Lerzan ÖZGENÇ
Köşe Yazarı
Lerzan ÖZGENÇ
 

BAŞARININ SIRRI

BAŞARININ SIRRI Başarının sırrı düşmemek değil, düştüğün yerden kalkmayı öğrenmek.  Herkes başarılı insanların zirve fotoğraflarını görür. Işıltılı, filtreli, "bak ben yaptım" pozları. Her iş için böyledir. Okul yıllarımızdan çalışma ortamımıza değin yaşarız. Kimse 20. denemede tutan o fikri, 19 kere batırdıklarını görmez.  Kimse "vazgeçsem mi?" diye düşündüğü geceleri, ertesi gün yine masaya oturan elleri görmez. Beethoven sağırdı. En güzel örneklerden biridir. Düşünsenize, müziğin adamı ve sesleri duyamıyor. Doktorlar "kariyerin bitti" dedi. O ne yaptı? Piyanoya bir sopa dayadı, titreşimleri dişleriyle hissetti. 9. Senfoni'yi öyle besteledi. Kısaca hayatını da hatırlatmak isterim. Ludwig van Beethoven, klasik müzikten romantik döneme geçişi sağlayan en büyük Alman besteci ve piyanisttir. Yaşamının büyük bir bölümünde işitme kaybı yaşamasına rağmen, müzik tarihinin en tutkulu ve devrimci eserlerini üretmiş, insan ruhunun özgürlük arayışını notalara dökmüştür. 1770 yılında Almanya'nın Bonn kentinde, müzisyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Genç yaşta müziğin başkenti Viyana'ya yerleşerek Joseph Haydn ve Wolfgang Amadeus Mozart gibi ustalardan ilham aldı. 1801 yılında işitme sorunları yaşamaya başladı ve 1817'de tamamen sağır oldu. En ünlü eserlerini, tek bir ses bile duyamadığı bu zorlu dönemde besteledi. 1827 yılında Viyana'da hayatını kaybetti. Öne çıkan eserleri Müzik dilini ve formlarını genişleterek senfoni, konçerto ve sonat anlayışını kökten değiştirmiştir. Beethoven'ın en bilinen başyapıtlarından bazıları şunlardır: 9. Senfoni: İçerdiği "Ode to Joy" (Neşe Türküsü) bölümüyle insanlığın kardeşliğini simgeleyen en ünlü eseridir. 5. Senfoni (Kader Senfonisi): Batı müziğinin en çok bilinen ve akılda kalıcı motiflerinden biriyle başlar. Ay Işığı Sonatı (Piano Sonata No. 14): Beethoven'ın en duygusal ve popüler piyano eserlerinden biridir. Für Elise: Müzik eğitimine yeni başlayan hemen herkesin aşina olduğu, dünyaca ünlü kısa piyano parçası. Beethoven, müziği sadece bir eğlence aracı olarak görmemiş; onu felsefi, dramatik ve duygusal bir ifade biçimi haline getirmiştir. Kendinden sonraki birçok romantik dönem bestecisini etkilemiş, müziğin teknik ve ifade sınırlarını sonsuza dek genişleterek önemini de günümüzde mirası olarak görebiliyoruz. Başarı; şartların mükemmel olmasını beklemek değil. Elinde ne varsa onunla, duymasan da, yorulsan da "bir kere daha dene" demektir. Güzel sonuç bir anda gelmez. Sessizce birikir. Bugün attığın küçük adım, yarın pişman olmayacağın bir hayat örer. Beethoven 9. Senfoni'yi bir gecede yazmadı. Sen de kendi senfonini tek günde bestelemeyeceksin. Ama vazgeçmezsen, bir gün dönüp bakacaksın ve diyeceksin ki: "İyi ki bırakmamışım." Kısaca; başarının sırrı sihirli bir formül değil. Sabah erkenden kalkmak hiç değil. Düzenli küçük adımlar pes etmeyen bir kafa. Japonların dediği gibi her günümüzü bir öncekinden daha ileriye taşımak daha iyi olmak ve bir gün bakmışsınız aradaki sorunları bitirmiş ve uçurumu da kapatmışsınız.      Yatağından kalkmak istemediğin sabah bile alarmı ertelemeden kapatıp işinin başına geçmektir. Büyük zaferler, küçük "bugün de yaparım" anlarının toplamıdır. Genel olarak başarma duygusu aşağıdaki durumlardan beslenir: Özgüven ve Cesaret: Yapabileceğinize olan inancın gerçeğe dönüşmesidir. "Yine başarabilirim" düşüncesini besler. Derin Tatmin: Zorluklarla dolu bir sürecin ardından elde edilen huzur ve onur hissidir. Motivasyon: İçsel enerjiyi tetikleyerek yeni hedeflere odaklanmayı sağlar. Bu duyguyu kişiselleştiren temel unsurlar ise şunlardır: Özveri: Ne kadar çok çaba harcandıysa başarı o kadar değerlidir. Kişisel Anlam: Toplumun dayattığı standartlardan ziyade, sizin kendi hedeflerinize ulaşmanızla ilgilidir. Gelişim: Engelleri aşarken kazanılan tecrübeler, sonucun kendisi kadar kıymetlidir. Sonuçta, başarının sırrı; verilen emeğin karşılığını almanın verdiği derin bir tatmin, kişinin kendi sınırlarını aşmasından doğan özgüven ve geleceğe dair umut veren eşsiz bir duygudur. İnsana kendi potansiyelini kanıtlama ve güçlenme hissi yaşatır.  
Ekleme Tarihi: 11 Haziran 2026 -Perşembe

BAŞARININ SIRRI

BAŞARININ SIRRI

Başarının sırrı düşmemek değil, düştüğün yerden kalkmayı öğrenmek. 

