Silifke ADD Lozan Barış Antlaşmasını masaya yatırdı
Silifke ADD Lozan Barış Antlaşmasını masaya yatırdı
Silifke ADD şubesi Lozan Barış Antlaşması’nın 103. Yıl dönümü dolaysıyla Silifke Anıt Meydanı’nda bir söyleşi gerçekleştirdi. 24 Temmuz akşamı yapılan söyleşide konuşmacılar Lozan Barış Antlaşmasının kazanımlarını aktardılar.
Sesimiz Haber Merkezi
Silifke ADD Şube Başkanlığı, Lozan Barış Antlaşması’nın 103. Yıl dönümü dolaysıyla Silifke Anıt Meydanı’nda bir etkinlik düzenledi. Silifke Atatürk Anıtına Silifke ADD Şube Başkanı Hatice Dönüm Okur’un eşliğinde çelenk bırakılması ardından Silifke Belediyesi Anıt Çay Bahçesi’ne geçen katılımcılar, Taşucu Doğal Hayatı Koruma ve Eğitim Vakfı Başkanı Mustafa Devrim Eyce, Taşeli Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Rifat Karaduman ile gazeteci yazar Yaşar Öztürk’ün yaptığı söyleşiye katıldılar.

Silifke Belediye Başkan Vekili Oğuzhan Kökten, Türk Hava Kurumu Derneği Başkanı Hüseyin Dikmen, İyi Parti Silifke İlçe Başkanı Muhsin Belen, Zafer Partisi Silifke İlçe Başkanı Avni Diniz, Taşucu eski Belediye Başkanı Emin Güleç, Silifke eski Belediye Başkanı Sadık Avcı, Kesk Silifke Temsilcisi Şerife Coşkun, Eğitim İş Silifke Başkanı Harun Türkoğlu; Silifke Kent Konseyi Başkanı Yasemel Çetin, Silifke Barosu avukatlarından Hasan Doğan, Selüloz-iş Sendikası eski yöneticilerinden Şadan Kılıç, Kültür Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürü Ender Varınlıoğlu kalabalık dinleyici topluluğu eşliğinde bir araya gelen topluluğa; ADD Silifke Şube Başkanı Hatice Dönüm Okur, ADD Genel Merkezi tarafından Lozan Antlaşması ile ilgili hazırladığı açıklamayı okudu:

TÜRK ULUSUNUN ÖLÜMSÜZ ESERİDİR
Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Lozan Antlaşması; vatanınızın bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü dünyaya kabul ettiren Türk ulusunun güçlü iradesinin ölümsüz eseridir. Lozan Antlaşması; 1. Dünya Savaşı galipleri İtilaf Devletleri’nin mağlup devletlere dayattıkları, Osmanlı'ya da kabul ve imza ettirdikleri antlaşmaların tek uygulanamayanı ve Anadolu Türklüğünün idam dermanı olan Sevr Barış (!) Antlaşmasını yırtıp tarihin çöp sepetine atan, 103 yıldır hükmünü sürdüren ender uluslararası antlaşmalardan biridir.

MONDOROS’U, SEVRİ YENDİK EKSELANS!
Lozan Antlaşması; 400 yıl Anadolu insanının kanını emen kapitülasyonları ortadan kaldırıp ekonomik bağımsızlık olmadan tam bağımsızlıktan söz edilemeyeceğini mazlum milletlere göstererek tarihin akışını değiştiren ilk antlaşmadır. Lozan Antlaşması aynı zamanda; milletimizin Ulusal Bağımsızlık Savaşında gerçekte kimlerle savaştığını, kimleri yendiğini ve kimlerin işgalci emperyalistlere uşaklık edip perişan olduğunu da dünyaya gösteren antlaşmadır. "Siz Yunanistan’ı yendiniz İngiltere’yi değil” diyen küstah Lord Curzon’a Milli Mücadele'nin muzaffer Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın verdiği diplomasi dersi bunun kanıtıdır; “Hayır ekselans! Yalnız Yunanistan’ı yenmedik. Güneyde müttefikiniz Fransızları ve eğitip donatıp üzerimize sürdüğü Ermenileri yendik. Müttefikiniz İtalyanları gönderdik. Silahlandırdığınız Doğu Ermenilerini ve Pontus çetelerini yendik. İşbirlikçiniz İstanbul hükümeti ile birlikte çıkarttığınız dinci isyancıları yendik. Silah ve para ile desteklediğiniz Kuvayı İnzibatiye’yi yendik. Son olarak da maşanız Yunan ordusunu yenip denize döktük. Mondros’u yendik Ekselans, Sevr’i yendik, Üçlü Antlaşma’yı yendik, bunların hepsinin arkasında siz vardınız; hepsinin ipleri, dümeni, düğmesi sizin elinizdeydi, biz asıl sizi yendik.

