Pencere’mdeyim
GÜNLÜK /13 Temmuz 2026
Bugün Sevgi Olsun Sanat Sarayım dediğim evimde; Nilgün Çekmen resim atölyesinden tanıdığım ve resme gönül vermiş misafirlerimleyim. Ortak konumuz sanat olunca 1960 yıllarından bu yana yaptığım sanat üretimlerine her yeni başlarken daima Haşmet Akal resim hocamı şükürle anarım. Şöyle ki Mersin Lisesi orta 2. Sınıf öğrencisiyim. Resim hocamız da Haşmet Akal. Bana söylediği “Kalemim bitti deme kömürü al, tuvalim bitti deme duvarı al. Yeter ki sürekli çalış” sözü benimdi artık. O günden bu yana geldiğim durduğum yerde bir alaylı olarak evrensel sanatçıyım. Çok şükür.
Nilgün Çekmen’le sürdürdüğünüz çalışmalarınız benim için de değerli. Yaşadığım zorluklarda hep kendime “İsteyeceksin, yılmayacaksın, çalışacaksın” komutu verdim.

Mehmet Çiftçi, İrfan Erdal, Nilgün Çekmen, Gülüşün Türedi, Kadriye Temel, Emine İlkkutlu, Mustafa Kara, Adem Türedi, Sevim Dağ, Kadriye Sözen)

Resim sanatına alaylı olarak başladığınız yolculuğunuz uzun ömürlü olsun. Emeklerinizle renkleriniz solmasın, güçlü olsun. İyi ki bugün birlikteyiz. “Keşke”leriniz değil “iyi ki”leriniz çok olsun. Genç ressamımız İrfan da yanımızda. Komşumuzun oğlu derim ona ben yeni sergilere hazırlanma heyecanında. Resim sanatında yola çıkanlarımızla birlikteyken edebiyat dünyasından abide sanatçımız şair Ahmet Telli’ yi anıyoruz şiirleriyle. Gidersen Yıkılır Bu Kent şiirini okuyorum.
Gidersen Yıkılır Bu Kent
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken
Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca
Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Bir de seni ekliyorum susuşlarıma
Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam
Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar
Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık
Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine
Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde
(AHMET TELLİ)

Ahmet Telli
Sonsuz yaşama sen gittin gideli ülkemin bütün şehirleri şiirlerinle yankılanıyor, yıkılıyor. Ruhun şad, mekanın cennet olsun.
Onun Akın’ın sesinden “Gidersen Yıkılır Bu Kent” ve de “Koynumda Resmin” dinleme zamanı şimdi…
İster söyle, ister dinle, ister seyret, ister dans et, ister folklorik konumda ol.
Şarkı türkü; şiirin müzikle aşkının sesidir.