Herkes başarılı insanların zirve fotoğraflarını görür. Işıltılı, filtreli, "bak ben yaptım" pozları.

Her iş için böyledir. Okul yıllarımızdan çalışma ortamımıza değin yaşarız.

Kimse 20. denemede tutan o fikri, 19 kere batırdıklarını görmez. 

Kimse "vazgeçsem mi?" diye düşündüğü geceleri, ertesi gün yine masaya oturan elleri görmez.

Beethoven sağırdı. En güzel örneklerden biridir. Düşünsenize, müziğin adamı ve sesleri duyamıyor. Doktorlar "kariyerin bitti" dedi. O ne yaptı? Piyanoya bir sopa dayadı, titreşimleri dişleriyle hissetti. 9. Senfoni'yi öyle besteledi.

Kısaca hayatını da hatırlatmak isterim.

Ludwig van Beethoven, klasik müzikten romantik döneme geçişi sağlayan en büyük Alman besteci ve piyanisttir. Yaşamının büyük bir bölümünde işitme kaybı yaşamasına rağmen, müzik tarihinin en tutkulu ve devrimci eserlerini üretmiş, insan ruhunun özgürlük arayışını notalara dökmüştür. 1770 yılında Almanya'nın Bonn kentinde, müzisyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Genç yaşta müziğin başkenti Viyana'ya yerleşerek Joseph Haydn ve Wolfgang Amadeus Mozart gibi ustalardan ilham aldı. 1801 yılında işitme sorunları yaşamaya başladı ve 1817'de tamamen sağır oldu. En ünlü eserlerini, tek bir ses bile duyamadığı bu zorlu dönemde besteledi. 1827 yılında Viyana'da hayatını kaybetti. Öne çıkan eserleri Müzik dilini ve formlarını genişleterek senfoni, konçerto ve sonat anlayışını kökten değiştirmiştir.

Beethoven'ın en bilinen başyapıtlarından bazıları şunlardır: 9. Senfoni: İçerdiği "Ode to Joy" (Neşe Türküsü) bölümüyle insanlığın kardeşliğini simgeleyen en ünlü eseridir. 5. Senfoni (Kader Senfonisi): Batı müziğinin en çok bilinen ve akılda kalıcı motiflerinden biriyle başlar. Ay Işığı Sonatı (Piano Sonata No. 14): Beethoven'ın en duygusal ve popüler piyano eserlerinden biridir. Für Elise: Müzik eğitimine yeni başlayan hemen herkesin aşina olduğu, dünyaca ünlü kısa piyano parçası. Beethoven, müziği sadece bir eğlence aracı olarak görmemiş; onu felsefi, dramatik ve duygusal bir ifade biçimi haline getirmiştir. Kendinden sonraki birçok romantik dönem bestecisini etkilemiş, müziğin teknik ve ifade sınırlarını sonsuza dek genişleterek önemini de günümüzde mirası olarak görebiliyoruz.

Başarı; şartların mükemmel olmasını beklemek değil. Elinde ne varsa onunla, duymasan da, yorulsan da "bir kere daha dene" demektir.

Güzel sonuç bir anda gelmez. Sessizce birikir. Bugün attığın küçük adım, yarın pişman olmayacağın bir hayat örer. Beethoven 9. Senfoni'yi bir gecede yazmadı. Sen de kendi senfonini tek günde bestelemeyeceksin. Ama vazgeçmezsen, bir gün dönüp bakacaksın ve diyeceksin ki: "İyi ki bırakmamışım."

Kısaca; başarının sırrı sihirli bir formül değil.

Sabah erkenden kalkmak hiç değil.

Düzenli küçük adımlar pes etmeyen bir kafa.

Japonların dediği gibi her günümüzü bir öncekinden daha ileriye taşımak daha iyi olmak ve bir gün bakmışsınız aradaki sorunları bitirmiş ve uçurumu da kapatmışsınız.     

Yatağından kalkmak istemediğin sabah bile alarmı ertelemeden kapatıp işinin başına geçmektir. Büyük zaferler, küçük "bugün de yaparım" anlarının toplamıdır.

Genel olarak başarma duygusu aşağıdaki durumlardan beslenir: Özgüven ve Cesaret: Yapabileceğinize olan inancın gerçeğe dönüşmesidir. "Yine başarabilirim" düşüncesini besler.

Derin Tatmin: Zorluklarla dolu bir sürecin ardından elde edilen huzur ve onur hissidir.

Motivasyon: İçsel enerjiyi tetikleyerek yeni hedeflere odaklanmayı sağlar.

Bu duyguyu kişiselleştiren temel unsurlar ise şunlardır: Özveri: Ne kadar çok çaba harcandıysa başarı o kadar değerlidir.

Kişisel Anlam: Toplumun dayattığı standartlardan ziyade, sizin kendi hedeflerinize ulaşmanızla ilgilidir.

Gelişim: Engelleri aşarken kazanılan tecrübeler, sonucun kendisi kadar kıymetlidir.

Sonuçta, başarının sırrı; verilen emeğin karşılığını almanın verdiği derin bir tatmin, kişinin kendi sınırlarını aşmasından doğan özgüven ve geleceğe dair umut veren eşsiz bir duygudur. İnsana kendi potansiyelini kanıtlama ve güçlenme hissi yaşatır.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve silifkesesimiz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.