basın açıklaması ve Farkındalık buluşması gerçekleştirildi. Atatürk Anıtı önünde gerçekleşen etkinlikte yapılan konuşmalarda dünya insanlığına Filistin’de yapılan zalimliğe sessiz kaldığının altı çizildi, katil İsrail bir kez daha kınandı.

Sesimiz Haber Merkezi

Önceki gün Silifke Atatürk Anıtı önünde Gazze için Küresel Seferberlik Haftası kapsamında gerçekleşen “Özgür Filistin” konulu basın açıklaması ve etkinliğe; STK temsilcileri ile Filistin’e destek vermek için gelen vatandaşlar katıldı.

Öğretmen Gülden Korkmaz tarafından okunan basın açıklamasında ise şu görüşlere yer verildi:

7 Ekim 2023’ün üçüncü yıl dönümünde, Filistin halkının özgürlük, adalet ve insan onuruna yaraşır bir yaşam talebini bir kez daha dile getirmek için bir aradayız.

Direnişin ve umudun simgesi Gazze; belki bugün özgür değilsin ama özgürlük deyince akla ilk gelen yerlerden birisin.

NELER YAPABİLİRİZ?

Bugün burada, Gazze halkıyla dayanışmamızı haykırmak, İsrail hükümetinin sivillere ağır zarar veren politikalarını protesto etmek ve bulunduğumuz yerden neler yapabileceğimizi düşünmek için toplandık.

Bizim savunduğumuz ilke açıktır: Kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sivillerin hedef alınmasını, rehin tutulmasını ve topluca cezalandırılmasını kabul etmiyoruz. Çocukların yaşam hakkını, insanların güvenliğini ve halkların özgürlüğünü savunuyoruz.

HER BİRİMİZ BİRER MUM OLABİLİRİZ

Bugün Filistin, hepimizin önüne konulmuş bir vicdan sınavıdır. Bu sınav devam ediyor. Ülkemizde, şehrimizde ve çevremizde pek çok insan yaşanan acılar karşısında üzüntü duyuyor, zaman zaman çaresizlik hissediyor. Ancak bizler çaresiz değiliz. Çünkü kuşların fillere karşı durabildiğine inandık. İnandık ki zulmün karanlığı karşısında her birimiz birer mum olabilirsek aydınlığı büyütebiliriz.

HELAL LOKMA EMEK İSTER

Bizim kültürümüzde alın teriyle çalışmak, çocuklarına helal lokma yedirmek büyük bir değerdir. Hepimiz bu anlayışla yetiştik; bu gaye ile yaşamaya çalışıyoruz. Çocuğumuzun boğazından haram lokma geçmesin diye emek verirken evimize, mutfağımıza ve soframıza koyduklarımızı da sorguluyoruz.

ALDIĞIMIZ VE KULLANDIĞIMIZ ÜRÜNLERE DİKKAT ETMELİYİZ

Ancak bir ürünün etiketi, onun üretildiği ve satıldığı bütün ilişkileri anlatmaz. İçeriğini araştırdığımız kadar, üreticisinin insan haklarına yaklaşımını da araştırmalıyız.

Helalleşmek, kültürümüzde ve inancımızda önemli bir yere sahiptir. Kazancımızın helal olmasına gösterdiğimiz hassasiyeti, harcamalarımızın ahlaki sonuçlarına da göstermeliyiz. Bir işlemin yasal olması, o işlemin bütün sonuçlarını vicdanımız açısından sorgulamaktan bizi alıkoymaz.

Şunu kendimize sormalıyız: Tercihlerimiz, savunduğumuz değerlerle ne kadar uyumlu? Güvenilir belgelerle insan hakları ihlallerine katkısı ortaya konulan bir şirket karşısında tüketici olarak nasıl bir tutum alıyoruz? Böyle bir ilişkiyi öğrendiğimizde alışkanlıklarımızı gözden geçirmeye hazır mıyız?

İYİ ARAŞTIRMALIYIZ

Bu soruları sorarken söylentilere, doğrulanmamış listelere ve kaynağı belirsiz paylaşımlara dayanamayız. Şirketler hakkındaki değerlendirmelerimizi somut ve güvenilir bilgilere dayandırmalıyız. Bir markanın merkezini, yerel işletmecisini, yatırımcısını ve farklı ülkelerdeki faaliyetlerini birbirine karıştırmadan araştırmalıyız.

Çünkü adalet talebimiz, kullandığımız sözlerde de adil olmayı gerektirir.

Bizim için mesele yalnızca bir markanın adı değildir. Mesele, tüketim tercihlerimizle insan onurunu nasıl savunabileceğimizdir.

Gazze’de kıyafetlerini, evlerini, yakınlarını ve güven duygularını kaybeden insanların acısını düşünürken alışveriş alışkanlıklarımızı sorguluyoruz.

İNSAN HAYATI HERŞEYDEN DEĞERLİDİR

Bir ayakkabı satın alırken savaş nedeniyle uzuvlarını kaybeden çocukları hatırlıyoruz.

Bir kahve sipariş ederken temiz suya ulaşmakta güçlük çeken aileleri düşünüyoruz.

