Atakent’te deniz kirliliğine karşı toplandı…

Çevre 29.07.2026 - 13:05, Güncelleme: 29.07.2026 - 13:05 222 kez okundu.
 

Atakent’te deniz kirliliğine karşı toplandı…

Son zamanlarda Mersin sahillerinde artan kirliliğe dikkat çekmek için Mersin Çevre Platformu Atakent, Susanoğlu Harnupaltı Kahvesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Mersin Çevre Platformu sözcüsü Sabahat Aslan ile Av. Ayşe Doğan ve Susanoğlu Mahallesi Muhtarı Salim Demirtaş halkı bilgilendirdi.
Sesimiz Haber Merkezi Mersin Çevre Platformu sözcüsü Sabahat Aslan: “Mersin’de insanlar zehirli suların içinde yüzüyor. Başka ülkede olsa denize girmek yasaklanırdı. Bırakın yasaklamayı bizi uyarmıyorlar bile. Türkiye’yi Barselona sözlenmesine aykırı davrandığı için şikayet etmek zorunda kaldık. Bu kıyıyı baştan sona bilinçlendireceğiz” dedi. Çin’in 2018’de plastik atık alımını durdurması ile dün çapında başlayan atık sorununda Türkiye’nin bir açık kapı durumuna düşürüldüğünü vurgulayan Av. Ayşe Doğan: “Türkiye’de de Adana ve Mersin’in seçilmesi bir tesadüf değil. Dünyanın çöplüğünün depo alanı haline getirildi. Denizlere, nehirlere, tarım arazilerindeki drenaj kanalarına dökülenler suyumuzu, yakılanlar havamızı, arazilere dökülenler toprağımızı kirletiyor. Bu giderek artacak ve altından kalkılmayacak bir yük haline gelecek. 2016 yılında 160. 000 ton olan plastik atık hacmi 660. 000 tonu aştı. 200 240 kamyon ithal çöpün bölgemize boca ediliyor. 4.7 Milyon ton İngiltere ve AB’den atık Merin limanından yurda giriyor. Çukurova’nın geniş arazileri, Mersin limanı seçildi. İthal yasaklanmadıkça sorun sürecek. Dünyanın çöplerinin Türkiye’ye sokulması yasaklanmalıdır” dedi. Ortak basın açıklamasını okuyan Av. Ayşe Doğan: “Burada yalnızca çevreyi değil; insan sağlığını, denizlerimizi. Çocuklarımızın geleceği savunmak için toplandık. Yaklaşık beş yıldır ithal plastik atıkların ülkemizde yarattığı çevre felaketine dikkat çekiyoruz. Yerel yönetimlere başvurduk, ilgili bakanlıklara başvurduk, uluslararası sözleşmelerin sekretaryalarına başvurduk ve ilgili Kamu kurumlarını ithal plastik atıkların neden olduğu çevre ve halk sağlığı tehdidi konusunda defalarca uyardık. Ancak bütün uyarılarımıza rağmen maalesef gerekli önlemler alınmadı. Ne yazık ki bugün dile getirdiğimiz tehlike Akdeniz de ve kıyılarda artık gözle görülür bir plastik atık kirliliği çevre felaketine dönüşmüş durumdadır. Plastik ve Mikroplastik kirliliği artık yalnızca belirli bölgelerde değil, İskenderun Körfezi'nden Mersin kıyılarına, oradan Antalya-Kumluca sahillerine kadar Akdeniz'in geniş bir bölümünde açıkça görülmektedir. Bugün Halkımız plastik atıklarla zehirlenen denizin suyunda yüzmektedir. Üstelik sahillerde gördüğümüz plastik parçacıkları buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Asıl tehlike deniz suyunun içinde görünmeyen milyonlarca mikroplastik parçacıklarıdır. Bunlar balıklara kabuklulara ve diğer deniz canlılarına geçmekte; besin zinciri yoluyla sofralarımıza kadar ulaşmaktadır. Bilimsel araştırmalar mikroplastiklerin artık içme suyunda, gıdalarda, insan kanında ve plasentada dahi tespit edildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle mikroplastik sorunu yalnızca bir çevre sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Avrupa ülkeleri kendi çevre yüklerini azaltmak. Karbon emisyonlarını düşürmek ve plastik atıklarının oluşturduğu çevresel maliyetlerden kurtulmak için çöplerini ülkemize göndermektedir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Türkiye, Avrupa'nın çöp bertaraf merkezi değildir. Plastik geri dönüşümü adı altında yürütülen faaliyetler yalnızca mikroplastik kirliliğine yol açmamaktadır. Yetersiz denetim nedeniyle oluşan baca gazları havamızı kirletmekte, yeterince arıtılmayan atıksular denizlerimize ulaşmakta, geri kazanılamayan plastikler ise kaçak ve vahşi yöntemlerle yakılarak toprağı ve havayı zehirlemektedir. Çevre Kanunu'nun amacı çevreyi korumaktır. Ancak bugün yaşanan tablo, bu amacın gereği gibi yerine getirilmediğini göstermektedir” dedi. Av. Ayşe Doğan Mersin Çevre Platformu ve toplantıya katılan vatandaşlar adına çağrıda bulundu: “Buradan tüm yetkili kurumlara açık çağrımızdır: Avrupa'dan plastik atık ithalatı derhal durdurulmalıdır. -Tek kullanımlık plastikler yasaklanmalıdır. Mikroplastik kirliliğinin boyutunu belirlemek amacıyla kapsamlı bilimsel araştırmalar başlatılmalı, sonuçlar şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Plastik geri dönüşüm tesisleri çevre mevzuatı yönünden yeniden ve etkin biçimde denetlenmelidir Emisyon kontrolü ve etkin atıksu arıtma sistemi bulunmayan işletmelerin faaliyetleri durdurulmalıdır. Bunları sağlamayan işletmelerin çevre izinleri ve faaliyet lisansları iptal edilmelidir. Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdareleri, plastik geri dönüşüm kullanan atıksuları etkin şekilde denetlemelidir. Plastik atıkların kaçak olarak yakılmasına son verilmeli, sorumlular hakkında Bizler çocuklarımızın mikroplastiklerle kirlenmiş bir çevrede yaşamasını istemiyoruz. Kıyılarımızın toprağımızın ve havamızın kirletilmesine sessiz kalmayacağız. Bugün yaşanan çevre felaketinin bedelini gelecek kuşakların ödemesine izin vermeyeceğiz. Bu mücadele yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı mücadelesidir. Temiz bir çevre, sağlıklı bir toplum ve yaşanabilir bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Herkesi: bilim insanlarını, yerel yönetimleri, kamu kurumlarını, meslek odalarını, sivil toplum kuruluşlarını ve tüm yurttaşlarımızı Akdeniz'i, kıyılarımızı ve yaşamı birlikle savunmaya davet ediyoruz. Çünkü temiz deniz, temiz hava ve temiz toprak bir ayrıcalık değil, en temel insan hakkıdır. Ne ülkemiz Avrupa’nın çöplüğüdür ne de biz sömürge ülkesiyiz. Akdeniz sahipsiz değildir.” Toplantıya katılan vatandaşlar bir komite oluşturdu. Önümüzdeki günlerde seslerini duyurmak, tehlikeli atıkların denizleri, havayı, toprakları kirletmesinin önüne geçmek için yapılacak işleri düzenleyecek.  
Son zamanlarda Mersin sahillerinde artan kirliliğe dikkat çekmek için Mersin Çevre Platformu Atakent, Susanoğlu Harnupaltı Kahvesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Mersin Çevre Platformu sözcüsü Sabahat Aslan ile Av. Ayşe Doğan ve Susanoğlu Mahallesi Muhtarı Salim Demirtaş halkı bilgilendirdi.