MECBUREN KAPIMIZA GELECEKSİNİZ!
Curzon'un küstahlığı bununla da kalmadı. Bir sohbette İsmet Paşa'ya "Hiçbir isteğimizi kabul etmediniz. Ama hepsi cebimde. Ülkemiz perişan, paranız yok. Para bir bende var, bir de -yanında oturan ABD temsilcisini işaret ederek-bunda. Mecburen kapımıza geleceksiniz. O zaman bugün cebime koyduklarımı tek tek çıkarıp önünüze süreceğim." de dedi.
BOYUN EĞMEDİLER
Atatürk’te, İsmet Paşa da, Kemalist devrimciler de bu sözleri hiç unutmadılar. Hiçbir emperyalistin kapısına gitmediler. Kimseye boyun eğmediler. Sadece Türk milletinin ferasetine, fedakârlığına, çalışkanlığına güvendiler ve yine yanılmadılar. Az zamanda çok ve büyük işler yaptılar. "Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir" şiarı ve "Yurttaşların Ek eşitliği" asasıyla tüm vatandaşlarını kucakladılar. Hem memleketlerini imar ettiler, hem milletlerini eğittiler, hem kadınlarını insan olarak eşit birey yaptılar, hem "Çiftçi milletin efendisidir" diyerek tarımda, hayvancılıkta çağ atlayıp kendini doyuran 7 dünya ülkesinden biri ve kurdukları 46 fabrika ile de uçak üretip ihraç eden sanayi ülkesi Türkiye'yi yarattılar. Buna rağmen, yıllarca Lozan’ın vazgeçilmezliğini anlatıp "Lozan'a düşmanlık Sevr'e yoldaşlıktır" diyerek 21. yüzyıl Sevr’i BOP tuzağına düşülmemesi için iktidarları uyaran Kemalist yurtseverler paranoyaklıkla suçlandı, birçoğu kumpas davalarıyla zindanlarda çürütüldü.

LOZAN, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TAPU SENNEDİDİR
“Keşke Yunan kazansaydı” diyen emperyalizm uşağı, Atatürk, Cumhuriyet ve demokrasi düşmanı, saltanat ve hilafet özlemcisi dinci gericiler baş tacı edildi. Adlarının önünde her nasılsa profesör yazan kimi çakma tarihçiler “Lozan’ın Gizli Maddeleri” sakızını zerre utanmadan 100. yılına kadar çiğnediler. Hatta "Lozan hezimettir" diyen, tartışmaya açmak, güncellemek isteyen yetkililer bile görüldü. Ancak tarih bilimdir, hükmünü verir ve öğretir; Lozan Antlaşması Türk ulusunun künyesine kazıdığı namus, yoktan var ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir, dokunulamaz.
Laik Üniter Ulus Devletimizin ve vatanımızın bütünlüğünün Batı Emperyalizmi tarafından 100 yıl önce olduğu gibi yine ve bu kez BOP ile hedef alındığı bu dönemde Cumhuriyetin ilk yıllarında “Lozan Barış Günü” olarak kutlanan “24 Temmuz”, TBMM tarafından tekrar “Lozan Bayramı” ve resmî tatil kabul edilerek Türk milletinin Lozan’ı sonsuza dek koruma, savunma ve hiçbir iç ve dış bedhahın tek sözcüğüne bile dokunmasına izin vermeme kararlılığı bütün dünyaya gösterilmelidir.”

LOZAN, ÖDENEN BEDELLERİN TESCİLLENMESİDİR…
Daha sonra söz alan Taşucu Doğal Hayatı Koruma ve Eğitim Vakfı Başkanı Mustafa Devrim Eyce: “Bugün burada, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini sağlamlaştıran, bağımsızlığımızı bütün dünyaya kabul ettiren Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünü anmak ve anlamını bir kez daha hatırlamak için bir araya geldik. Lozan, yalnızca imzalanmış bir uluslararası antlaşma değildir. Lozan; milletimizin Kurtuluş Savaşı'nda ödediği büyük bedellerin diplomasi masasında tescillenmesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kazanılan askeri zaferlerin, İsmet İnönü ve heyetinin büyük bir kararlılıkla yürüttüğü diplomatik mücadeleyle taçlandırılmasıdır.
BAĞIMSIZ BİR DEVLET OLMUŞTUR
24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması, Türk milletinin egemenliğini, bağımsızlığını ve onurunu bütün dünyaya kabul ettirmiştir. Bu antlaşma sayesinde Türkiye Cumhuriyetimiz uluslararası alanda eşit ve bağımsız bir devlet olarak yerini almıştır. Bizlere düşen görev, Lozan'ın ruhunu yalnızca yıldönümlerinde hatırlamak değil; Cumhuriyetimizin temel değerlerine, hukukun üstünlüğüne, milli egemenliğe, bilime ve akla her zaman sahip çıkmaktır. Çünkü güçlü bir gelecek ancak tarihini bilen, değerlerini koruyan ve gençlerini iyi yetiştiren toplumlarla mümkündür.”

TOPLUMUN SORUNU NANKÖRLERLE, NANKÖRLÜKLE
Taşeli Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanı Rifat Karaduman Lozan barış Antlaşması’nın kırmızıçizgilerini, Musul Kerkük, Adalar, Boğazlar, Kapitülasyonlar başlıklarından yola çıkarak Lozan karşıtlığının gerisindeki bilinmeyen noktaları tek tek anlattı.
Karaduman; “Bugünkü koşullardan yola çıkarak geçmişi yargılamamak gerekir. Toplumun, ülkenin sorunu nankörlerle, nankörlükle” dedi.

“VATAN ANAM” SAĞOLSUN
Daha sonra söz alan Yaşar Öztürk Lozan öncesinden başlayarak dünden bugüne nasıl gelindiğini anlattı. Erzurum Kongresi’nde giyecek sivil elbisesi olmayan, Sakarya Savaşı’nda pençeli ayakkabı ile savaşan, Ankara’ya vardığında çay ve şekerden yosun olan Mustafa Kemal’in Lozan görüşmeleri sırasında annesini yitirdiğini, cenaze törenine gitmediğini baş sağlığı dileyenlere “vatan anam” sağ olsun dediğini anlattı.
Hatice Dönüm Okur dedesinin kurucu ortağı olduğu Atatürk’ün kendi el yazısı ile dilekçesini yazdığı Türkiye’nin ilk Tarım Kredi Kooperatifi konusunda kitap çalışmaları olduğunu açıkladı. Etkinlik plaketlerin sunumu ile sona erdi. Etkinlik sırasında bir de kitap sergisi açıldı.

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.