Bir sofraya otururken açlıkla mücadele eden çocukları unutmamaya çalışıyoruz.

Evimizi temizlerken vicdanımızı hangi tercihlerle koruyacağımızı da kendimize soruyoruz.

Bütün bu soruların ortak bir cevabı vardır: İnsan hayatı, konforumuzdan ve alışkanlıklarımızdan daha değerlidir.

BOYKOT KARARI ÖNEMLİ

Boykot çağrımız, bu sorumluluk duygusundan doğmaktadır. İnsan hakları ihlalleriyle ilişkisi güvenilir biçimde ortaya konulan şirketlerin ürünlerini satın almamayı; onların yerine ulaşılabilir, nitelikli ve etik alternatifleri tercih etmeyi öneriyoruz.

Bu, gönüllü ve barışçıl bir tüketici tercihidir. Hiç kimseye baskı yapmadan, işletme çalışanlarını hedef almadan, müşterileri tehdit etmeden ve mülke zarar vermeden uygulanmalıdır. İnsanları bilgiyle, örnekle ve vicdana seslenerek ikna etmeyi amaçlıyoruz.

Eleştirilerimiz İsrail hükümetinin politikalarına, işgal ve insan hakları ihlallerine yöneliktir. Hiçbir halkı, dini veya etnik kimliği topluca suçlamıyoruz. Yahudi kimliği ile İsrail hükümetinin politikalarını özdeşleştirmiyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun, adaleti savunan herkesle dayanışma içindeyiz.

Duygusal bir tepki, bir sosyal medya paylaşımı, bir dua veya bir toplantıda yaşadığımız hassasiyet, günlük hayatımızda karşılık bulduğunda kalıcı bir dayanışmaya dönüşür.

ALTERNATİFLER BULMALIYIZ

Bu yüzden yalnızca neyi satın almayacağımızı değil, onun yerine neyi tercih edeceğimizi de düşünmeliyiz. Yerel üreticileri, küçük işletmeleri ve insan haklarına saygılı üretim anlayışını desteklemeliyiz. Bir ürünün yerli olmasıyla yetinmeden, üretim koşullarını ve etik sorumluluğunu da araştırmalıyız.

Belki üç ürünle, belki tek bir markaya alternatif bularak başlayacağız. Küçük bir tercihi kararlı bir alışkanlığa dönüştüreceğiz.

Bugün kendimize “Ne yapabilirim?” sorusunu sormalıyız. Doğrulanmış bilgiyi paylaşabilir, güvenilir insani yardım çalışmalarına katkı sunabilir, demokratik yollarla yetkililere taleplerimizi iletebilir ve barışçıl protestolara katılabiliriz.

Boykot, dayanışmamızın araçlarından biridir. Amacımız sivillerin korunması, insani yardımın güvenli ve kesintisiz ulaştırılması, hukuka aykırı uygulamaların sona ermesi ve Filistin halkının özgürlük ve adalet talebinin karşılık bulmasıdır.

Düşündüklerimizi yaşamak başlangıçta zor olabilir. Alışkanlıklarımızı değiştirmek emek isteyebilir. Ancak bulunduğumuz yerden Filistin’i savunmanın yollarını çoğaltabiliriz.

Filistin’i savunmak kimi zaman konforumuzdan fedakârlık etmeyi gerektirir; insan onurunu savunmanın ise büyük bir değeri vardır.

TERCİHLER ÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİRİR

Boykot karşısındaki en büyük tereddütlerden biri, “Benim tercihim neyi değiştirir?” sorusudur. Oysa toplumsal değişim, tek tek insanların kararlı tercihlerinin birleşmesiyle büyür.

Biz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmekle yükümlüyüz. Sonucun hemen görünmemesi, doğru bildiğimiz yolda barışçıl biçimde yürümekten vazgeçmemizi gerektirmez.

Bugün burada anayasal haklarımızı kullanıyor; düşüncelerimizi silahsız, saldırısız ve barışçıl biçimde açıklıyoruz. Çağrımız gönüllü boykota, insani dayanışmaya ve hukuka uygun demokratik katılımadır.

Vicdanımızın sesini kısmadan, adalet talebimizden vazgeçmeden ve barışçıl mücadeleden yorulmadan diyoruz ki:

Gazze halkı yalnız değildir…”

DUA DA EDİLDİ

Ayrıca etkinlikte olarak Eğitimci, Aktivist Ertuğrul Yıldız ve İlahiyatçı, Yazar, Aktivist Davut Daşkıran da katılarak, Filistin’de İsrail’in yaptığı zalimlikleri aktardılar.

Etkinlik sonunda Silifke Müftüsü Dr. Mehmet Seri Doğru birlik beraberlik mesajı verirdi ve Gazze’de soykırıma uğrayan insanlar için dua edildi.

Özgür Filistin için gerçekleşen program Çamlıca Şahintepe Camii İmam Hatibi Ferat Şahin, Taşucu Mustafa Özcan İlkokulu Anasınıfı Öğretmeni Gülden Korkmaz, Gazipaşa İlkokulu Okul Müdürü Halil Berk, Silifke Fen Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Kasım Bedir ve makina mühendisi Selda Çimen tarafından düzenlendi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.