Sesimiz Haber Merkezi

Mersin Çevre Platformu sözcüsü Sabahat Aslan: “Mersin’de insanlar zehirli suların içinde yüzüyor. Başka ülkede olsa denize girmek yasaklanırdı. Bırakın yasaklamayı bizi uyarmıyorlar bile. Türkiye’yi Barselona sözlenmesine aykırı davrandığı için şikayet etmek zorunda kaldık. Bu kıyıyı baştan sona bilinçlendireceğiz” dedi.

Çin’in 2018’de plastik atık alımını durdurması ile dün çapında başlayan atık sorununda Türkiye’nin bir açık kapı durumuna düşürüldüğünü vurgulayan Av. Ayşe Doğan: “Türkiye’de de Adana ve Mersin’in seçilmesi bir tesadüf değil. Dünyanın çöplüğünün depo alanı haline getirildi. Denizlere, nehirlere, tarım arazilerindeki drenaj kanalarına dökülenler suyumuzu, yakılanlar havamızı, arazilere dökülenler toprağımızı kirletiyor. Bu giderek artacak ve altından kalkılmayacak bir yük haline gelecek. 2016 yılında 160. 000 ton olan plastik atık hacmi 660. 000 tonu aştı. 200 240 kamyon ithal çöpün bölgemize boca ediliyor. 4.7 Milyon ton İngiltere ve AB’den atık Merin limanından yurda giriyor. Çukurova’nın geniş arazileri, Mersin limanı seçildi. İthal yasaklanmadıkça sorun sürecek. Dünyanın çöplerinin Türkiye’ye sokulması yasaklanmalıdır” dedi.

