Çorap Söküğü
Tesadüfen
Aymazlık.
Savsaklama.
Bilgisizlik.
İş bilmezlik.
İhmal.
Eşittir: Türkiye.
Elde var: Deprem.
*
Unutmak ihanettir!
28 Nisan 1903, Malazgirt: 2.626 kayıp.
6 Mayıs 1930, Hakkari: 2.514 kayıp.
26 Aralık 1939, Erzincan: 32.962 kayıp.
20 Aralık 1942, Niksar-Erbaa: 3.000 kayıp.
20 Haziran 1943, Hendek: 336 kayıp.
26 Kasım 1943, Tosya-Ladik: 2.824 kayıp.
1 Şubat 1944, Bolu-Gerede: 3.959 kayıp.
19 Ağustos 1966, Varto: 2.394 kayıp.
28 Mart 1970, Gediz: 1.086 kayıp.
22 Mayıs 1971, Bingöl: 878 kayıp.
6 Eylül 1975, Lice: 2.385 kayıp.
24 Kasım 1976, Çaldıran-Muradiye: 3.840 kayıp.
30 Ekim 1983, Erzurum-Kars: 1.155 kayıp
13 Mart 1992, Erzincan: 653 kayıp.
27 Haziran 1998, Ceyhan: 145 kayıp.
17 Ağustos 1999, Kocaeli: 17.840 kayıp.
12 Kasım 1999, Düzce: 894 kayıp.
1 Mayıs 2003, Bingöl: 177 kayıp.
23 Ekim 2011, Van: 604 kayıp.
30 Ekim 2020, Ege Denizi-İzmir: 119 kayıp.
6 Şubat 2023, Kahramanmaraş, Hatay: 62.013 kayıp.
*
Bu tablonun baş sorumluları dedi ki: “Takdiriilahi...”
Bu tablonun baş sorumluları dedi ki: “Milletimizin başı sağ olsun...”
Bu tablonun baş sorumluları dedi, diyor ki: “Allah milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın.”
*
Deprem uzmanlarını dinlerken anlıyoruz ki, ülkemizde işler hep tersine işlemiş.
Gevşek zeminde çok katlı, sağlam zeminde az katlı yapılanmaya gitmişiz!
Ne Kocaeli ne Düzce ne Kahramanmaraş ne Hatay depremlerinde on binlerce binanın gevşek zemin nedeniyle yıkılmasından ders çıkartmışız!
Ne de binlerce insanın 6 Şubat depreminde yaşamını yitirmesini görebilmişiz!
Sebep: Aymazlık. Savsaklama. Bilgisizlik. İş bilmezlik. İhmal.
Sonuç: Ölen öldüğüyle, canımız yandığıyla...
Sonuç: Facialardan ders çıkartmamışız.
Söylesem tesiri yok, söylemesem gönül razı değil.
Uygar ülkelerde, insanlar “tesadüfen” ölürken…
“Varsa ticaret, yoksa para” zihniyeti tavana tırmanan, ihmaller ülkesi Türkiye’de “tesadüfen” yaşıyor.
Tesadüfen, tesadüfen, tesadüfen!
