KİMYASAL ATIK DEPOSUNA KARŞI DİRENİŞ SÜRÜYOR
KİMYASAL ATIK DEPOSUNA KARŞI DİRENİŞ SÜRÜYOR
Işıklı-Yeşilovacık halkı ile Mersin tabip Odası ile Mersin Çevre Platformu, Mavi Kent yolu üzerinde, Maden Atık Deposu yakınında bir basın açıklaması yaptı ve bu konudaki kararlılığını sürdürdü. Çevrenin kimyasal atıklarla yok olmasını önlemek için mücadelelerini sürdüreceklerini ve bölgeye yaşama son veren bir tesise izin vermeyeceklerini açıkladılar.
Sesimiz Haber Merkezi
SİLİFKE OVACIK’TA MADEN ATIK DEPOLAMA TESİSİ İSTEMİYORUZ, denilerek başlanan açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Bizler, Mersin Tabip Odası ve Mersin Çevre Platformu adına; Silifke Ovacık’ta yapılması planlanan ve suyumuzu, havamızı, toprağımızı kirletme riski taşıyan Ovacık Maden Atık Depolama Tesisi projesine karşı halk sağlığı ve ekolojik bütünlük adına itiraz ettiğimizi kamuoyuna duyurmak için bir aradayız.

300 BİN TON ATIK
Camiş Madencilik A.Ş. tarafından Işıklı Mahallesi ve Hacıishaklı Mahallesinde, işletme ömrü sona ermiş maden ocağı sahasında kurulması planlanan bu tesiste; Şişecam grubuna ait işletmelerde cam üretiminde kullanılamayan yılda yaklaşık üç yüz bin ton ince kuvars yani silika kumu atığı ve çeşitli kimyasal maddelerin depolanması öngörülmektedir.
HALK SAĞLIĞI AÇISINDAN ÇOK TEHLİKELİ
Depolama alanının yerleşim yerlerine, içme ve kullanma suyu kaynaklarına, tarım alanlarına ve denize yakın olması; ayrıca bölgenin heyelan riski taşıması projeyi halk sağlığı açısından son derece tehlikeli hale getirmektedir.

Halk sağlığı yalnızca hastanelerde verilen hizmetle sınırlı değildir. Sağlık; temiz suya erişim, temiz hava soluma, güvenli gıdaya ulaşma ve sağlıklı bir ekosistemde yaşama hakkıdır. Bu proje tam da bu temel belirleyicileri tehdit etmektedir.
SİLİKA, CİDDİ SAĞLIK SORUNU YAŞATIR
İnce kuvars yani silika kumu; taşınması ve depolanması sırasında havaya karışan mikroskobik toz parçacıkları yoluyla ciddi sağlık riskleri oluşturur.
Uzun süreli ve tekrarlayan maruziyet; silikozis gibi geri dönüşü olmayan akciğer Hastalıklarına, akciğer kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine, kronik solunum yolu hastalıklarına ve solunum yetmezliğine neden olabilmektedir.

ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR SAVUNMASIZ KALIR
Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler bu risklere karşı çok daha savunmasızdır. Bu nedenle mesele yalnızca çevresel değil, doğrudan yaşam hakkı ve kuşaklar arası sağlık hakkı meselesidir.
Depolama sahasından sızabilecek kimyasal içerikler ve silika atıkları; yeraltı ve içme suyu kaynaklarını, tarımsal üretim alanlarını, Akdeniz kıyı ekosistemini ve denizi kirletme potansiyeline sahiptir.

ÇİMENTO FABRİKASI DA DOĞAYA BÜYÜK ZARAR VERİYOR
Bölgede halihazırda faaliyet gösteren Akdere Çimento Fabrikası ve Limanı’nın yarattığı kirlilik yükü ortadayken, yeni bir atık depolama tesisi mevcut çevresel baskıyı artıracak, kümülatif etkiyi büyütecek ve bölgenin ekolojik taşıma kapasitesini aşacaktır.
Tarımın, hayvancılığın ve turizmin zarar görmesi yalnızca ekonomik bir kayıp değildir; aynı zamanda toplumsal sağlığın ve gıda güvenliğinin zedelenmesidir.

HEYELAN TEHLİKESİ BULUNUYOR
Heyelan özelliği taşıyan bir bölgede maden atık depolama tesisi kurulması; olası bir kayma, sızma ya da yapısal hasar durumunda geri dönüşü olmayan çevresel felaketlere yol açabilir. Bu tür tesislerde meydana gelen kazaların etkileri onlarca yıl sürebilmekte, bölge halkı kalıcı sağlık ve geçim kaybıyla karşı karşıya kalabilmektedir.
EKONOMİK GEREKÇELERLE HALKIN SAĞLIĞI İLE OYNANAMAZ!
Halk sağlığının temel ilkelerinden biri ihtiyat ilkesidir. Bilimsel belirsizlik durumunda dahi ciddi ya da geri dönüşü olmayan zarar ihtimali varsa kamu otoriteleri projeyi durdurmakla yükümlüdür.
Sağlık riskleri açıkça ortadayken ekonomik gerekçeler halk sağlığının önüne geçirilemez.
Bizler hekimler ve çevre savunucuları olarak; hastalıkları tedavi etmek kadar hastalığa yol açacak çevresel koşulların oluşmasını engellemenin de sorumluluğunu taşıyoruz.

Çağrımızdır:
Heyelan riski bulunan bu alanda maden atık depolama tesisi yapılmamalıdır.
Yeraltı ve içme suyu kaynaklarımızın kirlenmesine izin verilmemelidir.
Tarım alanlarımız, ormanlarımız ve denizimiz korunmalıdır.
Çocuklarımızın silika tozuna maruz kalacağı bir gelecek kabul edilemez.
Bölge halkı bu projeye karşıdır. Ovacık Maden Atık Depolama Tesisinden derhal vazgeçilmesini talep ediyoruz.
Yaşam alanlarımızı, suyumuzu, havamızı ve toprağımızı korumak anayasal bir hak olduğu kadar kamusal bir sorumluluktur.
Halk sağlığını ve ekolojik bütünlüğü tehdit eden bu projeye karşı demokratik ve hukuksal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Maden Atık Deposuna Hayır.
Sağlıklı Bir Çevre Sağlıklı Bir Gelecek Demektir” açıklamasının ardından basın bildirisinin okunması eylemine katılanlar sessiz bir şekilde bölgeden ayrılırken, doğal güzellikleri de göstererek, böyle güzel bir çevrenin yaşanmaz hale getirilmesine ön ayak olanları da tepkilerini dile getirmeden edemediler.

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.