Ortak basın açıklamasını okuyan Av. Ayşe Doğan: “Burada yalnızca çevreyi değil; insan sağlığını, denizlerimizi. Çocuklarımızın geleceği savunmak için toplandık. Yaklaşık beş yıldır ithal plastik atıkların ülkemizde yarattığı çevre felaketine dikkat çekiyoruz. Yerel yönetimlere başvurduk, ilgili bakanlıklara başvurduk, uluslararası sözleşmelerin sekretaryalarına başvurduk ve ilgili Kamu kurumlarını ithal plastik atıkların neden olduğu çevre ve halk sağlığı tehdidi konusunda defalarca uyardık. Ancak bütün uyarılarımıza rağmen maalesef gerekli önlemler alınmadı. Ne yazık ki bugün dile getirdiğimiz tehlike Akdeniz de ve kıyılarda artık gözle görülür bir plastik atık kirliliği çevre felaketine dönüşmüş durumdadır.

Plastik ve Mikroplastik kirliliği artık yalnızca belirli bölgelerde değil, İskenderun Körfezi'nden Mersin kıyılarına, oradan Antalya-Kumluca sahillerine kadar Akdeniz'in geniş bir bölümünde açıkça görülmektedir. Bugün Halkımız plastik atıklarla zehirlenen denizin suyunda yüzmektedir. Üstelik sahillerde gördüğümüz plastik parçacıkları buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Asıl tehlike deniz suyunun içinde görünmeyen milyonlarca mikroplastik parçacıklarıdır. Bunlar balıklara kabuklulara ve diğer deniz canlılarına geçmekte; besin zinciri yoluyla sofralarımıza kadar ulaşmaktadır.

Bilimsel araştırmalar mikroplastiklerin artık içme suyunda, gıdalarda, insan kanında ve plasentada dahi tespit edildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle mikroplastik sorunu yalnızca bir çevre sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Avrupa ülkeleri kendi çevre yüklerini azaltmak. Karbon emisyonlarını düşürmek ve plastik atıklarının oluşturduğu çevresel maliyetlerden kurtulmak için çöplerini ülkemize göndermektedir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Türkiye, Avrupa'nın çöp bertaraf merkezi değildir. Plastik geri dönüşümü adı altında yürütülen faaliyetler yalnızca mikroplastik kirliliğine yol açmamaktadır. Yetersiz denetim nedeniyle oluşan baca gazları havamızı kirletmekte, yeterince arıtılmayan atıksular denizlerimize ulaşmakta, geri kazanılamayan plastikler ise kaçak ve vahşi yöntemlerle yakılarak toprağı ve havayı zehirlemektedir. Çevre Kanunu'nun amacı çevreyi korumaktır. Ancak bugün yaşanan tablo, bu amacın gereği gibi yerine getirilmediğini göstermektedir” dedi.

Av. Ayşe Doğan Mersin Çevre Platformu ve toplantıya katılan vatandaşlar adına çağrıda bulundu: “Buradan tüm yetkili kurumlara açık çağrımızdır: Avrupa'dan plastik atık ithalatı derhal durdurulmalıdır. -Tek kullanımlık plastikler yasaklanmalıdır. Mikroplastik kirliliğinin boyutunu belirlemek amacıyla kapsamlı bilimsel araştırmalar başlatılmalı, sonuçlar şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Plastik geri dönüşüm tesisleri çevre mevzuatı yönünden yeniden ve etkin biçimde denetlenmelidir

Emisyon kontrolü ve etkin atıksu arıtma sistemi bulunmayan işletmelerin faaliyetleri durdurulmalıdır. Bunları sağlamayan işletmelerin çevre izinleri ve faaliyet lisansları iptal edilmelidir. Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdareleri, plastik geri dönüşüm kullanan atıksuları etkin şekilde denetlemelidir. Plastik atıkların kaçak olarak yakılmasına son verilmeli, sorumlular hakkında Bizler çocuklarımızın mikroplastiklerle kirlenmiş bir çevrede yaşamasını istemiyoruz. Kıyılarımızın toprağımızın ve havamızın kirletilmesine sessiz kalmayacağız.

Bugün yaşanan çevre felaketinin bedelini gelecek kuşakların ödemesine izin vermeyeceğiz. Bu mücadele yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı mücadelesidir. Temiz bir çevre, sağlıklı bir toplum ve yaşanabilir bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Herkesi: bilim insanlarını, yerel yönetimleri, kamu kurumlarını, meslek odalarını, sivil toplum kuruluşlarını ve tüm yurttaşlarımızı Akdeniz'i, kıyılarımızı ve yaşamı birlikle savunmaya davet ediyoruz. Çünkü temiz deniz, temiz hava ve temiz toprak bir ayrıcalık değil, en temel insan hakkıdır. Ne ülkemiz Avrupa’nın çöplüğüdür ne de biz sömürge ülkesiyiz. Akdeniz sahipsiz değildir.”

Toplantıya katılan vatandaşlar bir komite oluşturdu. Önümüzdeki günlerde seslerini duyurmak, tehlikeli atıkların denizleri, havayı, toprakları kirletmesinin önüne geçmek için yapılacak işleri düzenleyecek.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Resmiye ÖZEL
(29.07.2026 13:50 - #1948)
Av.Ayşe Doğan hanım ve Sabahst Aslan a teşekkürler. Umarim kısa zamanda örgütlenerek bu sorunu çözeriz
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.