HA ALİ VELİ, HA VELİ ALİ

HA ALİ VELİ, HA VELİ ALİ

 

 

Haber-Yorum: Çorap Söküğü / Necdet CANARAN

 

 

KPSS Sınavı’ndaki rezalete geçmişten bir de bunu ekleyelim çengelli iğne ile.  

Sahi kuzum, birileri liyakat mı dedi?

 

Hatırlar mısınız? Bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı: O genç muhabir, “YILIN GAZETECİLİK ÖDÜLÜ” alan haberde şöyle yazmıştı:

Böyle imtihanda, anneannem bile rahat ilk ona girer. Yakasında kırmızı kordela, öyle döner eve…

Çok imtihanlar gördük, çok kopyalar çektik, karınca duası ile doldurulmuş çok bobin kullandık ama böylesini hiç…

Her bir işin lambası da vardır, feneri de… Her bir işin mumu da vardır, idaresi de…

İdarenin bu tarzı ise tam tekmil bir “AYIPPP...”

Ülke, bu son zamanlarda “Güler misin ağlar mısın, söver misin döver misin?” bi yer oldu. Vah yazıkkk!..

Şimdi dinleyin de şaşkınlıktan ister tırnaklarınızı, ister bir başka taraflarınızı yiyin, ister masal belleyin:

Mersin Belediyesi’nde işe girmek için koşuşturan 26 bin kişi varmış. Bunlardan yedi bini önceki gün Fuar Gazinosu’nda sınava girmiş.

Ve salonda elliden fazla sınav görevlisi mevcutmuş… Neymiş? Elliden fazla sınav görevlisi varmış…

Ve imtihan başlamadan önce Mersin’in SHP’li Belediye Başkanı Kaya Mutlu kürsüye çıkıp ünlemiş:

“Arkadaşlar, biz seçilmeden önce ne demiştik? Eğer seçilirsek beş bin kişiye iş, yirmi beş bin kişiye güvence demiştik. Bizde yalan yok. Söz verdiğimiz gibi beş bin kişiyi hatta on bin kişiyi işe alacağız. O kadar.” demiş.

Sonra imtihan başlamış. Kimin kâğıdı kimin elinde belli değil. Baş başa verip kardeş kardeş soru çözenler mi istersiniz, yoksa on metre öteden bilgi alışverişinde bulunanlar mı? Bir karmaşa ki hiç anlatılası yok…

Bu arada, imtihana girenlerin kolektif çalışmaları yetmezmiş gibi, sınav görevlilerinin acayip koltuklamaları… Ellerindeki cevap anahtarlarından yaptıkları çıkmalar… Aldıkları kâğıtlardaki yanlışları düzeltmelerde gösterdikleri sevabına gayret.

Bu yüzden bir saatlik süresi olan imtihan, bitmiş on dakikada.

Allah herkeslere bu SHP’li Belediye Başkanı Kaya Mutlu gibilerini nasip etsin…

 

Bitirirken…

Bir zamanlar fakir ve de gururlu bir genç böyle demiş, böyle yazmıştı. Sene, dokuz yüz seksen dokuz.

Nasıl? Ne buyurdunuz?

Ha o genç mi? Moruklaştı. Şimdilerde boşta yazar boşta gezer gibi. Hâlâ fakir bir de gururlu.

Gizli Mesaj: Gözleri dört defa laciverttir Müjgân’ın. Ah Müjgân aaahh.